İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

Hasan Ören

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Haziran 2005 · 1.225 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Ören (CHP), 9 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 1.225 kelime.

Hasan Ören (CHP, Manisa). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-oren-22-2005-06-09-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HASAN ÖREN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarım sigortasıyla ilgili, Grubum ve şahsım adına, söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, çiftçinin, üreticinin beklediği bir tasarı, bir kanun. Tahmin ediyorum, üç yıldan bu yana Adalet ve Kalkınma Partisinin getirdiği en iyi kanunlardan birisi; ama, ne yazık ki, üç yıl içerisinde böylesine güzel bir kanun geldiğinde, çiftçilerin lehine üç yıl içerisinde bir kanun çıkacağı an, bakanımız değişti.

Şimdi, Sevgili Bakanımıza hayırlı uğurlu olsun diyorum; ama, bundan sonra çiftçilerle ilgili, çiftçilerin lehine bir kanun getirmeye kalkar ise, bir önceki bakana bakmasında yarar var diyorum.

Değerli arkadaşlarım, kanunu okuduğunuzda, kanun, tarımsal kesimde çalışan insanların, doğacak doğal afetlerden dolayı zarara uğradığında, zararının karşılanmasıyla ilgili bir sigorta sistemi; fakat, kanunu iyi incelediğinizde, bütün her şey yönetmeliklere bırakılmış. Kanunun içerisinde çiftçilerle ilgili hiçbir olay yok.

Bakınız, 2006'nın mahsulü şu an bu kanun kapsamında değil, 2007'nin mahsulü şu an bu kanun kapsamında değil, çıkaracak olduğumuz sigortayla ilgili değil. Niye diyecek olur iseniz; çünkü, kurum üç ay sonra kurulacak, yönetmelikler ise- bir yıldı, komisyon altı aya çekmiş- altı ay sonra kurulacak; yani, bugün itibariyle baktığınızda, yılbaşında ancak poliçeler yapılmaya başlanacak. Yani, 2005'in ürünü bitti. Eğer, poliçelerin yapılma usulü yönetmeliklerde doğru biçimde anlatılmaz ise veya şu an açıklanmaz ise, 2006'da da, dua ediyoruz, kesinlikle afat olmasın, kesinlikle doğal afetlerle bir daha tarım sektöründeki insanlar karşı karşıya kalmasın; ama, AKP'nin iktidarından bu yana, Türkiye'de, üç yıldan beri müthiş afetler oluyor.

FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Ne ilgisi var?!

HASAN ÖREN (Devamla)Tabiî ki, bu afetlerin olması, AKP'yle ilgili değil, AKP'nin bir şanssızlığı, AKP'nin iktidar dönemine denk gelmesi; ama, eğer, bu konuda, gerçekten, yönetmelik doğru hazırlanır ise, yönetmelikle ilgili esaslar belirlenir ise, ancak 2007'nin ürününe denk getirebiliriz. Yani, Adalet ve Kalkınma Partisinin acil eylem planına baktığınızda, birinci yıl içerisinde, 2090 sayılı Kanun ile tarım sigortasının çıkarılacağı söyleniyor. Evet, 68 inci sayfaya baktığınızda, tarım sigortası ve 2090 sayılı Yasanın çıkarılacağı söyleniyor. Ne yazık ki, üç yıldan bu yana, sadece Manisa bölgesinde, daha önceki Bakanımıza verdiğim soru önergeleri doğrultusunda, 2003 yılında meydana gelen don ve dolu afetinden, 1 048 çiftçiye ait yaklaşık 20 796 dekar bağ alanının 9 trilyon zararı var. Sayın Bakanın söylediklerini söylüyorum. Alaşehir ve Saruhanlı İlçelerinde haziran ve temmuz aylarında meydana gelen dolu afetinden, 583 çiftçiye ait yaklaşık 10 870 dekar bağ, sebze, meyve 5,4 trilyon lira zarar görmüş. 2003 yılında 14,4 trilyon lira zarar eden çiftçilere, 2090 sayılı Kanuna göre, ödenek imkânları çerçevesinde ödemeler yapılacaktır denilmesine rağmen, Manisa ve ilçelerinde, çiftçilerimize hiçbir yardım yapılmamıştır. 2004 yılında, merkez, Salihli, Kırkağaç, Akhisar, Alaşehir, Ahmetli, Sarıgöl, Saruhanlı ve Turgutlu İlçelerinin 173 köyünde 18 643 çiftçi ailesinin 289 563 dekar bağ, kiraz ve eriklerinde yüzde 90'a varan zarar oranları görüldüğü Bakanlık tarafından tespit edilmiş. 2004 yılında, çiftçilere zararları karşısında ise, komik sayılabilecek bir rakam, 13 milyar para verilmiş. Yapılan bu komik yardım, zararın binde 1'ini bile karşılamamıştır.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Rekolte arttı ama.

