İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Hikmet Yalım Halıcı

Isparta Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 74. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Mart 2026 · 484 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Hikmet Yalım Halıcı (CHP), 26 Mart 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 484 kelime.

Hikmet Yalım Halıcı (CHP, Isparta). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hikmet-yalim-halici-2026-03-26-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143455

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HİKMET YALIM HALICI (Isparta)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken, Katar'da meydana gelen askerî helikopter kazasında şehit olan Ispartalı hemşehrimiz Hava Savunma Binbaşımız Sinan Taştekin, ASELSAN personellerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can'a Allah'tan rahmet; kederli aileleri, sevenleri ve tüm milletimize başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifi iktidarın artık bir alışkanlık hâline getirdiği torba kanun yöntemiyle Meclise getirilmiştir. Oysa demokrasilerde torba kanun istisnai bir yöntemdir, siz ise bunu kural hâline getirerek Meclisi yani millet iradesini devre dışı bırakıyorsunuz. Bu anlamda, ilgili maddelerin çekilmesini doğru buluyoruz. Nitekim, kısa süre içinde aynı maddeleri tekrar tekrar değiştirmek zorunda kalıyorsunuz.

Yasalar sizin elinizde bir yapboz oyununa dönüşmüştür. Devlet ciddiyeti yapbozla olmaz, ülke yönetimi deneme tahtası değildir. Siz yasa yapmıyorsunuz, hatalarınızı torbaya doldurup millete sunuyorsunuz. Bunun adı açıktır; iş bilmezliktir, az iş, çok laf rejimidir ve tabii ki tek adam anlayışının bir sonucudur. İşte bu anlayış yüzünden bugün Türkiye gıda enflasyonunda zirvededir. Vatandaşımız savaş halindeki Ukrayna'dan, Rusya'dan, Suriye'den hatta bombalar altındaki İran'dan bile daha pahalı et tüketmek zorunda kalmaktadır. Halkımız en yüksek enerji faturalarını ödüyor, barınamıyor ve artık onurlu bir yaşam sürdürmekte de zorlanıyor.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz bu düzenleme 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında önemli bir paradigma değişikliği içeriyor. Elbette maddenin olumlu yönleri var, serbest bölgeler arasındaki ticareti canlandırabilir, rekabet gücünü artırabilir ancak göz ardı edilen çok ciddi riskler de var, en önemlisi şudur: Gerçek ihracat zayıflayabilir. Yurt dışına yapılan satış ile serbest bölge içi satışın aynı vergi avantajına sahip olması firmaları gerçek ihracat yerine bölge içi işlemlere yöneltebilir. Bu ise doğrudan vergi kaybı demektir. Serbest bölgelerdeki avantajlı yapı iç piyasadaki firmalara karşı haksız rekabet oluşturabilir. Bu durum doğru denetim mekanizmalarıyla denetlenirse güçlü bir teşvike dönüşebilir yoksa bir suistimal aracı olur. Zaten siz zenginden vergi almayan ama yükü dar gelirlinin sırtına bindiren bir anlayışa sahipsiniz. Bu yanlışlar dönüp dolaşıp, yine vatandaşın cebine fatura edilir. Hani Genel Başkanımız diyor ya: "Vergiyi Sümerler buldu, verginin vergisini de AKP." İşte bu, aynı anlayışın devamıdır, bununla da sınırlı değildir.

Bazı firmalar, hiçbir gerçek ekonomik değer üretmeden, sadece vergi avantajı için malları serbest bölgeler arasında dolaştırabilir. Bu da piyasa dengelerini bozabilir. Peki, bunlar dikkate alınıyor mu? Hayır. Muhalefet dinleniyor mu? Hayır. Ticaret odaları, vergi uzmanları, akademisyenler sürece dâhil edildi mi? Hayır. Oysa yapılması gereken çok açık; gerçek üretim ve katma değer şartı aranmalıdır, transfer fiyatlandırılması ise sıkı denetlenmelidir.

Burada kendi bölgem olan Isparta'ya da dikkat çekmek istiyorum: Isparta, bugün Batı Akdeniz'in en fakir ili hâline gelmiştir. Tarımıyla, bulunduğu yeriyle, insan kaynağıyla, doğal güzelliğiyle bu kadar zengin olmasına rağmen, bu derece yoksul bırakılan başka bir il yoktur herhâlde. Bölgenin ticaretini canlandıracak yollar ve otoyollar hâlâ tamamlanmamıştır. Bakınız, ilçelerde nüfus hızla azalmakta, gençler göç etmektedir. Don felaketi yaşayan çiftçilerimiz yeterli desteği alamadığı için üretimden kopmaktadır. Kaderine terk edilmiş Isparta'mıza destek olmak istiyorsanız Ticaret, Sanayi Odası önceliğinde, fizibilitesi tamamlanmış serbest bölge projemiz var; buna destek bekliyoruz, yatırımcı bekliyoruz. Unutmayın, Isparta kaybederse Türkiye kazanamaz.

Teşekkür eder, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 26 Mart 2026

Günün kaydı →
94 konuşmanın tamamı →