28 Şubat kararlarının 20'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 76. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Mart 2017 · 452 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüda Kaya (Halkların Demokratik Partisi), 1 Mart 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 28 Şubat kararlarının 20'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 452 kelime.
Hüda Kaya (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “28 Şubat kararlarının 20'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huda-kaya-26-2017-03-01-28-subat-kararlarinin-20-nci-yil-donumune-iliskin-gundem-disi-konusmas (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=58228
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HÜDA KAYA (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, normalde bu gündem dışını tabii daha önceden talep etmiştim ve dün için istemiştim fakat bugüne aksayınca -dün de 28 Şubat üzerine yoğun görüşmeler, konuşmalar yaptık- bugün gündem dışımı yine farklı bir perspektifle beş dakika da olsa değerlendirmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, AKP iktidarının üzerinden geçen on beş yılın sonunda bugün başörtülü kadın kamu çalışanlarımız var, başörtülü polisimiz var, askerimiz var ama kendimize bir soralım: Mutlu muyuz? Kazananlar başörtülüler mi oldu, Müslümanlar mı oldu? Maalesef koca bir “hayır” diyebiliriz ancak buna. Başörtüsü özgürlüğü gerçekleşti, evet ama vicdanımızı, erdemliliğimizi, adaletimizi ve buna benzer pek çok insani değerlerimizi kaybetmekle karşı karşıya kaldık. Peki, biz nerede hata yaptık değerli arkadaşlar, nerede kaybettik? Oysa biz diyorduk ki: Herkes için adalet, başörtüye özgürlük. İlkelerimize sahip çıkamadık değerli arkadaşlar. Başörtüsü özgür oldu ama “herkes için adalet” ilkesi unutuldu. Bugün başörtülü polis, asker var ama biz başörtüsü özgürlüğü tüm kamu çalışanları tarafından yaşanabilsin diye isterken başörtülü polisler masum sivil insanlara saldırsın, haksızca muamelede bulunsun, ellerine kelepçe vursun diye istememiştik. Bir Müslüman kadın olarak “herkes için adalet”ten vazgeçen kardeşlerim adına kahredici ve büyük bir üzüntü duyuyorum. Hani bizler rahmetli Rachel Corrie’nin dediği gibi şunu diyorduk yıllardır “Zalim bizdense ben bizden değilim.” diyorduk, bunu profillerimizde paylaşıyorduk. Hani biz şehadet yıl dönümünü 23 Şubatta geçirdiğimiz sevgili şehidimiz Metin Yüksel’in dediği gibi “Hakkı savunmak en büyük adalettir, ibadettir.” diyorduk ama bu sene onun şehadet yıldönümünü bile kutlayamadınız, farkında mısınız? Çünkü sebeplerini biliyorsunuz.
28 Şubat Parlamentosunda Merve Kavakcı olayı nasıl bir utanç sayfası olarak yerini aldıysa bugün, bu Parlamentoda Figen Yüksekdağ olayı da bir utanç olarak yerini almıştır değerli arkadaşlar.
SAİT YÜCE (Isparta)Alakası yok.
HÜDA KAYA (Devamla)Merve Kavakcı vatandaşlıktan çıkarılmıştı, Figen Yüksekdağ önce hapsedildi, sonra vekilliği elinden alındı. “Merve Kavakcı’nın adını ağzınıza almayın.” dedi dün değerli arkadaşımız ama hiç hoş olmadı bu söz. O günlerde Değerli Kavakcı arkadaşımızın da bizlerin de yanında bulunan, bizim mücadelemizi destekleyenler arasında çok farklı inançlardan, ideolojilerden pek çok insan vardı. Bugün, o insanların bir kısmı farklı kulvarlarda diye biz vefasız olamayız. Bu desteği, bu geçmişi, bu hukuku unutmamalıyız değerli arkadaşlar.
PYD’nin adını ağzına alanlar teröristmiş. Sevgili arkadaşlar, AKP iktidarında -daha çok yeni, hafızalarımızda- Türk Silahlı Kuvvetleriyle iş birliği yaparak Süleyman Şah’ın türbesini Eşme’ye taşırken, bu iktidarın en tepesindekiler ve pek çok bürokrat PYD’ye teşekkür etmişti.
Değerli arkadaşlar, bizlerin buram buram özgürlüğe ihtiyacımız olduğu günlerde bizim düşüncemizde, inancımızda olmasalar bile pek çok insan yanımızda oldu, hatta, şöyle ki: Kendi camiamızdan nice bildiklerimiz vardı ki onların engellemelerine rağmen, biz kadınlar mücadelemizi gerçekleştirmiştik. Üniversitelerde hatta imam-hatiplerde nice abdestli namazlı bildiğimiz hocalarımız vardı ki, başörtülü kadınlarımız en fazla…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HÜDA KAYA (Devamla)…kraldan fazla kralcı olan bu insanlardan zulüm gördüler ve sınıflardan atıldılar.
Bir dakika...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 1 Mart 2017