HASAN ÖREN (Devamla)3-4 Nisan 2005 tarihlerinde, merkez, Salihli, Turgutlu, Sarıgöl, Alaşehir, Ahmetli İlçelerinde meydan gelen don afeti nedeniyle, 4 766 çitfçiye ait 100 960 dekar bağ, şeftali, erik ve kayısı bahçelerinin yüzde 80 oranında zarar gördüğüne dair afet ihbarı Bakanlığa verilmiştir. 21 Mayıs 2005 tarihinde, Manisa, Turgutlu ve Ahmetli'ye yağan dolu, geçen yıllarda olduğu gibi büyük zararlara yol açmış, en fazla zarar gören Ahmetli'nin Gökkaya Beldesi Karaköy, Seydiköy üreticileri ürününün tamamını kaybetmiştir. Son üç yılda Manisa çiftçilerinin afetten gördüğü zarar 45 trilyonu bulmaktadır. Birinci yılında, Adalet ve Kalkınma Partisinin vaat ettiği, 2090 sayılı Yasayla tarım sigortası çıkarılmış olsaydı, bu vatandaşlarımızın hiçbirisi zarar görmeyecekti.

Beş yıllık Adalet ve Kalkınma Partisinin İktidarı döneminde de bu yasadan yararlanan olmayacak. Eğer, gerçekten, bunu bir deprem sigortası gibi, bir araç sigortası gibi zorunlu hale getiremezsek, bilin ki, bundan beş yıllık iktidarınız boyunca hiç kimse yararlanamayacak.

Bakınız, önümüzde üç dört ay var; temmuz, ağustos, eylül, ekim, hasadın yapılacağı aylar. Buğdayından pamuğuna, üzümüne, bütün hasatlar yapılacak. Eğer bu altı aylık süre içerisinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, bununla ilgili, tüccara malını teslim eden veyahut da Ofise malını teslim eden arkadaşlarımızla ilgili, belirli oranlarda, belirli şekilde poliçelerin yapılmasına uygun yönetmeliği çok acil bir şekilde çıkarmazsa, olası, 2006'da ve 2005'in sonlarında yaşanacak afetlerle, yine, çiftçi karşı karşıya kalacaktır.

Değerli arkadaşlarım, biraz evvel, Sayın Bakanın da dediği gibi, İspanya örneği, ABD örneği, Japonya örneği -bunların örneklerini çoğaltabilirsiniz- ama, havuz sistemiyle ilgili en iyi örnek de İspanya'da yirmiiki yıldan beri uygulanıyor; ama, burada asıl olan şu: Eğer, siz, bu sigorta primlerini çok yüksek tutarsanız ve bu sigorta primleriyle ilgili, tarımsal alanda çalışan ve tarımsal alanda üretim yapan insanlara, gelin, bağınızı, tarlanızı ve ürününüzü sigorta yaptırın derseniz, inanın, on yıl içerisinde Türk çiftçisini sigorta etmek mümkün değildir. Burada zorunluluk esas olması gerekli. Yani, deprem sigortası nasıl ki zorunlu hale getirildiyse, eğer bir aracınız varsa, aracınızın trafik sigortası zorunlu hale geldiyse, acilen bir iki ay içerisinde, bugünkü hasadın satılmasıyla ilgili, çıkacak olan ürünün satılmasıyla ilgili, bunu, muhakkak, ofisler, kooperatifler, birlikler veya tüccar bir şekilde sigorta kapsamına almalı. Almadığı an, kesinlikle yine bu afetlerle karşı karşıya kalacağız.

Değerli arkadaşlarım, biraz evvel dediğim gibi, yönetmelikler çok önemli, bu yönetmeliklerle ilgili hiçbir şey yok kanunun içerisinde ve bakanlık, bunu altı ay içerisinde düzenleyeceğini ve açıklayacağını söylüyor. Ben inanıyorum ki, bu çıkacak kanun, eğer gerçekten yönetmelikleri de, diğer ülkelerde olduğu gibi, şu an sıkıntıda olan Türk çiftçisinin ekonomik koşullarına göre poliçelere ve sigorta kapsamına alınması sağlanırsa, Türk çiftçisi bir soluk alacak; ama, gerçekten, eğer, siz, bunu zorunlu hale getirmezseniz, bizler bunu zorunlu hale getirmezsek, bilin ki, yıllar boyu Türk çiftçisiyle ilgili hâlâ daha sıkıntılarımız devam edecek.

Biraz evvel arkadaşlarımız demişti, efendim, geldiğimizden bu yana, tarımsal alanda çalışan arkadaşlarımıza, tarımsal alanda çalışan üreticilerimize destek olduk. Nasıl bir destektir, yani, mazot parasıyla ilgili… Bazen televizyonlarda çanak sorular vardır, televizyona çıkarsınız, işte, karşılıklı sorular hazırlanır. Sevgili Konya Milletvekilimiz de bakana soruyor buradan: "Efendim, mazot ne kadar verdik?" Ben söyleyeyim ne kadar verdiğinizi; 600 trilyon verdiniz; ama, doğrudan gelir desteğinden keserek verdiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya)Doğrudan gelir desteğinden kesinti olur mu?

HASAN ÖREN (Devamla)Yani, Türk çiftçisinin, sakın ola, bizim kadar düşünemediğini zannetmeyin. İnanın, bizden daha iyi hesap yapıyor. Yani, 3 katrilyonluk doğrudan gelir desteğinin içerisinden 600 trilyonunu kesip, bunu mazot desteği olarak vermeye kalktığınızda, inanın, bizlere farklı şekilde bakıyor.

Bakınız, bir de şu var. Eğer 8 000 000, 10 000 000…

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Doğrudan gelir desteğini kaç paraya çıkardığımızı da söyle.

HASAN ÖREN (Devamla)Sevgili Mehmet Çerçi, sizinle televizyona çıktık, bunu bir hayli konuştuk, burada o konuştuklarımı anlatmayayım.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Anlat, anlat…

HASAN ÖREN (Devamla)Televizyona katılan 20 katılımcının 20'si de, Adalet ve Kalkınma Partisinin tarımsal alanda sıfır olduğunu söyledi; hatta, siz de sinirlendiniz, sinirlenmekte de haklısınız; çünkü, gerçekten, tarımsal alanla ilgili bir şey vermediniz. Tarımsal alanla ilgili bir şeyleri vermiş olsaydınız, burada daha rahat olacaktınız.

Peki, gerçekten, siz tarımsal alanda bir şeyler verdiyseniz -bunu verenin başında da Tarım Bakanı var. Yani, tarımsal alanda bu kadar başarılısınız; Tarım Bakanının- bildiğime göre geçmişiyle ilgili hiçbir şaibesi yok, yani, dosyası falan da yok- bu kadar başarılı Tarım Bakanını niye değiştiriyorsunuz?!

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Koltuklar baki değil.

HASAN ÖREN (Devamla)Haa, şunu yapamazsınız: Bu kadar AKP'nin yanlışlığını, AKP'nin tarımsal kesimdeki insanların ceplerinden aldığını, sadece bir bakana yükleyemezsiniz. Bu, Adalet ve Kalkınma Partisinin anlayışıdır, görüşüdür, IMF'nin sizden istediğidir, yapmak zorundasınız. Yani, dün söylediğiniz gibi, o hain olarak düşündüğünüz, o kan emici olarak düşündüğünüz IMF'yle, bugün kol kola girmek, omuz omuza yürümek durumundasınız. Bunu, açıklıkla söyleyemiyorsunuz; söyleyemediğinizden dolayı da sıkıntı var içinizde.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 9 Haziran 2005

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook