Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)
Tunceli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Ocak 2004 · 957 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Güyüldar (CHP), 28 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAPI.HK.(SS.355)); konuşma 957 kelime.
Hasan Güyüldar (CHP, Tunceli). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-guyuldar-22-2004-01-28-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-deg-yapi-hk-ss (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HASAN GÜYÜLDAR (Tunceli)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Konuşmama başlamadan önce, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
1 inci madde, kapsamına giren bazı illerde vergi ve sigorta primi teşvikleri uygulamak, enerji desteği sağlamak ve yatırımlara bedelsiz arsa ve arazi temin etmek suretiyle yatırımları ve istihdam imkânlarını artırmaktadır.
Bu tasarıyla getirilen düzenlemeleri CHP Grubu olarak gerekli ve yerinde buluyoruz; ancak, Devlet İstatistik Enstitüsünün hesap ve kriterlerinin fert başına belirlediği gayri safî yurtiçi hâsıla miktarlarında, bölgesel açıdan olsun, iller açısından olsun haksızlıklar olduğuna veya hesap yönteminde hakkaniyet ölçüsünün kaçırıldığına inanmaktayız.
Tasarının genel gerekçesinde ifade edildiği gibi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin bazı illerinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yeni yatırım sahalarının açılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve diğer bölgelere olan göçün önlenmesi amaçlarıyla, 21.1.1998 tarihli 4325 sayılı Kanun yürürlüğe konularak, söz konusu bölgelerde, illerde, çeşitli vergi teşvikleri uygulanmıştır.
4325 sayılı Kanunun amaçlarının bugün de geçerli olduğu değerlendirilerek, bu tasarıda, gayri safî yurtiçi hâsıla miktarı baz alınarak, bazı illerin, kalkındığı, geliştiği için tasarı dışında tutulduğunu ve bazı illerin de ilave edildiğini görüyoruz. Elazığ İlimizin sayın milletvekilleri, özellikle bu sorunu dile getirirken, Tunceli'yi örnek olarak gösterdiler. Ben de, Yüce Heyetinize, Tunceli'yle ilgili örnek vermek istiyorum.
İlim olan Tunceli -anlaşılır gibi değil- geliştiği için, kalkındığı için bu kapsamdan çıkarılıyor!.. Hiçbir Tunceli insanının göremediği, yaşamadığı bir mucize gerçekleştiriliyor!.. Sanki, Tunceli'de, üretime dayalı fabrikalar kurulmuş, sanayi tesisleri harıl harıl çalışıyor, göç eden vatandaşlarımız köyüne dönüş yapıyor, tarlasında, bağında ziraî araçlarla herkes çalışıyor, işsizlik kalmamış gibi bir mucize Tunceli'de gerçekleştirilmiştir ve Tunceli, geri kalmış il, yoksul il statüsünden çıkarılıp, gelişmiş iller arasına, bu durumda girmiştir!..
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gerçekten, göz göre göre, yanlışlık üzerine yanlışlık, haksızlık, adaletsizlik yapılıyor. Hiçbir vicdanın kabul etmediği bir vakıayla karşı karşıyayız. Bu ilimizde, 10 işçinin çalıştığı, üretime dayalı, özel ve devlet sektörüne ait bir yatırım yoktur. Bu ilimizde, ödenek olmadığından dolayı, köye dönüş yapan 1 vatandaşımız olmamıştır. Bu ilimizde, herkes işsiz, herkes yoksul. Bu ilimizde, kalıcı bir uzman doktor olmadığı için, hastalar can çekişiyor, ölüyor. Bu ilimizde, hayvancılık ve tarım çökmüş. Bu ilimizde, nüfusun yüzde 55'i göç etmiştir ve bu ilimiz, ilginçtir, fert başına 1 584 ABD Dolarıyla gelişmiş il olarak teşvik kapsamına alınmıyor.
DİE verilerine göre, Tunceli'nin Türkiye içindeki üretim payına bakıyoruz:
Tarım binde 21, sanayi onbinde 1, madencilik sıfır, imalat sanayii sıfır, ticaret onbinde 2, serbest meslek onbinde 1, banka hizmetleri onbinde 1, ithalat vergisi onbinde 1, hayvancılık, çiftçilik binde 20.
Yukarıdaki acı tabloya rağmen, Tunceli, gelişmiş iller arasında görülmektedir.
Yine, DİE verilerine göre, Tunceli'nin gelişmiş iller arasındaki sırasına bakalım:
Yıllık nüfus ortalaması, Türkiye sıralamasında 81 inci.
Sanayi işkolunda çalışan, Türkiye sıralamasında 76 ncı.
Ticaret işkolunda çalışan, Türkiye sıralamasında 80 inci.
İmalat işyeri sayısı, Türkiye sıralamasında 77 nci.
Tarımsal üretim değeri, Türkiye sıralamasında 77 nci.
Gayri safî yurtiçi hâsıla, Türkiye sıralamasında 79 uncu.
Kırsal yerleşimlerde asfalt yol oranı, Türkiye sıralamasında 81 inci.
Türkiye Cumhuriyeti karayolları asfalt yol oranı; Türkiye sıralamasında 81 inci.
Görüldüğü gibi, gelişmişliğe ölçü olan bazlarda, Türkiye genelinde birçok önemli konuda 81 inci sırada sonuncu veya sondan 2 nci, 3 üncü olan Tunceli İli, gelişmiş ve kalkınmış iller arasında gösterildiği için, yatırımlara teşvik kapsamına alınmıyor.
Gayri safî yurtiçi hâsıla içindeki payı binde 16 olan ve Türkiye sıralamasında 79 uncu sırada yer alan Tunceli, nasıl oluyor da, gelişmişlik ve kişi başına düşen yıllık gelirle Kahramanmaraş, Konya, Isparta, Trabzon, Kırşehir, Giresun, Malatya, Sivas, Uşak, Afyon illerimizin önüne geçiyor?.. Bu sorumuzun yanıtı şudur: Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, Tunceli'de kişi başına düştüğü belirlenen 1 584 doların yaklaşık yüzde 55'i kamu kesiminde istihdam edilenlere ödenen ücretlerden, yüzde 40,40'ı tarımsal üretimden gelmektedir. Bu tabloya ayrıntılı olarak baktığımızda, 1 584 doların yüzde 55'ini hizmet sektöründe çalışan kamu görevlilerine ödenen ücretler teşkil etmektedir. Yine, 1 584 doların yüzde 40,40'ını teşkil eden tarımsal üretim de ilimiz gerçeklerini yansıtmamaktadır.
Türkiye tarımı sıkıntıdayken, tarımsal üretimde hepimizin bildiği birçok sorun varken, Tunceli tarımı nasıl gelişmiş olabilir, bunu anlamak zor.
DİE'nin rakamlarına göre, Tunceli'de kişi başına düşen tarımsal üretimin değeri 1 432 000 000 TL, Türkiye genelinde kişi başına düşen tarımsal üretimin değeri 1 124 000 000 TL, Doğu Anadolu ortalaması ise 884 000 000 TL!.. Türkiye genelinde nüfus yönünden 81 inci sırada bulunan ve son onbeş yılda nüfusunun yüzde 55'i göç eden Tunceli'de yüzlerce köy boşaltılmışken, evleri, tarlaları, bağları, bahçeleri viraneye dönmüşken, Tunceli, gelişmiş iller arasına alınıyor!..
DİE'nin hesap şeklinin, yönteminin adaletsiz olduğu her haliyle ortadadır. Elazığ'ın Keban İlçesi, Tunceli'nin Çemişkezek ve Pertek ilçeleriyle aynı kaderi taşıyor. Bu ilçede fert başına düşen millî gelir 27 000 doların üstündedir; ama, Keban'ın konumuna, köylerine bakıyor, el insaf diyoruz. Bu rakamlar, Tunceli'de olduğu gibi vatandaşla uzaktan yakından alakası olmayan rakamlardır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çalışmalarımızı, hesaplarımızı yaparken bazı gerçekleri asla gözardı edemeyiz. Ülkemize ağır faturası olan terör faciasının en ağırını Tunceli halkı çekmiştir. Bu yarayı sarmalıyız, bu ağır hasarı kaldırmalıyız. "Huzur ve barış ortamı" deyip duruyoruz; hani, ne yapıldı Tunceli'ye?! Değişen hiçbir şey yok. Evvela, insanın kafasının içi rahat olması lazım. Huzur ve barış ortamı, insanın kafasının ve vicdanının rahat olmasıyla sağlanır. Allah da kul da biliyor ki, vicdanlar rahat değil. Tunceli'yi teşvik kapsamı dışında tutmak, yanlış uygulamaların, haksızlığın, çarpıklığın devamı demektir. Vatandaşların kafasının içi allak bullak; vicdanlarının sızısı devam ediyor.
Sayın iktidar milletvekillerine sesleniyorum, Tunceli'ye yapılan bu haksızlıktan, bu yanlışlıktan dolayı sizlere bir mektup gönderdim. Mektupta, siz İktidar Partisinin, adını adaletten alan "adalet ve kalkınma" gibi kutsal kelimelerin anlamı, Tunceli'nin başına gelen adaletsizlik ve haksızlığa ters düşmüştür. Tunceli'nin, görüşülmekte olan teşvik yasa tasarısı kapsamına alınması için verilen önergenin siz sayın milletvekillerince kabulü yönünde kullanacağınız oyunuzla, hem adaleti yerine getirmiş hem de geri bırakılmış Tunceli'de kalkınma hamlesini başlatarak bu yarayı sarmış olacaksınız.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu oy vereceğimiz bu yasa tasarısının hayırlı olması dileğiyle, önergemizin dikkate alınarak kabulünü Yüce Meclisten bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 28 Ocak 2004