Rededilen hükümet tezkeresi hk
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 41. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Mart 2003 · 598 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 5 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: REDEDİLEN HÜKÜMET TEZKERESİ HK); konuşma 598 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Rededilen hükümet tezkeresi hk”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2003-03-05-rededilen-hukumet-tezkeresi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KÜLTÜR BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekilimiz Sayın Ahmet Sırrı Özbek'in, olası ABD-Irak savaşı üzerine yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya hükümet adına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, 58 inci cumhuriyet hükümeti, bu, sözü edilen muhtemel savaşa bir hazırlık olmak üzere, askerlerimizin sınırötesi harekât yapması, yurtdışına gönderilmesi ve birkısım Amerikan askerlerinin Türkiye'de konuşlandırılmasıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisine bir tezkere getirdi. Cumartesi günü bu tezkereyle ilgili bir oylama yapıldı; bu oylama, büyük bir olgunluk içerisinde yapıldı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, iradesini ortaya koydu. Eminim ki, çıkan sonuç, Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını artırmıştır; bu sonuç, Türkiye'de demokrasinin köklenmesine hizmet etmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) Ancak, bu oylama sonucunda, tezkereye "evet" oyu veren milletvekillerinin savaş istediğini, "hayır" oyu veren milletvekillerinin savaş istemediğini ifade etmek, böyle bir yorumda bulunmak doğru değildir, gerçekçi değildir.
AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul)Böyle bir şey söylemedim ben!
KÜLTÜR BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Ben, sadece, zatıâlinizin sözleri üzerine söylemiyorum, genel olarak yapılan yorumlar bu yönde olduğu için söylüyorum.
Ben, inanıyorum ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında bulunan bütün değerli milletvekili arkadaşlarımızın istisnasız hepsi, savaşa karşıdır; kesinlikle, ne bizim yanı başımızda ne de dünyanın herhangi bir yerinde savaş olmasını istemektedirler.
Değerli milletvekilleri, elbette, savaş demek, gözyaşı demektir; savaş demek, ölüm demektir, barut kokusu demektir, kopmuş bacaklar, kollar demektir; yetim kalmış çocuklar demektir, göç demektir, sefalet demektir, fecaat demektir. Biz, hepimiz bunun şuurundayız, farkındayız ve başta Sayın Genel Başkanımız ve Sayın Başbakanımız olmak üzere, AK Parti Grubunu temsil eden bütün arkadaşlarımız, AK Parti Grubunda yer alan bütün milletvekillerimiz savaşa şiddetle karşıdır.
Biz, Amerika Birleşik Devletlerinin müttefiki konumunda olan bir ülkeyiz; yıllardan beri bu stratejik müttefikliğimiz devam ediyor; Amerika Birleşik Devletleriyle ikili sözleşmelerimiz var. Elbette, müttefikliğin gereği, müttefik olmanın sonucu, birbirimize karşı yükümlülüklerimiz var; ama, Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin iradesine dayalı olarak karar verir. Buraya gelen hükümet tezkereleri ve diğer konular, milletvekillerimiz tarafından, milletin menfaatı, kamunun menfaatı süzgecinden geçirilir, vicdanî bir süzgeçten geçirilir ve ona göre oy kullanılır. Ben eminim ki "evet" diyen milletvekillerimiz de "hayır" diyen milletvekillerimiz de bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü düşünmüştür, bu ülkenin selametini düşünmüştür, mutluluğunu ve refahını düşünmüştür ve ülkemizin, insanlığın zarar görmemesini düşünmüştür. "Evet" diyen arkadaşlarımız, bunun "evet" denilerek gerçekleşebileceğini düşündükleri için "evet" demişlerdir; "hayır" diyen arkadaşlarımız da, böyle bir sonucun ancak "hayır" denilerek temin edilebileceğini düşünmüştür. Dolayısıyla, Parlamentomuz büyük bir olgunlukla bu sınavdan çıkmıştır, Türkiye Büyük Millet Meclisi kendine yakışan bir sonuç almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisine, bundan önce de, buna benzer çok tezkereler gelmiştir, farklı sonuçlar da alınabilir; ama -sonuç öyle veya böyle olabilir- biz, millete dayalı olarak kullanılan bu iradeye saygı duymalıyız; partimiz buna saygı duymaktadır, Genel Başkanımız, partimizin bütün ilgili kurulları, hükümetimiz de buna saygı duymaktadır.
Zaman zaman, bunun bir güvenoylaması olduğu şeklinde yorumlar yapılmaktadır; kesinlikle bu bir güvenoylaması değildir. Eğer, ille de bir güven oylaması olduğunu söyleyen varsa, işte, bir muhalefet partimiz var, saygın bir muhalefet partimiz var, bir gensoru önergesi getirir ve hükümete yönelik bir gensoru verir; işte, o zaman esas güvenoylaması yapılır. O zaman, ben inanıyorum ki, AK Parti Grubundan tek bir fire olmaz. (AK Parti sıralarından alkışlar) AK Parti Grubu, birlik, bütünlük içerisinde bu gensoruyu reddeder ve güvenoylaması diyordunuz, işte, buyurun size güven oylaması der. Bütün arkadaşlarımız bunun şuurundadır, bunun farkındadır.
AK Parti, bu süreçten güçlenerek çıkmıştır. AK Partinin bu süreçte bölüneceği, parçalanacağı, birbirine gireceği şeklinde yorumlar yapılmaktadır; bu, sadece birilerinin temennisidir. Bu temennide bulunanların da iştahları kursaklarında kalacaktır. Hükümetimiz, Meclis Grubumuzla ve Türkiye Büyük Millet Meclisiyle uyum içinde çalışmaktadır. Meclisimizi kutluyorum; Türkiye'deki bu olgun havayı, muhalefetin ve iktidarın ortaya koyduğu bu olgun performansı kutluyorum, hepinize saygılarımı arz ediyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 5 Mart 2003