Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Şırnak Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 94. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Haziran 2019 · 404 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Özgüneş (Halkların Demokratik Partisi), 26 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 404 kelime.
Hasan Özgüneş (Halkların Demokratik Partisi, Şırnak). “Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ozgunes-27-2019-06-26-bazi-kanunlarda-ve-652-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-ya (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79053
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bir seçim sürecini yaşadık. Şırnak ve ilçelerini birçok, Kürt halkının yoğunlukta yaşadığı illerde AKP Hükûmeti asker, polis taşıyarak -özellikle Şırnak’a- en küçük ilçelere bile 2 bin, 3 bin kişi taşıyarak zorla, hileişeriyeyle aldılar ama biz de İstanbul’u aldık. Şırnak’ı kaybetmemiz bize bir dert oldu ama Antalya’yı, Mersin’i, Adana’yı, Yalova’yı, Ardahan’ı, İzmir’i, İstanbul’u da size kaybettirerek size büyük bir ders ve büyük bir dert bıraktık.
Değerli arkadaşlar, şimdi millî eğitim sisteminin kanunlarını tartışıyoruz. Şu an çıraklık, çocuk işçiliğini özel sektöre devretme konusu üzerinde bir şeyler söylemek istiyorum. Ayrıca, Türk millî eğitim sistemi deve misali gibi. Ben kendim öğretmenim, EĞİTİM SEN’in kurucusu idim, öğretmenlikten gelmeyim. Biz hep şunu savunurduk: Bilimsel, demokratik, laik, ana dilde eğitim.
Eğitim, bireyin zihninde ve davranışında değişiklik yaratma felsefesidir, etkinliğidir. Bugün Türkiye’deki eğitim sistemi aslında bu söylediğimiz temel özelliklerden uzak; toplumu âdeta bir avuç egemen, devlet hayranı, devleti kutsayan bürokratlara ayak yapma projesi hâline dönüştürmüştür. Hani, bir zamanlar “başlar ve ayaklar” deniliyordu ya; işte bir avuç baş, toplumu kendisine ayak yapıyor. Yetişkinler yetmedi, öyle anlaşılıyor ki çocuklara da el atmak gerekiyor çünkü ekonomi çökmüş, bizim beyefendiler, egemenler artık yeterince üretemiyorlar.
Şimdi, değerli arkadaşlar, AKP Hükûmeti aslında Millî Eğitim Bakanlığını milleti ilerletme, çağdaşlaştırma, ileriye götürme bakanlığından ziyade toplumu geriye götürme bakanlığına dönüştürdü. İşte, toplumların başına gelebilecek en büyük felaket budur. Bugün okullardaki tecavüzleri görüyoruz, Kur’an kurslarındaki tecavüzleri. Bu kadar hırsızlık, bu kadar eğitimsizlik, ahlaksızlık bunun ürünü işte.
Şimdi “bilimsel, demokratik, özgürlükçü eğitim” dedik arkadaşlar. Türkiye’de bilim üreten üniversiteler var mı gerçekten? Sizin aklınızda, üretilmiş bir şey var mı? Avrupalılar üretiyor, biz kullanmasını bilmiyoruz. “Demokrasi” diyoruz; Türkiye’de demokrasi öldürülmüştür, Fatiha’yı okudunuz. “Özgürlük” diyoruz, zaten özgürlük yok. Laiklikten bahsediyoruz, Türkiye'de laikliği Sünni mezhebe, camilere sıkıştırdınız, onun dışında yok, devletin güdümüne alınmış, diğer bütün inançlar reddedilmiştir.
Ana dilde eğitim… Cumhurbaşkanımız Almanya’da ne dedi? “Ana dilde eğitim yapmamak suçtur, insanlık suçudur.” dedi. Şimdi, değerli AKP’liler, siz niçin insanlık suçu işliyorsunuz bu ülkede? Sizin başkanınız söyledi yani. Şimdi, bu suçtan vazgeçin. Türkiye, bir mozaiktir, halkların bahçesidir; Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Arap’ıyla şuyuyla buyuyla var. Şu an Suriye’den gelen göçmen kardeşlerimizin bütün dükkânları Arapça levhalarla dolu, saygı duyuyoruz, helal olsun diyoruz, bütün halkların kimlikleriyle yaşamasını saygı ve sevinçle karşılıyoruz ama Kürt halkı, bu ülkenin kurucusu, beş bin yıldır kimliğiyle bu ülkede, bu topraklarda yaşıyor, siz çocukların kendi ismini kullanmasını kabul etmiyorsunuz. Levhaların peşine düşmüşsünüz, düşürüyorsunuz. Ayıp değil mi? Gerçekten ayıp değil mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 26 Haziran 2019