Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 62. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Şubat 2006 · 621 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Ören (CHP), 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 621 kelime.
Hasan Ören (CHP, Manisa). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-oren-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN ÖREN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten halk tabiriyle "dağ fare doğurdu" derler; ama, bu yasanın 2 nci maddesinde yapılan hatayla, bu yasanın Bağ-Kurlulara sağlayacağı hiçbir şeyin olmadığını hep beraber göreceğiz.
Değerli arkadaşlarım, 12 nci basamaktan Bağ-Kur primi ödeyen bir arkadaşımızın ödediği primler, sigortaya ödediği 125 000 000'dur, Bağ-Kura sağlığıyla ilgili ödediği 125 000 000'dur. Bu, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken, geçmiş dönemde prim borçlarını ödemeyen, on yıl, onbeş yıl, yirmi yıl, yirmibeş yıl sigortalılık veya Bağ-Kurluluk emeklilik süresi önünde olan insanlarla, arkadaşlarla ilgili bir şey söylendi; denildi ki: Bugüne kadar, bunlar, bu hizmet sektöründen, sağlık sektöründen hizmet almadıklarından dolayı, hesaplanır iken, yani 1998 ve 1999 başına kadar hesaplanır iken, sağlık primleri düşülsün; sağlık primleri düşüldükten sonra, bugünkü, 1999 ile 2005 arasındaki TEFE-TÜFE'ye göre yeniden yapılandırılsın denildi. O olmuş olsaydı, size gelecek telefonlara çok rahatlıkla "evet, Bağ-Kurluların bugünkü zor durumlarına karşılık bir çare bulduk" diyebilirdiniz, ama, şimdi diyemezsiniz. Diyememenizin gerekçesi: Bakınız, bu aldığım tablo Bağ-Kur Genel Müdürlüğünden. Şimdi, beş yıl iki ay prim borcunu ödememiş bir insanın, bir arkadaşımızın birikmiş borç miktarı 13 286 000 000; bu tasarıyla, peşin ödemeye kalkar ise 9 854 000 000'a düşüyor, peşin öder ise! Tabiî ki, bu insanların peşin ödeme güçleri yok. Gerçekten peşin ödeme güçleri olmuş olsaydı, bunları, günlerinde öderlerdi. Altmış ay vadeye yaydığımızda, yani, yıllık yüzde 7 faizle yapılandırdığımızda, bugün mevcut olan 13 286 000 000'luk borç, 13 303 000 000'a çıkıyor. Yani, bu tasarıyla, o, televizyonların başında saatlerce bekleyen Bağ-Kurlunun veya bölgelerimize gittiğimizde o Bağ-Kurlu arkadaşların bu tasarıdan yararlandıkları hiçbir madde yok. 2 nci maddesiyle, omuriliğini kırdık bunun. Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilene, acaba, Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunan sevgili Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerimiz niye sahip çıkmadılar?! 2 nci maddede öyle bir kazık yedik ki -tabirimi mazur görün- bu kazığı biz yemedik, Bağ-Kurlulara attık.
Şimdi, Sayın Bakanım diyor ki: "Bunlar, emekli olduktan sonra hizmet almayacaklar mı?.." Tabiî ki alacaklar. 6 500 000, Bağ-Kurdan, sağlık hizmeti alınmayan insanların içerisinde, bugün, bu yasadan yararlanıp da emekli olabilecek insan sayısı 66 000 kişidir. Şunu diyebilirdik; emekliliği gelmiş, emekliliğine, hemen, bu parayı ödediğinde hak kazanacak insanlardan sağlık sigorta primlerini talep edebilirdik; ama, daha, emekliliğine onbeş yıl, yirmi yıl, on yıl kalan bir sanayicinin, bir esnafın veya bir sanatkârın, bu beş yıllık, yedi yıllık, on yıllık süreler içerisinde, hizmet almadığı, sağlıkla ilgili, devletin, prim ödemesi yapmadığından dolayı kendisine hizmeti yasakladığı bir olay içerisinde, şimdi, siz diyeceksiniz ki, ben, prim ödemediğinizden dolayı, sağlıkla ilgili bölümüyle sizden tahsil etmek istediğim paraları, sağlık hizmeti vermediğim halde almak istiyorum. Bunu der iseniz, bu yasa tamamen çöker ve şu an, bu tabloya baktığınızda, otuziki yıl iki aylık bir vatandaş, bugün toplam borcu 21 755 000 000, vadeye girdiğinde 23 120 000 000'a çıkıyor. Sayın Bakanım, bu, müjde verilecek bir durum değil; ama, derseniz ki, ne yapalım… Benim Sayın Bakanımın iyi niyetinden hiç kuşkum yok. Belki de -hayatımda hiç kimsenin önünde çok fazla iltifat da etmem; ama- bakanların içerisinde bir anket düzenlenecekse, ilk üç sırada olacak bir bakanımızdır; ama, IMF ancak bu kadarına müsaade ediyor ise, Sayın Bakanımızın bu kadar çalışmasına rağmen Ali Babacan bu kadar müsaade ediyor ise, bu tasarı, halka anlatabileceğiniz, halka söyleyebileceğiniz bir af veya bir yapılandırma olmaktan çıkmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Ören.
HASAN ÖREN (Devamla)Bugün, kimin ne borcu var ise, sadece ve sadece, Bakanlığın yaptığı, Meclisin yaptığı, 60 aya bölmektir, üstüne de 1 milyar, 2 milyar -bugünkü mevcut borcun üzerine- koyarak. Halkın beklentisi bu değil, televizyonlarının başında oturanların beklentisi bu değil. Bunu düzeltmek yine Meclisin elindedir. Gerçekten, bu tasarının, bu yasanın halkın lehine, Bağ-Kurlunun lehine çıkmasını istiyorsak, hepinizin bölgelerinde sorulduğunda, gerçekten sevindirici bir haber olarak vermeyi düşünüyor iseniz, Komisyondan, yani Plan ve Bütçeden geçtiği şekliyle bunun düzeltilmesi gerekli.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 14 Şubat 2006