Kamu ihale kanunu ile kamu ihale sözleşmesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.253)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 19. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Kasım 2008 · 494 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 19 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU İHALE KANUNU İLE KAMU İHALE SÖZLEŞMESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.253)); konuşma 494 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Kamu ihale kanunu ile kamu ihale sözleşmesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.253)”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-11-19-kamu-ihale-kanunu-ile-kamu-ihale-sozlesmesi-kanununda-degisiklik-yapil (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında Bütçe Komisyonu çalışmalarından dolayı fırsat bulamadığımız bu tasarıda bir önceki madde üzerinde konuşmak istiyordum ve bir hususa dikkat çekmek istiyordum.
Avukatlık hizmetleri konusunda, Türk ve yabancı uyruklu avukatlardan hizmet alımlarıyla ilgili, fikrî ve sınai haklar mülkiyet yasası geçti ki bu konuda daha önce geçen maddeler ve bundan sonra geçecek maddeler, doğrusu yasa tasarısının sistematik olmaması, 15 kez değişen İhale Kanunu’nun çarpık bir yeni mevzuat olarak karmaşa yaratacağı kaygısını taşıyorum.
Şimdi, İhale Kanunu’yla bugüne kadar Maliye Bakanlığı dışarıdan avukat hizmeti yararlanmasında ihale açtığı konusunda bir tek örnek gösterirse bizi ikna ederler, “bir tek örnek” diyorum. Bir tek örneği yok avukatların yabancı, fikrî, sınai haklarda. İşte bor madeni Avrupa Birliğinin yasak listesine alınıyor. Dünya Ticaret Örgütü nezdinde haklarımızı savunacağız. Bırakın onu, TMSF’nin yetkisini bu Yasa’yla aldık, Bakanlar Kuruluna verdik. TMSF’nin davalı olduğu, uluslararası tahkimde olan davalar var. Bırakın onu, Avrupa Mahkemesinde davalar var. Onu bırakın, Uluslararası Ceza Mahkemesine taraf olacağız yakında.
Geçmiş icraatına bakıyoruz hükûmetlerin: 2002 AKP dönemi öncesinde de sonrasında da yani 2002’den 2008’e kadar da avukat hizmetleri konusunda Türkiye'nin hiçbir standartlı ihalesi olmamıştır. Gitmiştir, Dışişleri Bakanlığı kanalıyla konuştuğu bir avukattan direkt avukatlık hizmetini üstlenmesi istenmiş, bu konuda ne kadar ücret ödendiği, ne sözleşme yapıldığı konusunda da kamuoyuna bir tek kelimeyle bilgi verilmemiştir.
Bunun örneklerini iki konuda vermek istiyorum: Bir, Heribert Gulsanck Avrupa Konseyinde uzun yıllar görev yapan bir hukukçuydu. Parti kapatma davalarında Türkiye, TBKP davasında Hükûmet avukat olarak tutmuştu. Bunu çok defa ben dile getirdim, nasıl bir sözleşme yapıldığını öğrenemedim. AKP dönemine geldiğimiz zaman, AKP hükûmetleri döneminde Avrupa Mahkemesinde Spınoza avukat olarak tutuldu; ne kadar ücret ödendiğini, nasıl tutulduğunu, nasıl bir ihale yapıldığını öğrenemedim.
İhalesiz yapılan bu işlerle ilgili olarak bu hükmün konulması neyi değiştirecektir? Hiçbir şeyi. Bu hükmün konulması bir değişiklik yaratıyor mu? Yaratmıyor. Yine, aynı şekilde ilan süreleriyle ilgili rakamların değiştirilmesi, ihalenin doğru ve adil olduğunu koyacak mı ortaya? Koymayacak. Şimdi böyle bir durumda, ilerleme raporuna baktığımız zaman yolsuzlukla mücadele politikası konusunda, aslında 60’ıncı Hükûmetin de geldiği noktada nasıl yerinde saydığını gösteriyor.
“Türkiye, GRECO’nun 2005 yılı ilk ve ikinci ortak değerlendirme raporlarında yapılan tavsiyelerin üçte 1’ini uygulamaya koymuştur.” deniliyor yani üçte 2’si konulamamıştır. “Türkiye’nin mevcut yolsuzlukla mücadele mevzuatının hayata geçirilmesinde gösterdiği çabalara, kanun uygulayıcıları için yolsuzlukların ortaya çıkarılması ve soruşturulması konularında eğitim, el koyma ve müsadere konularında rehber ilkeler benimsenmesi ve yolsuzlukla mücadelede alınan tedbirlerin etkilerinin denetimi konusunda sistemler geliştirilmesi örnek olarak gösterilebilir.” diyor. Hükûmetin kapsamlı bir yolsuzlukla mücadele stratejisi hazırlayamaması eleştiri konusudur. “Bu alanda politika belirleme konusunda yeterli siyasi destek alınamamıştır.” deniliyor. Hâl böyleyken, özellikle gayrimenkul şirketleri, yerel yönetimler ve üniversitelerin adlarının karıştığı yolsuzluk dosyalarının artması karşısında…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kaplan, devam edin.
HASİP KAPLAN (Devamla)… şunu ifade etmek istiyoruz ki: Bu mevcut Kamu İhale Kanunu’yla bu çarpıklıkları, bu hastalıkları, bu yolsuzlukları düzeltmek mümkün değildir. Bu nedenle biz, başından beri muhalif olduğumuz Kamu İhale Yasa Tasarısı’nın, söz konusu maddesinin metinde bir fazlalık olduğunu düşünüyoruz, bu nedenle çıkarılması yönünde önerge verdik.
Saygılarımla. (DTP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 19 Kasım 2008