Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
İzmir Milletvekili ·
Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Nisan 2010 · 450 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Öztürk, 21 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 450 kelime.
Harun Öztürk (İzmir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2010-04-21-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önergem üzerinde söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Anayasa’mızın 51’inci maddesinin beşinci fıkrası, işçilerle kamu görevlilerini birbirinden ayırmak için “İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki hakları…” şeklinde başlıyor. “Kamu görevlileri” kavramına, memurlar ve diğer kamu görevlileri girmektedir. “Memur” denilince ne anlaşılması gerektiği konusunda tereddüt yoktur. “Diğer kamu görevlileri” kapsamına ise 4/B maddesine göre sözleşmeli çalışanlarla, diğer kanunlara göre kadro karşılığı ya da pozisyon esası gözetilerek sözleşmeli çalışanların, üniversite öğretim elemanlarının, hâkim ve savcıların, askerî personelin girdiği konusunda da tereddüt olmaması gerekir. Bu durumda, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi uyarınca geçici personel olarak çalıştırılanların “kamu görevlisi” kavramına girip girmeyeceği tartışmasını ortadan kaldırmak için, maddede bu kavram yerine “kamu hizmeti görevlileri” kavramının kullanılmasının daha doğru olacağı düşüncesiyle önerge verilmiştir. Bu nedenle, 51 ve 53’üncü maddelerde geçen “kamu görevlileri” ibaresi yerine “kamu hizmeti görevlisi” ibaresinin kullanılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, grev hakkının düzenlendiği 54’üncü maddede memurlar ve diğer kamu görevlileri için bir düzenleme yapılmıyor ancak tanınan toplu sözleşme hakkının kâğıt üzerinde kalmaması için, kamu görevlilerine de grev hakkının tanınması gerekir. Bunun için, 54’üncü maddeye de “İşçi niteliği taşımayan kamu hizmeti görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları, gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak ve hakkın bağlı olduğu amaca ulaşmayı zorlaştırmayacak ölçüde kanunla düzenleme yapılır.” şeklinde bir fıkra eklenmesinin yerinde olacağı düşüncesindeyim.
Değerli milletvekilleri, ILO’nun kamu çalışanlarını doğrudan ilgilendiren sözleşmesi 151 sayılı Sözleşme’dir. Bu sözleşmede, uyuşmazlıkların çözümünün idare ile sendikalar arasında bir görüşme sürecine bağlandığını görüyoruz. Bu süreçte, hakemlik ve uzlaşma gibi yöntemlerden de yararlanılabilmektedir. Bu sözleşmede, toplu sözleşme ve grev hakkı öngörülmemekle birlikte, bunların yapılamayacağına ilişkin yasaklayıcı bir hüküm de yer almamaktadır. Nitekim, biz, bu 151 sayılı Sözleşme’nin çözümle ilgili formüllerinden toplu görüşmeyi Anayasa’mıza aktarmışız. Teklifle, bu toplu görüşmeye biraz daha bağlayıcılık ve kesinlik getiriyoruz. Ancak, grev hakkını vermemize engel bir durum olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, toplu görüşme yerine ikame edilen toplu sözleşme hükmünün, memurların maaş artışlarının yapılmasında esaslı bir yöntem değişikliği yapmadığı görüşündeyiz. Bu değişiklikten sonra ortaya konacak toplu sözleşmenin hayata geçirilmesi de ya bir Bakanlar Kurulu kararının çıkarılmasına ya da yasal bir düzenleme yapılmasına bağlı olacaktır. Yapılmaz ise yaptırımı bulunmamaktadır.
Değerli milletvekilleri, ayrıca, hakem kurulu kararlarının hayata geçirilmesi için yasa çıkarılması gereken durumlarda yasama organını noter durumuna düşürmek de kabul edilemez. Kaldı ki yürütme organı, Anayasa’mızın 65’inci maddesinde ifade edilen “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” hükmüne dayanarak, bugüne kadar yaptığı gibi ayak sürüyebilir. Bunun için, Anayasa’da, 128’inci maddede yapılmak istenen değişiklik yeterli değildir.
Kamu hizmeti görevlilerinin statü hukukuna ilişkin hususların yasaya bırakılması, mali ve sosyal hakların ise tümüyle toplu görüşme ile belirlenmesinin yerinde olacağı düşüncemi ifade ediyor, yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
90 konuşma daha · 21 Nisan 2010