Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
İzmir Milletvekili ·
Genel Kurul, 94. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Nisan 2010 · 390 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Öztürk, 25 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 390 kelime.
Harun Öztürk (İzmir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2010-04-25-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17’nci madde üzerinde vermiş olduğum önergeyle ilgili olarak söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama geçmeden önce, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok’a ben de Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Baro mensuplarına başsağlığı diliyorum.
Değerli milletvekilleri, biraz önce AKP Grup Başkan Vekiline bir İç Tüzük hükmüne göre ceza verilmesi oylarınıza sunuldu. Oylarınızla ceza talebi reddedildi. Oysa aynı birleşimde, aynı fiil nedeniyle bir muhalefet milletvekiline kınama cezası verilmiştir. Bu uygulama, parti kapatılmasıyla ilgili, yargının talebinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde nasıl sonuçlandırılacağının da çok güzel bir örneği oldu.
Değerli milletvekilleri, teklifle, Anayasa Mahkemesinin toplam üye sayısı 11’den 17’ye çıkarılırken, Yargıtay ve Danıştaydan seçilecek üye sayıları birer azaltılmakta, buna karşılık YÖK kontenjanı 2, Sayıştay kontenjanı ise 1 artırılmaktadır. Teklife göre Anayasa Mahkemesine seçilecek 17 üyeden 14’ünü Sayın Cumhurbaşkanı, 3’ünü Türkiye Büyük Millet Meclisi seçecektir. Cumhurbaşkanı, üst kademe yöneticisi, serbest avukat, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçeceği 4 üyeyi de, dilediği takdirde, hukuk formasyonu olmayan tek bir meslek grubu içinden seçebilecektir. Yüce Divan görevi yapacak olan Anayasa Mahkemesinde hukuk dalında öğrenim görmemiş kişilerin ağırlığının artmış olması doğru olmamıştır.
Cumhurbaşkanı, yüksek yargının bildireceği 21 aday arasından, diyelim ki, yürütmeye yakın hiçbir aday bulamasın. Bu takdirde dahi Anayasa Mahkemesinde yasama ve yürütmenin ağırlığı 7’ye karşı 10 olacaktır. Bu durum AKP’nin 2/3 nisabı için ince ayarlar yaptığını ortaya koymaktadır.
Bu teklif yasalaşırsa, sorunlara çözüm üretme adına Hükûmet yasamayı kullanarak Anayasa’ya aykırı uygulamaları yaygınlaştıracaktır. Bu çerçevede, barajlar, doğal kaynaklar, kara yolları, limanlar, santraller, daha akla gelebilecek tüm kamu malları istenen bedelden istenilen kişilere satılabilecek, kişiye özel yasal düzenlemelerle menfaat dağıtılabilecek, kişiye özel aflar çıkartılabilecek, orman talanının önü açılabilecek, sit alanları gelişigüzel tahrip edilebilecek, madencilik faaliyetleriyle doğanın gelişigüzel tahrip edilmesine göz yumulacak, yolsuzluklara yasal kılıf hazırlanarak üstleri örtülebilecek, geçmişte yargıya güvenmedikleri için “Dokunulmazlıkları kaldırmıyoruz.” diyenlerin Yüce Divanda aklanmaları sağlanabilecektir. Vatandaş hak ve hukukunu iktidar partisi merkez ve taşra teşkilatı ile milletvekillerinden arar konuma getirilecektir.
Değerli milletvekilleri, Sayın Tahsin Yücel’in “Gökdelen” adlı romanını okuyanlar bilirler. Söz konusu eserde emekli bir öğretmenin evini gökdelen yapmak için ele geçirmeye çalışan zengin bir müteahhit, hukuka aykırı bu arzusuna ulaşmak için her yolu dener ancak yargıyı bir türlü aşamaz. Sırf bu arzusuna ulaşabilmek için siyasileri ve medyayı kullanarak yargının özelleştirilmesi projesini gündeme getirir. Kitabı okuduğumda Tahsin Yücel’in hayal gücüne hayran kalmış, bu kadarı da olamaz demiştim; yanılmışım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
85 konuşma daha · 25 Nisan 2010