İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 137. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu ihale sözleşmeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:273)

Hikmet Erenkaya

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 137. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Temmuz 2008 · 982 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hikmet Erenkaya (CHP), 30 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:273)); konuşma 982 kelime.

Hikmet Erenkaya (CHP, Kocaeli). “Kamu ihale sözleşmeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:273)”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hikmet-erenkaya-23-2008-07-30-kamu-ihale-sozlesmeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ta (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HİKMET ERENKAYA (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan kanunun 1’inci maddesinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi adına sizleri en içten saygılarımla selamlıyorum.

Ayrıca, İstanbul’da Göngören’de haince yapılan bir saldırı sonucu 18 vatandaşımızı kaybettik, 156 vatandaşımız da yaralandı. Öncelikle bu hain saldırıyı yapanları nefretle kınıyorum, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum ve yaralı vatandaşlarımıza da acilen şifalar diliyoruz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, şu anda iki maddelik Kamu İhale Kanunu’yla ilgili görüşmeler yapılmaktadır. Özellikle şunu ifade edeyim: Bu kanun tasarısı, çok acele bir şekilde hazırlanmış ve gündeme gelmiş bir kanun tasarısıdır. Özellikle tasarıyı incelediğimizde, her ne kadar içerisinde olumlu anlamda düşünceler varsa da olumsuz anlamda da düşüncelerin olduğunu burada belirtmek istiyorum. Ancak bu kanun tasarısıyla, inşaat sektörümüzdeki, inşaat dalındaki iş yapan müteahhitlerimizin, vatandaşlarımızın bir bölümünü noktasal olarak rahatlatacağının düşüncesinde olduğumu belirtmek istiyorum. Ama genel anlamda baktığımızda, inşaat sektörünü sadece dünyadaki olan gelişmelere bağlamanın doğru olmadığını, burada Hükûmetimizin de belirli bir yanlışlıklar içerisinde olduğunu söylemek istiyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, özellikle, bugün görüşülmekte olan kanunla birlikte inşaat sektöründeki bir bölüm insanın rahatlaması yanında, özellikle, bu enflasyonla ilgili, bu fiyat artışlarıyla ilgili etkilenen milyonlarca insanımızın olduğunu da belirtmek istiyorum. Siz burada çıkardığınız kanunla bu insanların bir bölümünü rahatlatırsınız ancak o ezilen insanların, yani emeklinin, memurun, işçinin, köylünün, enflasyondan olan etkilenmesini, nasıl halledilmesi gerektiğini de burada söylemek durumundasınız. Ayrıca, sadece kamu alanında yapılan ihalelere uygulanacak fiyat farklarında, diğer anlamda, Hükûmetinize güvenerek inşaat dalında inşaat yapan özel sektördeki insanlarımızın ne yapması gerektiğini de burada açıklamak durumundasınız. Çünkü onlar da sizin daha önce vermiş olduğunuz taahhütlere dayanarak, daha önce vermiş olduğunuz bilgilere dayanarak iş yapmışlardır, inşaat sektöründe işlemlerini devam ettirmektedirler. Onların da bu global krizden etkilendiğini söylemek istiyorum. Bunlarla ilgili düşüncelerin de burada açıklanmasını istiyoruz.

Değerli arkadaşlar, tabii, bunu burada sizlere söylemek istiyorum: Bu enflasyon farkından etkilenen insanların acaba bu fiyat farklarını ne şekilde halledeceksiniz? Yoksa, daha önce yaptığınız gibi, ekonomik krizden etkilenen, asgari ücret seviyesinde çalışan ve şu anda sıkıntıda olan vatandaşlarımıza erzak, kömür yardımı yaparak bugünlere geldiniz, bugünden sonra onların acaba yine bu farklarını erzak, kömür dağıtarak mı yapma durumunda olacaksınız? Bunun da aydınlanmasını istiyoruz.

Yine en önemli bir konu, özellikle TOKİ’yle belediyelerin yapmış olduğu inşaatlara değinmek istiyorum. Mesleğim olması itibarıyla şurada milletvekillerinin huzurunda, özellikle iktidar milletvekillerinin huzurunda şunu belirtmek istiyorum ve Sayın Bakanım da burada: Şu anda gündem gereği iktidar ve muhalefet partilerindeki arkadaşlarımız TOKİ’yle ilgili belirli açıklamalar yaptılar. TOKİ şu anda bağımsız bir kurum olarak Türkiye’de istediğini yaptırabilen, istediği gibi çalışan bir kurum hâline gelmiştir. Özellikle deprem bölgeleriyle ilgili, deprem zamanında, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İşleri Daire Başkanlığıyla birlikte almış olduğumuz kararlar, imar planlarına işlediğimiz katlarla ilgili çalışmalarımız vardı. Ama, maalesef, TOKİ, bugün gelinen noktada, istediği bölgelerde istediği şekilde imar planları yaptırıp… Örnek vermek istiyorum: 1 numaralı parselde bir vatandaşımız bina yaptığı takdirde dört kat verilirken, maalesef TOKİ, on dört-on beş kata kadar kat yapma durumunda oluyor. Eğer, buna Deprem Yönetmeliği’ne göre bakıldığında, vatandaşın 1 numaralı parseli dört kat ise, 2 numaradaki TOKİ’nin parseli nasıl oluyor da on beş kat? Bunun da cevabının verilmesi lazım.

Ama, nedeni belli; özellikle TOKİ şu anda ticarete soyunmuştur. Tabii ki, ticaret çok güzel bir olay. Gerçekten ticarette para kazanmaya da başlamıştır. Özellikle reklamlar vererek… TOKİ’nin şu anda görevi yoksul insanlara ev yapması gerekirken, maalesef, artık zengin insanlara ve ekonomik geliri üst düzeyde olan insanlara konut yapma noktasında olduğunu hep birlikte görüyoruz. İstanbul’da, özellikle 500 milyar liralara, 600 milyar liralara kadar dairelerin satıldığını, Ataşehir bölgesinde de hep birlikte görüyoruz.

Belki sizlere, şu anda, Hükûmeti yönetenlere bu sıcak para, bu sıcak kaynak hoş gelebilir, yani o TOKİ’den kazanılan paralarla veyahut da kendi yandaşlarınıza vermiş olduğunuz müteahhitlerin katkılarıyla belirli işlerinizi, illegal işlerinizi çözmüş olabilirsiniz. Ama, sonuçta, burada ifade ediyorum -ki notlara da geçiyor- bunu böyle yapanlar, geçmiş dönemlerde yapanlar çok büyük hüsranlara uğramıştır.

Tabii, TOKİ burada bu kadar güzel kaynaklarla para kazanırken, büyükşehir belediyeleri durur mu? Onlar da kendi yasalarına göre, kendi kurallarına göre, onlar da konut işlerine soyunmuşlardır.

Burada, özellikle sayın milletvekillerime sormak istiyorum: Bir belediye yönetimi yapmış olduğu konutları reklamlarla satmaya kalkıyor, reklam bile verebiliyor. Aslında, kanunen, etik olarak bunun doğru olmadığını bilmemiz lazım. Aynı belediyeler, şu anda “kentsel dönüşüm” adı altında, tabii TOKİ’den gördükleri için, güzel kârları olduğu için, güzel imkânlar kendilerine sunulduğu için, kalemler elinde olduğu için imar planlarını istedikleri gibi yaptıkları için, maalesef, onlar da, aynı biraz evvel ifade ettiğim gibi -şimdi yeni bir moda gelişti büyükşehirlerde- “kentsel dönüşüm” adı altında, vatandaşlarımızın yerlerini satamama kaydını koydurarak orada “kentsel dönüşüm” adı altında bina yaptıklarını, konut yaptıklarını görüyoruz. Ancak aynı şu anda TOKİ’de olduğu gibi, biraz evvel belirttiğim gibi büyükşehir belediyelerinde de yapılan konutlara bakıldığında maalesef kentsel dönüşümle alakası yoktur. Bir örnek vermek istiyorum sizlere değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri: Özellikle “kentsel dönüşüm” adı altında istimlak ettikleri ve o garip vatandaşların kendi yerlerine -otuz yıllık, kırk yıllık, yüz yıllık yerlerine- binalarını yıktıkları yerlere maalesef belediyelerimizin müteahhitlerle anlaşarak kat karşılığı binalar yaptığını da görüyoruz. Şu anda, özellikle Sayın Hükûmete sormak istiyorum: Büyükşehir belediyeleri “kentsel dönüşüm” adı altında kaç tane –Türkiye genelindeki özellikle AKP’li büyükşehir belediyelerinden bahsediyorum- yoksul vatandaşa konut yapmıştır? Özellikle, TOKİ için de aynı şey geçerli. Şu anda revaçtaki, Türkiye’nin gündemindeki TOKİ, kaç tane yoksul vatandaşa ev yapmıştır? Bunun burada açıklanmasını istiyoruz.

Yine, ifade ettiğim gibi, belediyeler de aynı şekilde konuttan para kazanma eğilimine yönelmişlerdir…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Erenkaya, devam edin.

HİKMET ERENKAYA (Devamla)Değerli arkadaşlar, tabii, bu kanunun burada on dakikada eksiklerini, artılarını anlatmak mümkün değil ama şunu söylüyorum: Hükûmetiniz özellikle yoksulluk, yolsuzluk, aynı zamanda yasaklarla ilgili “3Y” ile yola çıkmıştır. Şu anda Hükûmetiniz bu kanunla ilgili ekonomide sınıfta kalmıştır, ekonomi yönetiminde sınıfta kalmıştır. Ancak şöyle bir gerçek var ki, beş buçuk yıllık iktidarınızda şu görülmüştür: Gerçekten, Başbakanımız dâhil olmak üzere öyle güzel bir kadro oluşturmuş ki AKP Grubunda, ekonomide yani Hükûmeti yönetme ekonomisinde sınıfta kalmasına rağmen, ticaretle siyaseti en iyi yönlendiren, en iyi yöneten hükûmet olarak tarihe geçecektir diyorum, hepinizi en içten saygılarımla, sevgilerimle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

60 konuşma daha · 30 Temmuz 2008

60 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook