Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ocak 2008 · 259 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 259 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-7 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli üyeler; Sayın İçişleri Bakanımız da burada, özellikle vurgulamak istedim. Türkiye’den sınır dışı edilenler, İçişleri Bakanının hususi müsaadesi alınmadıkça Türkiye’ye dönemezler. Bunlara “non person kişiler” denir. Bu, dış işleri, hariciye, emniyet ve Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde bu tür uygulamalar var. Şimdi, bunlardan başka ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suçtan dolayı Türkiye’de mahkûm olmuş ve cezası çektirilerek sınır dışı edilmiş olanlar, bir tek transit geçişlerine izin veriliyor. Burada, sorun, mantıksal olarak şu: 12 Eylül’de siyasi mülteci olarak sağdan, soldan birçok insan yurt dışına gitmek zorunda kaldı ve bu gidenlerle ilgili İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü yurda girişi yasaktır şeklinde kararlar veriyor. Bu yurda girişi yasaktır şeklinde verilen kararlar var. Sınır dışı edilenlerle ilgili verilenler var. Örneğin, en son Uluslararası Af Örgütü Temsilcisi Jonathan ile ilgili ve daha başka yabancılarla ilgili verilen sınır dışı edilme kararı daha sonra da kaldırıldı.
Şimdi, bu tür idari mercilerce verilen kararlarda şuna çok dikkat etmek gerekiyor: İçişleri Bakanlığının kullandığı bu takdir yetkisi şüphesiz idare mahkemesinin yargı yetkisindedir ama, örneğin bir kişinin 1969 yılında 1 Mayısta törene katıldığı için Stockholm’de, Türkiye’ye girişi yasaklanıyorsa aradan kırk yıl geçtikten sonra, ki cinayet işlese birisi müruru zamana uğrar, yani hangi suçu işlerse işlesin müeyyideleriyle ortadan kalkar. Buna rağmen sınır dışı edilme ve alınmalarda bu tür hükümler eski yasa ve yönetmeliklere göre veriliyorsa artık bunlara gerek olmadığını düşünüyoruz. Yeni Türk Ceza Kanunu, temel ceza kanunu esas alınarak yargı kararıyla bu yasaklar konabilir, yargı kararı dışında bu tür yasakların konmaması gerekiyor.
Bu madde, gereksiz bir maddedir; bunun, bu nedenle kaldırılmasını talep ediyoruz.
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 9 Ocak 2008