İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 27. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )

Hasan Aydın

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 27. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Aralık 2003 · 1.082 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Aydın (CHP), 11 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 3030 SAYILI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HK.KHK'NİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HAK.KAN.TEKL.( S.SAYISI :303 )); konuşma 1.082 kelime.

Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2003-12-11-3030-sayili-buyuksehir-belediyelerinin-yonetimi-hk-khk-nin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASAN AYDIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; her zaman olduğu gibi, bir yasayı tartışıyoruz ve konuşuyoruz; ama, buraya çıkan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına konuşan değerli arkadaşım, konuşmasının önemli bir bölümünde, yasayı anlatmak yerine, Cumhuriyet Halk Partisine sataşmayı esas alan bir çizgi izledi. Cumhuriyet Halk Partili bir milletvekili olarak, birkaç cümleyle buna cevap vermek istiyorum.

Sevgili arkadaşlarım, bir şeyi konuşurken, ikide birde, seçim ya da seçilmeme, güçlü ya da güçsüz olma esasına getirip dayatmayalım; zira, yasalar ülkelerin menfaatları açısından yapılır. Çıkacak bu yasada, Cumhuriyet Halk Partisi seçime giremez diye yazmıyor dedi sayın eski rektörümüz. Cumhuriyet Halk Partisini eleştirmek mümkün; ama, Cumhuriyet Halk Partisini eleştirirken bazı titizlikler göstermek gerekir. Eğer, Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkede cumhuriyeti kurmamış olsaydı, eski rektörümüz, şimdiki milletvekilimiz ve eski belediye başkanımız... (AK Parti sıralarından gürültüler)

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Büyükşehir belediye başkanı...

HASAN AYDIN (Devamla)Pardon... Eski rektörümüz, milletvekilimiz... (AK Parti sıralarından gürültüler) Düzeltiyoruz, tamam!.. Sorunun esasını anlatmaya çalışıyorum.

...büyükşehir belediye başkanı, Türkiye Cumhuriyetinde vatandaş olamayacaktı, ümmet olacaktı; bir rektör olamayacak ve ancak, bir medresede molla olabilecekti. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; AK Parti sıralarından gürültüler)

ABDULLAH VELİ SEYDA (Şırnak)Ayıp yahu! İnsanlara hakaret etme!

HASAN AYDIN (Devamla)Cumhuriyet Halk Partisini konuşurken, eleştirirken biraz titizlilik göstereceksiniz. Bu nedenle, rica ediyorum; buraya çıkarken, biz kazandık, yüzde 40'lara geldik, yüzde 50'lere geldik... Bu laflara milletin karnı toktur. 28 Martta hep birlikte göreceğiz.

ABDULLAH VELİ SEYDA (Şırnak)Halk karar verecek...

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Göreceğiz... Göreceğiz...

HASAN AYDIN (Devamla)Gelmiş olduğunuz bir yıl içerisinde, işsizliği yüzde 14 artırmışsınız, 40 milyar dolar civarında da borç yapmışsınız. Konuşurken ayaklarınız biraz yere bassın.

ORHAN SÜR (Balıkesir)Kömür dağıttılar...

HASAN AYDIN (Devamla)Yani, kömür dağıtarak, ramazan çadırları kurarak bu işi çözebileceğinize inanmayın lütfen.

İkide birde, anketlerden söz etmekte eski rektörümüz, sayın milletvekili arkadaşımız... (CHP ve AK Parti sıralarından "rektör değil" sesleri)

Peki, düzelttim efendim... Düzelttim efendim, düzelttim.

...eski büyükşehir belediye başkan adayımız ve Sayın Başbakanı överken... (AK Parti sıralarından "Başkan" sesleri)

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Adayı değil, başkanıydı...

HASAN AYDIN (Devamla)Eski... Eski... (AK Parti sıralarından "Konya Büyükşehir Belediye Başkanıydı" sesleri, gürültüler)

Arkadaşlar, izin verin, konuşayım. Yani, bir sürçülisan olduğu zaman da düzeltiyoruz. Rica ediyorum... Ayıp oluyor yani...

...Sayın Başbakanı överken de, Başbakanın "yahu" kelimesini halk diliyle konuştuğunu söyledi. Sayın vekilim "yahu" kelimesi halkın kullandığı bir dil değildir, "yahu" kelimesi Türkçe'yi kullanma noktasında sıkıntı çeken insanların kullandığı bir kelimedir. (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET YENİ (Samsun)Anadolu'ya hiç gitmemişsiniz.

HASAN AYDIN (Devamla)Rica ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, bir yerel yönetim reformuna ihtiyaç var. Yerel yönetim reformundan söz etmekteyiz. Şüphesiz ki, Türkiye'de idarî yapılanma son derece bozuktur; yerel yönetim reformu konusunda yapılması gereken çok şey vardır. Mesela, İstanbul'da öyle yerler vardır ki, bir ilçe vardır nüfusu 10 000'dir, 10 000'lik ilçede kaymakam vardır, belediye başkanı vardır, belediye meclis üyeleri vardır; ama, öyle mahalleler vardır ki, nüfusu 80 000'dir, bir tane belediye meclis üyesi bile yoktur.

Burada bir şeyi daha düzeltelim. Gecekonduya engel bir durum değil bu yeni getirilen taslak; çünkü, zaten, mevcut gecekonduların tamamı şu andaki büyükşehirlerin içinde; yani, büyükşehir belediyesi sınırlarının içerisindedir gecekondular. Vatandaşın karşısına çıkarken, sanki gecekonduyu usule uygun olmayan imarî yapılanmayı engelliyormuş gibi bir görüntü vermeye gerek yok. Mevcut büyükşehir belediyesi sınırları içerisindedir, önemli bir kısmı; hatta, büyükşehirlerin bizatihi kendilerinin çok önemli bir payı -eski belediye başkanlarım var- zaten imarsızdır, zaten usule uygun değildir. En azından, bu İstanbul için çok önemli ölçüde böyledir. Bunu söylemekte fayda var.

Peki, bu teklif, bu kadar acele neden geldi? Sayın İçişleri Bakanımız, "köyler mahalle olacak, mahalle olunca da muhtarlık seçimleri olacak, buna yazıktır..." Bunu yapmaya da gerek yok. Yasaları o kadar hızlı getiriyorsunuz ki. Yani, mahalle olan köyler için, pekâlâ, bir yasa taslağıyla, yeni muhtarlık seçimleri yapılmayacak demek mümkün. Zaten, oradaki insanların seçtiği bir şey...

Şu bir gerçek: Bu gelenek Türkiye'de yeni değil. Bu gelenek, 1980 sonrasında ortaya çıkan bir gelenektir. Ben hatırlıyorum, kendi durumlarını kurtarmak için, geçtiğimiz dönemlerde bazı iktidarlar, örneğin Kartal'da -Eminönü İlçesi ile Kartal İlçesinin hiçbir benzerliği, hiçbir yakınlığı olmamasına rağmen- iki ilçeyi aynı seçim bölgesine koymaktaydılar. Şu da bir gerçek: Cumhuriyet Halk Partisi, 2002 seçimlerinde, daha çok metropollerde, kentleşmenin olduğu yerlerde oy almış, Adalet ve Kalkınma Partisi de daha çok varoşlarda oy almış. Bu, bir tespit, yani sonuç. Şimdi, elinizi vicdanınıza koyun. Kim diyebilir ki, seçim öncesinde bu kadar aceleciliğin, seçime yönelik bir çalışmaya, hazırlığa uygun bir davranış olmadığını? Bunu, ancak, sadece siz söyleyebilirsiniz ve söylerken kendiniz de inanmıyorsunuz aslında.

Bakınız, bu yasanın bu kadar acele çıkarılmasına hiçbir surette gerek yoktu. Çok hızlı olduğunuzu kabul ediyorum. O kadar hızlısınız ki, bazen, kullanmış olduğunuz arabanın hangi yolda seyrettiğinin bile farkında değilsiniz. Parlamentodaki arkadaşlarımızın önemli bir kısmı el kaldırmış olduğu yasa tekliflerini ve tasarılarını okumuyorsa, hangi minibüs veya otobüsle yolculuk ettiğinin bile farkında değil.

AHMET YENİ (Samsun)Halkımız farkında...

HASAN AYDIN (Devamla)Halkımız da farkında değil. Çıkarmış olduğunuz yasaları, ülkenin hukukçuları bile takip edemiyor.

Ayrıca, burada bir şey söyleyeyim: Halka çok ciddî olarak sunulan bir şey var. Çok önemli bir yasa getirdiğinizi ifade etmektesiniz. Türkiye'de, neredeyse "devrim" sözcüğüyle özdeş olabilecek telaffuzlar kullanmaktasınız; ama, pergelle de büyükşehir belirliyorsunuz. Peki, size bir soru sorayım: Pergeli koydunuz, 30 kilometreyi çiziyorsunuz; 30 kilometre, bir kentin, bir köyün ortasına denk geldiği zaman, pergelin kapsama alanı dışına çıkan kısmı ne olacak? (AK Parti sıralarından gürültüler)

ÜNAL KACIR (İstanbul)Yasa teklifini oku.

HASAN AYDIN (Devamla)Okudum "ilin sınırları" diyor. Pergelle olur mu arkadaşlar yahu?! Arkadaşlar, memleket böyle yönetilir mi yahu?! Bir ülkeyi yönetmek bu kadar basit mi?! Bir ülkeyi yönetmek için, bir ülkenin coğrafî koşullarını belirlemek için, yerleşim alanlarını belirlemek için, pergeli koydum, ortaya bastım, sağa çevirdim, pergelin yetiştiği yerler bizim kapsama alanımız içerisinde, yetişmediği yerler bizim kapsama alanımız dışında... Bu yasa, pergel yasası. Sayın Başkan, bu yasa, pergel yasası. Bu yasa teklifinin hazırlanışında, altyapısının oluşturulmasında bir ciddiyet yoktur, bir acele vardır. Görecekseniz, bir şey daha göreceksiniz...

HASAN KARA (Kilis)Hasan Bey, pergelin dışında kalıyorsunuz.

HASAN AYDIN (Devamla)Sevgili dostum, dinle!

Bu yasa teklifinin ortaya çıkışında hakkaniyet yoktur, adalet yoktur. Hangi kıstası, hangi kente, hangi ölçüyle uyguluyorsunuz?! Her kentin ekonomik durumu farklı, sosyal durumu farklı, coğrafî konumu farklı, ihtiyaçları farklı, beklentileri farklı. Bu sizin pergeliniz ne kadar sihirli bir pergel ki, bu kadar farklılığın tümüne bir tek çizgiyle cevap verebiliyor! Böyle yasa hazırlanır mı arkadaşlar?! Yani, bunu tek tek saymanız lazım.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Saydık, saydık...

HASAN AYDIN (Devamla)Nerede?.. Burada yok. (AK Parti sıralarından "var, var" sesleri)

Gizli bir yerde mi saydınız kardeşim?!

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Geliyor, geliyor...

HASAN AYDIN (Devamla)Ne zaman geliyor? Tabiî, alıştık...

Görüyorsunuz arkadaşlar, geliyormuş.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 11 Aralık 2003

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook