10/104 gediz havzası ile ilgili
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 108. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Mayıs 2006 · 870 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Ören (CHP), 30 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 10/104 GEDİZ HAVZASI İLE İLGİLİ); konuşma 870 kelime.
Hasan Ören (CHP, Manisa). “10/104 gediz havzası ile ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 30 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-oren-22-2006-05-30-10-104-gediz-havzasi-ile-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN ÖREN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; CHP Grubunun önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum.
Gediz Havzasıyla ilgili, 2003 tarihinde, bir araştırma önergesi vermiştim. Gerçekten, o zamanlar yeni milletvekiliydik; Manisa'nın, Kütahya'nın, Uşak'ın ve İzmir'in çok önemli sorunu olan Gediz Havzasıyla ilgili, milletvekilliğimin başlamasıyla beraber, bir araştırma önergesini Meclis Başkanlığına vermiştim. Ne yazık ki, aradan üç yıl geçmesine rağmen gündeme alınmadı. Grup Başkanlarımıza giderek bunun gündeme alınmasıyla ilgili ricada bulundum ve bugün Meclisin gündemine getirildi. Ben inanıyorum ki, Adalet ve Kalkınma Partisi de bu konuda duyarlılığını gösterecek ve bu araştırma önergesiyle ilgili lehinde oy kullanarak komisyonun kurulmasına katkı sağlayacaktır. Çünkü, biz, bununla ilgili, Manisa'da, İzmir'de birçok kanalda Manisa milletvekili arkadaşlarımızla beraber ciddî tartışmalar içerisine girdik. Manisa milletvekillerimizin de isteği ve arzusu bu araştırma önergesinin Meclisten geçerek komisyonun kurulması lehindedir.
Bu televizyon konuşmalarında, gerçekten, Manisa milletvekillerimiz, samimî ise -ki, samimî olduklarına içten inanıyorum- sizlerin arasında Gediz Havzasıyla ilgili gerçekleri anlatırlar, Gediz Havzasının ne olduğunu sizlere söylerler. Biraz sonra bu komisyonla ilgili yapılacak oylamada Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun da, lehinde oy kullanarak, bir an önce komisyonun kurulmasında yarar vardır.
Değerli arkadaşlarım, 401 kilometre uzunluğunda, 4 ili birbirine bağlayan bir nehir; Kütahya-Gediz'den başlayıp Menemen'de Körfeze dökülen ve üzerinde Uşak, Manisa olan, Türkiye'nin en verimli topraklarına sahip Manisa'nın can damarı, ne yazık ki, yıllardan beri sanki kanserli bir hasta gibi Gediz Nehri ölmektedir. Gerekçesine gelince, geçmiş dönemlerde yapılan yanlış uygulamalar, atıkların Gediz Nehrine boşalmasından dolayı, Gediz Nehri, şu an, kanserli bir toprak haline gelmiştir. Gediz'le ilgili yapılan araştırmalarda, bugüne kadar il özel idarelerinin veya diğer grupların yaptığı değişik araştırmalar, bir türlü bir araya toplanıp, istenilen düzeyde Gediz'le ilgili sonuca ulaşılamamıştır.
Şimdi, bakınız, iki yönü var: Gediz Havzası, Türkiye'de yetişen ürünün en kaliteli yetiştiği havzalardan biridir; pamuk yetişir, üzüm yetişir, kayısı yetişir, şeftali yetişir ve en iyisi yetişir. Bugün dışarıya ihraç ettiğimiz üzümün, yani 300 000 000 dolarlık üzümün yetiştiği tek yer Manisa'dır, Gediz Havzasıdır ve burada, geçmiş dönemde, il özel idarelerinin, valiliklerin yanlış uygulamalarından kaynaklanan, kum ocaklarıyla ilgili çok fazlasıyla ruhsat verilmekten kaynaklanan, Gediz Nehrinin tabanının aşağıya düşmesinden dolayı şu an taban suları çekilerek, toprak çorak hale gelmektedir.
En önemli olaylardan birisi de, Kütahya'dan başlayıp Körfeze kadar giden bu güzergâh, bu 401 kilometrelik yolda hiçbir arıtmanın olmamasıdır; yani, Kütahya'daki bütün atıkların hepsi Gediz'e boşalır, Uşak'taki tabakhanelerin içerisindeki atıkların hepsi Gediz'e boşalır. Manisa'ya geldiğinizde, Manisa'da Selendi, Kula, Alaşehir, Salihli, Ahmetli, Turgutlu, Manisa, bütün atıklarının hiçbir şekilde arıtması olmadığından dolayı, bütün hepsi Gediz Nehrine iner. Bu saydığım ilçelerin nüfusları 100-150 binden aşağı değildir. Buraya bütün şehrin atıkları, bütün sanayinin atıkları geldiğinden dolayı da, buradaki sulamayla ilgili, buradan akan suyla ilgili bütün atıklardan sular çekilerek, bu meyvelere, sebzelere verilir.
Değerli arkadaşlarım, tahmin ediyorum ki, bu araştırma önergesinin kabul edileceğini. Aklıma şu geliyor: Bu araştırma önergesi veya bunun dışındaki araştırma önergeleri acaba neden reddedilir? Yani, buradaki muhalefet-iktidarla ilgili "nasıl olsa reddedelim, bunu muhalefet getirdi" anlayışı veya "nasıl olsa reddedelim -tersi- bunu iktidar getirdi" anlayışına mı sığınmak gerekli?! Araştırma komisyonu kurulur ise acaba, gerçekten, Meclise, maddî yönden çok büyük bir külfet mi getiriyor; hiç tahmin etmiyorum.
Yani, milletvekillerimizin içinde olacağı bir komisyon, Gediz'le ilgili, hem vatandaşın içerisine girerek, köylüyle iç içe olarak, bu 401 kilometrelik mesafedeki Gediz Nehrini incelemiş olsa, birinci sınıf topraklara sahip olan Manisa'nın bize miras bırakılan bu toprakları, sağlam, sağlıklı toprakları, biz, kanserli olarak gelecek çocuklarımıza miras bırakacağımızı düşünerek, bu araştırma komisyonuyla beraber, burada bir fizibilite raporu hazırlamış olsak ve bütün belediyelerimize, bütün isteyenlere bu Meclis raporunu sunmuş olsak…
Biliyorsunuz, çevre kirliliğiyle ilgili dünya çok duyarlı hale geldi. Gelişmiş ülkelerde fonlardan, çevre kirliliğiyle, çevreyle ilgili büyük bir kaynak var; ama, Meclisin bu araştırma komisyonu, gerçek olarak bütün bilgileri toplayarak, il genel meclisindeki, İzmir'deki, her taraftaki bilgileri toplayarak bir rapor haline gelirse, ben inanıyorum ki, bugün AKP'nin elinde olan Turgutlu Belediye Başkanı, CHP'nin elinde olan Salihli Belediye Başkanı bu imkânlardan yararlanarak, şehrinin arıtma tesisiyle ilgili bir kredi bulma, altyapısını oluşturmayla ilgili, gerçekten, iyi işler yapacaklardır.
Değerli arkadaşlarım, bakınız, bu atıkların hepsi, bu 401 kilometrelik mesafeden gelen atıkların hepsi Menemen'de Ege Denizine, Körfeze dökülüyor. Ege Denizinde, şu an, Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu, trilyonlarca parayla orayı temizleyeme çalışıyor.
Şimdi, geçenlerde, yine, bir beyanatı vardı: "1 katrilyon Türk Lirası veya YTL'yle 1 milyar YTL, Körfezin temizlenmesiyle ilgili para gitti." Eğer, bu atıklar, gerçekten, Gediz Nehrinden Körfeze dökülmemiş olsaydı, şimdi, Alsancak'ta, Menemen'de veya Kordon'da denize girme imkânı olacaktı. Bizim, 1 lira harcayıp 1 000 lirayı kurtarabileceğimiz bir araştırma komisyonunu acilen kurmamız gerekli; eğer bunu kurarsak, bilin ki, İzmir'in o Körfezi de temizlenmiş olacak, bu dertlerin hepsi, önümüzdeki yıllarda, her şeyiyle halledilmiş olacak. Bunu yapabilmenin koşulu belli. Bunu yapabilmenin koşulu, muhalefet ve iktidar, hiç olmazsa bu konularda, hiçbir yükümlülük getirmeyen, bölgedeki insanın arzuladığı, beklediği, gelecekle ilgili, çocuklarıyla ilgili, kazançları sağlayacakları topraklarla ilgili tedbirlerin alınmasını istiyor.
Ben, buradan, yine sesleniyorum, Adalet ve Kalkınma Partisinin Manisalı milletvekillerine sesleniyorum, değerli dostlarıma, arkadaşlarıma sesleniyorum: Ege TV'de, E TV'de söylediklerinizi lütfen unutmayın. Bunu Manisa'da herkes dinliyor, bunu Uşak'ta dinliyor, bunu İzmir'de herkes izliyor. Bu konuda, lütfen, muhalefet-iktidar kavgası içerisine girip bu araştırma önergesini lütfen reddetmeyin. Bu komisyonun kurulmasıyla ilgili, lütfen, kabul oyu verin. Bu verilecek oylar, 1 260 000 insanın yaşadığı Manisa için, Uşak için, Kütahya için ve en önemlisi büyükşehir olan İzmir için çok önemlidir.
Ben, buradaki arkadaşlarıma, son sözlerim olarak, bu araştırma önergemize destek vermelerini istiyorum; hepinize saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 30 Mayıs 2006