İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Harun Öztürk

İzmir Milletvekili ·

Genel Kurul, 96. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Nisan 2010 · 892 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Harun Öztürk, 27 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 892 kelime.

Harun Öztürk (İzmir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2010-04-27-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin İhlas Holdingle ilgili olarak vermiş olduğu araştırma önergesinin lehinde söz aldım. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda vatandaşımızın tasarruflarını dinî duyguları istismar ederek toplayan ancak geri ödemeyen İhlas Finans Kurumuyla ilgili olarak, borçlu durumundaki Kuruma niçin farklı muamele yapıldığının tespiti, siyasi iktidar tarafından himaye edilip edilmediklerinin ortaya çıkarılması ve vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin daha fazla sürüncemede kalmadan önlenmesi için bir Meclis araştırması açılmasının yerinde olacağı düşüncesindeyim. Elinde 2000 yılına ait hesap cüzdanı olan vatandaşların alacaklarının ödenmesi için, lütfen AKP olarak harekete geçiniz.

Değerli milletvekilleri, 22’nci Yasama Döneminde bu konuda Cumhuriyet Halk Partisinin talebi doğrultusunda bir Meclis araştırması komisyonu kurulmuş, bu komisyon yurt içi ve yurt dışında ciddi çalışmalar yapmış, bu çalışmalarını rapora bağlamıştır. Bu raporda “İslami holdingler” adıyla bilinen bu örgütlerin çalışmalarından mağdur olan yurttaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için alınması gereken öneriler ve yapılması gereken yasal düzenlemeler somut olarak dile getirilmiş ise de Hükûmetin bu konularda hiçbir şey yapmaması düşündürücüdür.

Değerli milletvekilleri, Sayın Başkan, 21 Nisan 2010 günü Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu bir Meclis araştırması açılması önergesi üzerinde aldığım sözde, İç Tüzük’ün 87’nci maddesinde milletvekilleri için öngörülen değişiklik önergesi verme hakkının yanlış uygulandığını dile getirmiştim. 26 Nisan 2010 tarihli dünkü 95’inci Birleşimde bu konu yeniden gündeme gelmiş ve Başkanlık, yaptığı uygulamanın doğruluğunu savunurken çelişkiye düşmüştür. Hem bu çelişkiye işaret etmek hem de önergelerin işleme alınmasındaki usulsüzlüğün Anayasa görüşmelerini sakatladığına tekrar vurgu yapmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Başkanlık Divanı, İç Tüzük’ün 87’nci maddesindeki siyasi parti grupları için saklı tutulan değişiklik önergeleri verme hakkını miras hukukundaki saklı pay gibi düşünüp yedi önerge hakkı içinde değerlendirmektedir. Diyelim, Türkiye Büyük Millet Meclisinde çok parçalı bir yapı oluştu ve sekiz adet siyasi parti grubu ortaya çıktı. O takdirde grupların dışında hiçbir milletvekiline değişiklik önergesi verme hakkı tanımasanız bile grupların saklı tutulan haklarını yine de veremeyeceksiniz. Bu nedenle Başkanlığın, değişiklik önergelerini işleme alırken ısrarla sürdürdüğü uygulama İç Tüzük’e aykırıdır.

Değerli milletvekilleri, İç Tüzük’ün 72’nci maddesine göre farklı milletvekilleri tarafından verilen önergelerin işleme alınması sırasında bu konu 95’inci Birleşimde yeniden gündeme gelmiştir. Başkanlık 72’nci maddeye göre gruplar ya da gruplar adına milletvekilleri tarafından birer önerge verileceği yorumunu yaparak aynı partiye mensup farklı milletvekilleri tarafından verilen önergelerden birisini işleme almamıştır. 72’nci maddede “önerge” ibaresinin tekil olarak kullanılması, yaptığınız uygulamanın doğru olduğu sonucunu doğurmaz. Bu maddede önerge sayısı konusunda bir açıklık yoksa, önerge sayısı konusunda genel düzenlemenin yer aldığı 87’nci maddeye bakarak kararınızı vermeniz gerekirdi. Bu nedenle, yaptığınız uygulamanın İç Tüzük’e uygun olmadığını düşünüyorum. Peki, ben sormak istiyorum: 72’nci maddeye dayanılarak verilen birden fazla önergeden, işleme aldığınız önergeyi neye göre belirlediniz, kura mı çektiniz?

Değerli milletvekilleri, benim asıl üzerinde durmak istediğim husus bu vesileyle yeniden gündeme gelen 87’nci madde uygulamasıdır. Sayın Başkan 19’uncu maddeyle ilgili on beş önerge olduğunu ve yedi önergenin kurayla belirlenerek işleme alındığını ifade etmiştir çünkü tutanakta yer alan tartışmalardan bu sonuç çıkmaktadır. Bu önergelerin, grupların verdiği önergeler değil gruplara mensup milletvekillerinin verdiği önergeler olduğu ifade edilmiştir. İtirazlar üzerine, “Lütfen… Bakın, önergeler, grupların verdiği önergeler değil, gruplara mensup milletvekillerinin verdiği önergeler.” demiştir Sayın Başkan. Sayın Bahçekapılı da “Milletvekillerinin önergesi.” diyerek desteklemiştir ve “Hayır efendim, önergeler burada duruyor.” diyerek milletvekillerinin önergesi olduğu konusunda ısrarını sürdürmüştür. Siz de, yani o gün oturumu yöneten Sayın Başkan “…on beş önergeden kurayla yedi tanesini tespit ediyorlar.” demiştir.

Değerli milletvekilleri, değişiklik önergelerim dolayısıyla bir iki kuranın çekilişine ben de nezaret ettim, arkadaşlarınıza sorabilirsiniz. Sizin uygulamanıza göre, gruplar için saklı tutulan dört önerge ayrıldıktan sonra kalan üç önerge hakkı kura ile belirlenmektedir. Benim nezaret ettiğim kurada da 8, 9 ve 2 numaralı önergeler torbadan çekilmiştir. Değerli milletvekilleri, bir kez İç Tüzük’ü yanlış uygulamaya başlarsak yanlış üzerinde tutarlılığı sürdürmemiz mümkün olamaz; tam da bu uygulamada olduğu gibi.

Değerli milletvekilleri, o gün Sayın Başkan, 72’nci maddeye göre verilen önergelerden sadece birini işleme alırken, iki önerge verilmesini İç Tüzük’le verilen bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirmiştir. Bakınız, Sayın Başkan, kendi cümleleriyle ne diyor: “Benim, oturumları yöneten Başkanınız olarak, 72’nci maddeyle ilgili uygulamam, bir tek önergeyi işleme almak, görüşmelere devam edelim mi etmeyelim mi diye Genel Kurulun görüşünü almak ve bu sorunu çözmek şeklindedir ama 72’nci maddeyle ilgili çokça önerge gelir, deminki gibi çokça gerekçeler burada okunursa ben bunu bir hakkın suistimali olarak değerlendiririm ve işleme alamam, hiçbir başkan da alamaz.” demiştir. Sayın Başkana buradan sormak istiyorum: Aşağıda belirteceğim önergelerle ilgili olarak İç Tüzük’ten doğan bir hakkın AKP’liler tarafından kötüye kullanılmasını makamınızın gerektirdiği tarafsızlığa uygun olarak niçin engellemediniz?

Değerli milletvekilleri, çerçeve 19’uncu maddeyle ilgili olarak Sayın Başkanın işleme aldığı engellemeye yönelik AKP milletvekilleri önergelerini dikkatlerinize sunmak istiyorum: Birinci önerge AKP Siirt Milletvekili Mehmet Yılmaz Helvacıoğlu’na, ikinci önerge AKP Konya Milletvekili Ali Öztürk’e, üçüncü önerge AKP Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’a, dördüncü önerge AKP Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı’ya aittir. AKP’li milletvekillerine ait bu dört önergede de Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 148’inci maddesine 2’nci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen ilk fıkrada geçen “Anayasa Mahkemesine başvurulabilir." ibaresinin “Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir” olarak değiştirilmesi teklif edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, görüyorsunuz işleme alınan 7 önergenin 4’ü tamamen aynıdır ve 4’ü de AKP milletvekillerine aittir. Sayın Başkan, her ne hikmetse Türkiye Büyük Millet Meclisini sözde tarafsız yönetiyor da bu önergelerin muhalefet milletvekillerinin önergelerinin işleme alınmasını önlemek üzere İç Tüzük’ten doğan bir hakkın kötüye kullanılması amacıyla verildiğini görmezden geliyor. 72’nci maddeye göre muhalefet tarafından birden fazla önerge verilirse hakkın kötüye kullanılması gerekçesiyle işleme almayacaksınız, sonra AKP’ye mensup milletvekillerinin vermiş oldukları satırı satırına aynı önergeleri bir hakkın…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 27 Nisan 2010

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook