Tapu ve kadastro genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s. s.: 502)
Karaman Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 21. Birleşim · 5. yasama yılı · 25 Kasım 2010 · 487 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Çalış (MHP), 25 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S. S.: 502)); konuşma 487 kelime.
Hasan Çalış (MHP, Karaman). “Tapu ve kadastro genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s. s.: 502)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-calis-23-2010-11-25-tapu-ve-kadastro-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN ÇALIŞ (Karaman)Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 502 sıra sayılı Tasarı’nın 6’ncı maddesinin beşinci fıkrası üzerine vermiş olduğum önerge üzerinde söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Kıymetli arkadaşlar, pek çok teşkilatımız gibi tapu kadastro teşkilatımız yaptığı görevler ve bu görevlerin neticeleri sonunda insanların kazanımları ve mağduriyetleri yönünden gerçekten önemlidir. Bu nedenle tapu kadastro personelinin moralinin yüksek olması, özlük haklarının tatmin edici olması son derece önemlidir. Bu önergemizi de bunun için verdik. Bu önergemizde gerçekten önemli sıkıntılar içinde olan tapu kadastro personeli içerisinde başarılı olanların özellikle ödüllendirilmesi amaçlanmıştır. Temennim odur ki Genel Kurulumuz bu önergeyi kabul eder ve tapu kadastro personelini birazcık motive etmiş oluruz.
Kıymetli arkadaşlar, bu motivasyonun ne kadar önemli olduğunu sizlere hatırlatmak adına bazı örnekleri göz önüne sermek istiyorum: Gerçekten, özellikle orman kadastrosu uygulamalarında ortaya çok önemli mağduriyetler çıkmaktadır. Seçim bölgem olan Karaman’ın merkeze bağlı köylerinde, Ermenek, Sarıveliler’e bağlı köylerinde ve pek çok köyünde gerçekten vatandaşlarımızın çok ciddi mağduriyetleri söz konusudur. Bunlardan bazılarını hemen bir çırpıda sayarsak, merkeze bağlı Bozkandak, Çukurbağ, Yukarı Kızılca, Aşağı Kızılca; Sarıveliler’imizin Dumlugöze, Civler, Civandere, Daran; Ermenek’in Nadire, Yeşilköy, Evsin, Görmeli gibi köylerinde gerçekten hemşehrilerimizin, Türkiye genelinde de benzer problemleri yaşayan orman köylülerimizin çok önemli mağduriyetleri söz konusudur.
Düşünün değerli arkadaşlarım, bir bahçeniz var, bir tarlanız var; dedeniz kullanmış, babanız kullanmış, siz kullanmışsınız, torunlarınıza bırakacaksınız. Bir gün geliyor deniliyor ki: “Kardeşim, kusura bakma, burası orman, burayı boşaltacaksın.” Yine dedenizden kalmış, torununuza bırakacağınız veya kendinizin otuz yıldır oturduğunuz evinize deniyor ki: “Boşaltacaksın. Boşaltmazsan mahkemede kazanman gerekir.” Tabii ki orman kanunlarımızın gerçekten gözden geçirilmesi gerekir ki, bugüne kadar Ormanla mahkemeleşip de dava kazanan, benim hemşehrilerimde rastlamadım değerli vekillerim, sizin bölgelerinizde var mı bilemiyorum. Özellikle haritalama ve fotoğraflamadan kaynaklanan sıkıntıların giderilmesi gerekmektedir.
Kıymetli arkadaşlar, kendinizi bir an için bu orman köylülerimizin yerine koyunuz. Elinizde, kullanabileceğiniz, bahçe yapabileceğiniz, tarla olarak kullanabileceğiniz sınırlı bir araziniz var, zor şartlarda yapabildiğiniz veya miras kalmış bir eviniz var ve sizi evinizden dışarı atarlarsa ev yapma şansınız yok. Değerli arkadaşlar, bu insanlarımız… Evet, ormanlarımız çok önemli, ormanlarımızı koruyalım ama bu ormanlarımızı korurken burada yaşayan insanlarımıza da ormanı sevdirecek tedbirler almalıyız. İnsanlar çektikleri sıkıntıların sebebi olarak ormanı görürse ormancılığımız açısından da faydalı bir iş yapmamış oluruz.
Kıymetli arkadaşlar, bizim düşüncemiz şudur: Gerçekten, orman olması gereken fakat orman vasfını kaybetmiş, tarıma elverişli araziler olabilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HASAN ÇALIŞ (Devamla)Buralarda köylülerimiz davayı kaybetmiş de olabilir. Böyle yerlerde köylülerimizin mağduriyetini gidermek adına, mülkiyeti hazinenin olmak üzere köylünün de faydalanabileceği, neticede elde edilen ürünlerden köylünün de elde edebileceği bir orman dokusu, ağaç dokusu, meyve dokusu hayata geçirirsek, ben eminim ki ormancının ormanı korumasına gerek kalmaz, köylü bir tek dal kestirmez. Mesela, değerli arkadaşlarım, çam dikmeye elverişli bir yere çam fıstığı dikerseniz, ben eminim ki o köylü çam fıstığının gelirinden faydalanmak adına o ormanı sonuna kadar korur. Orman dokusuna uygun meyve yapısının orman olarak değerlendirilebileceği bir yasa değişikliğinin de olması gerektiğine inanıyorum.
Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum, önergemize desteğinizi bekliyorum, saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 25 Kasım 2010