İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

Hikmet Erenkaya

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 122. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Haziran 2008 · 1.076 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hikmet Erenkaya (CHP), 25 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 1.076 kelime.

Hikmet Erenkaya (CHP, Kocaeli). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hikmet-erenkaya-23-2008-06-25-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HİKMET ERENKAYA (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanunla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi en içten saygılarımla selamlıyorum.

Bu kanuna bakıldığında, aslında gecikilmiş olarak göründüğü belli. Biraz evvel İçişleri Bakanımız da gerçekten dürüst bir şekilde itiraf etti. Özellikle yaklaşan yerel seçimlerde belediyelerimize, belediye başkanlarımıza kaynak aktarılıp o kendi bölgelerindeki vatandaşların hizmetlerini daha kolaylaştırma anlamında getirildiğini de sözle ifade etti.

Yine burada bizden evvel konuşan arkadaşlarımızı dinlediğimde, özellikle Hüseyin Bey arkadaşımızı, milletvekilimizi dinlediğimde, gerçekten öyle bir sunuş yaptı ki sanki biz Türkiye’de yaşamıyoruz, gelişmiş başka bir Avrupa ülkesinde yaşanmış gibi, AKP İktidarının 2002 yılından bu yana yaptıklarını, biraz da kâğıda yazmış, kâğıt üzerinden okudu, ama ben hiçbirini ne belediye başkanlığım döneminde ne de milletvekilliğim döneminde görme şansına sahip olamadım.

Yine şunu ifade etmek istiyorum huzurlarınızda: 2002 yılında AKP iktidar olduğunda ben de Kocaeli-İzmit Büyükşehir Belediye Başkanıydım. Gerçekten Başbakanımız 1994 yılında İstanbul Belediye Başkanı iken ben de İzmit’te, merkezde belediye başkanıydım. O Belediye Başkanı Başbakan olunca sevindik yani belediyelerin kaynakları, belediyelerin sıkıntıları ortadan kaldırılır diye. Ama maalesef 2002 yılında başlanılan çalışmalarda, AKP İktidarında belediyelerle ilgili en ufak bir çalışma olmadığı gibi, gelirlerinin de gerilediğini zaten benden önce konuşan sözcü arkadaşlarımız da ifade ettiler.

Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı iken… Burada söylemek istiyorum çünkü bu Parlamentoya geldiğimiz günden beri, Maliye Bakanımız başta olmak üzere, Başbakanımız başta olmak üzere, AKP’nin grup sözcüleri başta olmak üzere, devamlı belediyelere eşit davranıldığını ve belediyelerin siyasi ayrım yapılmadan haklarının verildiğini burada ifade ettiler. Bu yasa nedeniyle de aynı şeyleri sözcülerin söylediğini gördüm.

Burada net olarak ifade ediyorum huzurlarınızda: 2002 yılında, belediyelerin, özellikle Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin paylarının, on sekiz aylık belediye başkanlığım döneminde bir ay dahi tamamını alamadım. Bırakın yüzde 40’ını falan kesmeyi, tamamını, yani büyükşehir payının tamamını… Örnek olarak veriyorum. Yani 10 trilyon istihkakımız varsa, Maliye Bakanlığı tarafından 10 trilyonunun da kesildiğini burada ispat etmek durumundayım. Onun için -Maliye Bakanımız özellikle burada olsaydı kendisine de ifade edecektim, Başbakanımız da burada olsaydı kendisine ifade edecektim- on sekiz aylık dönem içerisinde -çok samimi duygularımla söylüyorum, belgeler ellerindedir- gelen istihkakımın tümünün, hiçbir gerekçe göstermeden, borçları gerekçe göstererek tümünün kesildiğini burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabii o dönem geçti.

Şimdi, bu kanunla ilgili… Özellikle, bu kanun, tabii çok acele olarak hazırlanmış. Kanunu okuduğumuz zaman, gerçekten, burada yapılması gerekenler de var. Bunu da kabul etmek lazım, bunun için de teşekkür ediyoruz. Özellikle illerdeki belediyelerimizin ve o illerdeki yaşayan vatandaşlarımızın yerel yönetimlerden alacakları hizmetlerden dolayı yapılacak bu pay artırımları katkı koyacaktır. Bu doğrudur ancak burada şunu da görmek lazım: Sadece para artırmanın belediyenin problemlerini çözmediğini… Burada, birlikte belediye başkanlığı yapmış olduğumuz arkadaşlarımız var.

Artı, bir özelliği de burada ifade etmek istiyorum: Ben, aynı zamanda hem ilçe belediye başkanlığı hem de Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptım. Yani, iki tarafta da bulundum. Özellikle geçmiş dönemlerde de bakıldığında hep büyükşehir belediyeleri kayırılmıştır, ilçe belediyeleri, il belediyeleri mağdur edilmiştir. Bunun burada -baktığımızda, gördüğümüzde- aynı şekilde, sizin döneminizde de aynen devam ettiğini burada görmekten de üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Yani, burada şimdi bir örnek vermek istiyorum sizlere: Kendi ilimizden, Kocaeli’nden Kandıra Belediyesi, ilçe belediyesi. Geçen ayki şeyini göndermiş belediye başkanımız bana. Tahakkuk eden rakam 162 milyar lira. Milletvekili arkadaşlarımızın özellikle dinlemesini istiyorum yani büyükşehirle ilçe belediyelerinin ne kadar farklı olduğunu. Bunun yüzde 10’u büyükşehir su kanal bedeli olarak kesiliyor otomatikman. Yine gelen paranın yüzde 35’i büyükşehir payı olarak kesiliyor ve toplamda baktığımızda 162 milyar lira olan Kandıra İlçe Belediyesinin geçen ayki tahakkuku 90 milyar lira olarak kendisine gelmiş oluyor. Yani 162 milyar liranın aşağı yukarı yüzde 50’si büyükşehir belediyesine kesilmiş oluyor.

Yani burada yine kanun tasarısına baktığımızda, yine yüzde 30’a düşürüldü, yüzde 35 kesilen pay yüzde 30 olarak gerçekleşti. Biz de diyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi olarak -Nihat Başkanla da görüştük, aynı dönemde belediye başkanlığı yaptık- yani bunu yüzde 20’lere çekelim, yüzde 25’lere çekelim yani ilçe belediyelerimiz de rahatlamış olsun. Çünkü burada içimizde gerçekten bunu yapan belediye başkanlarımız bilirler: Para sıcaktır. Aynı partiden olsanız dâhi, para kasanıza girdiği zaman başka bir belediyeye onu aktarma şansınız olamaz.

Yani şimdi diyor ki yasada özellikle: İşte büyükşehir belediyeleri ilçe belediyelerinden kestikleri parayı hizmet olarak geriye döndürürler. Asla bunu zaman zaman görme şansınız olamaz. Yani büyükşehir belediye başkanının paşa gönlü isterse bunu yapma şansına sahip olur, istemezse yapma şansına sahip olmaz. Bunun zorlayıcı bir nedeni yoktur. Yani para kasasına girdikten sonra bir daha o ilçe belediyenin hizmetlerinde kullanma şansının olmadığını da hep birlikte görüyoruz.

Ben özellikle şunu ifade etmek istiyorum huzurlarınızda: Şimdi zaten bizim ülkemizde büyükşehir belediyesi, il belediyesi, belde belediyesi, ilçe belediyesi… Bir defa bunları bir düzenlememiz lazım. Yani burada yasada da koymuşlar, özellikle yasada da geçiyor, Avrupa ülkelerindeki yerel yönetim şartlarıyla bizim kendi ülkemizdeki yerel şartların arasında ne kadar fark olduğunu bütün milletvekili arkadaşlarım bilmektedirler. Yani bu anlamda bunu yeniden bir düzenlemek lazım.

Bir de yetkilerle ilgili, sadece geliri artırırken isterdik ki AKP Hükûmeti tarafından yetkilendirme noktasında da ilçe belediyelerinin yetkileri, büyükşehir belediyelerinin yetkileri, belde belediyelerinin yetkileri, il belediyelerinin yetkileri arasında da bir düzenlemenin yapılması gerektiğine inanıyorum. Yani parayı sadece aktarmanın, yani o gelirleri artırmanın bu sorunları çözmediğini hep birlikte biliyoruz ve bu kanunla da çözemeyeceğini burada gördüğümüzü ifade etmek istiyorum.

Özellikle bu paylarla ilgili yine bu kanunda -şimdi biraz evvel ifade ettim- yüzde 30’luk kesintinin yine büyükşehir belediyelerine yaradığını, diğer belediyelerin de mağdur olduğunu burada görüyoruz. Bunun da ileriki dönemlerde mutlaka değiştirilmesi gerektiğini burada ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yine, özellikle şunu da ifade etmek istiyorum huzurlarınızda: Şimdi, belediyelerimizin gelirleri artıkça, tabii, çalışma oranları da genişleyecektir. Hiçbir siyasi parti ayrımı yapmadan, bu yasada özellikle gelirler oranı kadar da yetki kısıtlaması, yani yetkilerinin kontrolü de yapılması gerektiğine inananlardan bir tanesiyim. Mesela, belediye başkanı olarak Parlamentoya geldik. Benim önerim şudur, eğer AKP Hükûmeti kendine gerçekten güveniyorsa -burada devamlı şeffaflıktan bahsettiğini, hiç ayırma yapmadığını söylüyorlar- şunu öneriyorum özellikle: Belediye başkanı buraya geldiği zaman, belediye başkanlığı görevinden sonra milletvekili olduğunda, onun dokunulmazlıklarının kaldırılması lazım. Yani kendi döneminde, belediye başkanlığı döneminde yapmış olduğu yolsuzluklar var ise, burada, milletvekilliğinden etkilenmeden, onun davaları devam etmek durumundadır, yani burada dokunulmazlık zırhı altına bürünmemelidir diye düşünüyorum. Yani, burada önerim şudur: Bu Parlamentonun içerisinde -CHP Grubunda da MHP Grubunda da AKP Grubunda da- belediye başkanlığından gelen arkadaşlarımız var. Bunlarla birlikte ortak bir önerge verelim. Mesela, Başbakanımız –bugün her yerde söyleniyor, burada, kürsülerde söyleniyor- belediye başkanlığından geldiği için, arkasında belirli dosyaları var ama o dosyalardan dolayı yargılanma şeyi yok. En azından, o da başta olmak üzere, hep birlikte bir önerge verelim veya bir kanun çıkartalım, belediye başkanlığından gelen arkadaşlarımız yapmış olduğu sorumluluklardan, Parlamentoda devam ederken de aynı şekilde yargılanmalarının önünün açılması gerektiğine inanıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 25 Haziran 2008

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook