İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 4. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 4. Birleşim · 6. yasama yılı · 6 Ekim 2022 · 399 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Özgüneş (Halkların Demokratik Partisi), 6 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 399 kelime.

Hasan Özgüneş (Halkların Demokratik Partisi, Şırnak). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ozgunes-27-2022-10-06-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109399

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Özgür basın susturulamaz. Özgür basın susturulamaz.

Evet, bir sansür kanununu tartışıyoruz, bir de AKP’li arkadaşlar Avrupa’yı örnek veriyorlar, orada da var, o hâlde bizde de olmalı. Şimdi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa uçtu gitti demokrasi, özgürlük, hukuk alanında. Bu, şuna benzer: Mercedes ile at arabasını yarıştırmak. Bizim durumumuz at arabası konumudur, onun için Avrupa’yı, Amerika’yı bırakın, Türkiye’ye bakın.

Şimdi, özgürlükçü olmayan devletler, hukuku esas almayan devletler ve iktidarlar gelenekçi, muhafazakar geçmişe dayanırlar, biraz da Machiavelli’yi taklit ederler ya da esas alırlar çünkü Machiavelli diyor ki: “İktidarda kalabilmek için her davranış mübahtır.”

Şimdi, Türkiye tarihine baktığımızda, Osmanlı’ya doğru da gittiğimizde şunu açıkça görüyoruz: Gerçeklerden bir korkma vardır, aydınlıktan korkma vardır, demokrasiden korkma vardır, özgürlük ve adaletten korkma vardır, muhalif sesten korkma vardır. Onun için, bugün, AKP her taraftan korkuyor çünkü kaybediyor.

Osmanlı'da ilk basın yasağı Abdülaziz'le başlar, 1857 Matbuat Nizamnamesi’yle gelmiştir. Abdülhamit, istibdat dönemi, ona karşı hürriyet sesleri yükselirdi, ilk sansürü Agâh Efendi’nin çıkardığı Tercümân-ı Ahval’e karşı kullanmıştır ve birçok gazete kapatılmış, sansür edilmiştir. İttihat ve Terakkiye geldiğimizde, Hasan Fehmi Bey, Ahmet Sami Bey, Zeki Bey gazeteci olarak katledilmiştir yani siz ya kanunla susturursunuz ya bastırırsınız ya bu geleneğin devamcısı olarak katledersiniz, maalesef öyle bir şey.

Takrir-i Sükûn dönemini çok iyi biliyoruz. Velid Ebüzziya, Ahmet Emin, Eşref Edip, Suphi Nuri, Fevzi Lütfi, İsmail Müştak istiklal mahkemesine sevk edilmişlerdi; bunlar da gazeteci. İkinci Dünya Savaşı'nda sadece Anadolu Ajansının haberleri esas alınmış, bugün siz aynı şeyi yapmak istiyorsunuz. Yüzde 95 ele geçirmişsiniz bütün basın-yayını. Akademisyenleri, gazetecileri, trolleri çalıştırıyorsunuz; her gün tonlarca, torbalarca yalan söylüyorsunuz, eğer bir muhalif bir şey söylüyorsa ona da göz dikmişsiniz. Demokratik Partiye geldiğimizde, 2.300’ü aşkın dava açılmış gazeteciler üzerine. 12 Mart da aynıydı, 12 Eylül de. 3 bin gazeteci yazar ve yayımcı yargılanmıştır. 2 binin üzerinde basın davası açılmış -çalışanlar- 5 binin üzerinde insana ceza verilmiştir. Şimdi, Gazeteciler Cemiyetine göre 90’lı yıllarda... Şimdi gelenekten bahsediyoruz. Ahmet Taner Kışlalı’yı kim öldürdü, Uğur Mumcu’yu kim öldürdü, Turan Dursun’u kim öldürdü, Musa Anter’i ve 27 Kürt gazeteciyi kim öldürdü? Toplamda 37 gazeteci öldürülmüş, bunlar Türkiye’nin aydınlık yüzüydü. İşte, aydınlık yüze düşmanlık edenler ve korkanlar sadece kanunlara sığınmazlar, karanlık güçleri de devreye koyarlar; bu tarihte böyledir. Özgür Gündem’in binasını 90’larda bombaladılar mı? Bombaladılar. Çalışanı katledildi. 27 faili meçhul cinayet gerçekleştirildi bu ekol üzerine. Dolayısıyla 580 gazetenin 486’sına dava açıldı, çalışanlarına yüz kırk yedi yıl hapis istendi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 6 Ekim 2022

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook