Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi münasebetiyle
Şırnak Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Mart 2020 · 459 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Özgüneş (Halkların Demokratik Partisi), 5 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 459 kelime.
Hasan Özgüneş (Halkların Demokratik Partisi, Şırnak). “Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ozgunes-27-2020-03-05-urun-guvenligi-ve-teknik-duzenlemeler-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86245
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 173 sıra sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi’nin 16’ncı maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum.
Bundan önce, izninizle, bir şeyi söylemek istiyorum değerli arkadaşlar. Yani iki gündür yaşadıklarımız ortada. Türkçede bir söz var “Balık baştan kokar.” diye. Şimdi, ülkenin en yüce mekânı olarak biliniyor burası, her çıkan arkadaş da söylüyor. Şimdi, burada “sayın” diyoruz “değerli” diyoruz ama “sayın”ı da “değerli arkadaşlığı” da tekme tokadın, postalların altında ezdik.
Değerli arkadaşlar, vekiller bunu yaparsa biz topluma ne diyeceğiz? Bu ne zamana kadar böyle sürecek? Benim bir önerim var: Herkes gitsin, akşam evde otursun, kendi kendine bir söz versin “Ben, bundan sonra bu Mecliste hakareti de terk ediyorum, yumruğu da tokadı da tekmeyi de terk ediyorum.” diye. Bunu yapmadığımız müddetçe, söylemlerin hiçbir hükmü kalmaz; kavga, tekme tokat, savaş kültürü her tarafa yayılır.
Değerli arkadaşlar, şimdi, bu maddeyi partimizin değerli vekilleri bir bütün olarak değerlendirdiler. Ben, izninizle, Şırnak’ın bazı temel sorunları üzerinde durmak istiyorum. Türkiye genelinde, deve misali, onun kamburları gibi, sorunlar çok ama Şırnak en çok kamburu olan ilimiz problemleri itibarıyla. Arkadaşlar, Habur Sınır Kapısı’nda bu corona virüsü nedeniyle alınan tedbirler, gerçekten, bir drama, bir trajediye dönüşmüş durumda. Aldığımız bilgiye göre, 20 bin araba orada mahsur kalmış. Sağlık tedbirlerinin en üst düzeyde alınmasına biz taraftarız ama oradaki sıkıntıların… Aldığımız bilgiye göre, diyorlar ki: “Günde 50 şoför geçebiliyor.” O taraftan ya da bu taraftan geçebiliyor. Şoförler zaten bırakılmıyor, Irak şoförlerine araba teslim ediliyor. Dolayısıyla talebimiz, bir an önce bu sıkıntının giderilmesi.
İkinci bir mesele, değerli arkadaşlar, Şırnak’ın yol sorunları. Gerçekten, bu sene itibarıyla iki yerde yollar -güya- yeni tamir edildi ama inanın ki yirmi dört saat içerisinde tekrar çukurlara dönüştü oradaki ihalelerdeki sahtekârlıklar yüzünden. Burada bir denetim yok mudur? Cizre-Silopi-Habur yolu berbat, Cizre-Şırnak-Uludere-Beytüşşebap yolundan geçilmiyor. Uludere Uzungeçit beldesi-Beytüşşebap yolundan geçilmiyor. Cizre-Güçlükonak yolu sırat köprüsü gibi. Cizre-Kumçatı yolu bu sene yapıldı; yine, her tarafı çukur. Şimdi, değerli arkadaşlar, bunlar denetlenmelidir bir an önce ve bu halka bu kadar zulüm edilmemelidir. Bakın, inanın ki geçen gün 2 arkadaşımızın arabalarının tekerleri çukurlardan dolayı patladı. Her gittiğimiz yerden teker patlamadan geri dönmüyoruz.
Diğer bir konu: Değerli arkadaşlar, sağlık sorunu Şırnak’ta had safhada. Gerçekten, oradaki hastaneler sorunları çözmekten uzak ve bir aile hekimliği pozisyonundadır yani sevk ediyorlar sağa sola. Dolayısıyla bir bölge hastanesinin derhâl yapılması bizim genel talebimizdir.
Diğer bir konu: Değerli arkadaşlar, son zamanlarda fuhuş ve uyuşturucu artmıştır; bunların denetimi yok. Çok izleme merkezi yok çocuklar açısından; alkol ve madde bağımlılığı tedavi ve eğitim merkezi kurulmuş, doktoru yok.
İntihar vakaları her yerde olduğu gibi Şırnak’ta da var ki bizim toplumumuz ahlaki, moral değeri yüksek olan bir toplum ama açlıktan bugünlerde kaç insanımızı intiharlar sonucu kaybettik.
Değerli arkadaşlar, keyfî şekilde bir DEDAŞ terörü var Şırnak’ta. Yani halkımızın harcamadığı elektriğe ceza yazılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
85 konuşma daha · 5 Mart 2020