İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 41. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Vergi affından sonra vergisini ödegenlerle ilgili çalışma yapılıp yapılmayacağı hk. (6/85,86)

Hüseyin Çelik

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 41. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Mart 2003 · 521 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Çelik (AK Parti), 5 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ AFFINDAN SONRA VERGİSİNİ ÖDEGENLERLE İLGİLİ ÇALIŞMA YAPILIP YAPILMAYACAĞI HK. (6/85,86)); konuşma 521 kelime.

Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Vergi affından sonra vergisini ödegenlerle ilgili çalışma yapılıp yapılmayacağı hk. (6/85,86)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2003-03-05-vergi-affindan-sonra-vergisini-odegenlerle-ilgili-calisma-yapilip-yapi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KÜLTÜR BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında, 1 inci soru Sayın Maliye Bakanımıza sorulmuş bir sorudur; ben, Sayın Maliye Bakanımız adına bu soruya cevap vereceğim.

Adana Milletvekili Sayın Atilla Başoğlu'nun sorusu şöyle: "Vergilendirilmiş olan kazancı makbul görerek ödemelerini zamanında yapan vatandaşımızın, söz konusu af sonrasında kendisini daha iyi hissetmesini sağlayacak bir önlem, bir taltif mekanizması düşünüyor musunuz? Bugüne kadar, her hükümet zamanında çıkarılan aflar tarafından cesaretlenerek pusuda yeni bir affı beklemeyi tercih edenlere rağmen, vatandaş olmanın sorumluluğunu yerine getirenleri, gelecekte yükümlülüklerini sağlıklı olarak yerine getirmeye nasıl teşvik edeceksiniz?"

Söz konusu önergeye ilişkin cevaplar şöyledir:

Ülkemizde 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan krizler, ekonomik ve sosyal hayatı derinden etkilemiştir. Bu krizlerin ekonomiye doğrudan yansımaları, üretimin daralması, işletmelerin kapanması veya malî bünyelerinin zayıflaması ve işsizliğin artması şeklinde olmuştur. Yaşanan bu olumsuz gelişmelerin en önemli sonuçlarından birisi de, yükümlülerin, vergiler başta olmak üzere, borçlarını ödeyememeleri veya ödemede zorluk içerisine girmeleridir. Bu durum, yaşanan olumsuz ekonomik gelişmelerin işletmeler üzerinde yarattığı tahribatın giderilmesini, işsizliğin azaltılmasını ve kalıcı bir büyüme için gerekli önlemlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Bu çerçevede, öncelikle yapılması gereken, geçmişin olumsuz sonuçlarının silinmesi ve tahribatın onarılması için gereken önlemlerin alınmasıdır. Bu ihtiyacı gidermek ve sağlıklı bir başlangıç için Vergi Barışı Kanunu Tasarısı gündeme getirilmiş ve tasarı kanunlaşmıştır.

Bunun yanı sıra, vergi idaresinin yeniden yapılanmasıyla, sürekli denetim ve mükelleflerin faaliyetlerinin izlenmesi, takip işlemlerinin hızlandırılması suretiyle mükelleflerin vergi ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeleri sağlanacaktır. Ayrıca, vergilendirmeyle ilgili tüm ödevlerini zamanında ve doğru olarak yerine getiren mükelleflere yönelik vergi oranlarını azaltan bir proje çalışması da Maliye Bakanlığımız tarafından sürdürülmektedir.

Arz ederim.

Bakanlığımı ilgilendiren ve Adana Milletvekili Sayın Atilla Başoğlu tarafından verilen, millî kültür stratejisine ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum ve bu sorunun cevabını, yazılı olarak da Sayın Başoğlu'na gönderdiğimizi ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, asırlar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan, içerisinde yaşadığımız coğrafyada, geçmiş uygarlıklardan günümüze taşınan özellikler, konuştuğumuz dil, mensubu olduğumuz medeniyete ruh veren değerler bütününe millî kültür diyoruz. Bunun içerisinde mimarimiz, musikimiz, plastik sanatlarımız, inançlarımız, folklorumuz, etnografyamız ve özetle, bizi biz yapan bütün kültürel unsurlar yer almaktadır.

Yeryüzünde saf, katışıksız bir kültür yoktur. Mimariden musikiye, dilden folklora kadar, bizim kültürümüz için de bu kural geçerlidir. Kültürler aslî karakterlerini koruyarak, birbirlerinden beslenirler ve beslenmelidirler.

Medeniyetler beşiği Anadolu'da, miras olarak devraldığımız birçok kültürden izler, Akdeniz havzasından devşirdiğimiz birçok kültürel motif, yakın temas içerisinde olduğumuz İslam kültürü ve nihayet, Rönesans sonrası Avrupa kültürünün, 18 inci Yüzyıldan itibaren bizim kültürümüze katkıları, Türk kültürünü besleyen unsurlar olmuştur.

Kültür kavramı, aidiyetten çok, kararlılıkla sahip çıkılan ve yaşatılan değerlerin bir bütünüdür. Bu sebeple, millî kültür kavramından çıkardığımız sonuç, toplumun sahip çıkarak, yaşatıp, gelecek nesillere aktarmayı benimsediği, toplumumuzu diğerlerinden farklı kılan maddî ve manevî değerler bütünüdür.

Millî kültür stratejimiz, kültürel değerleri yaşatmak, geliştirmek, yaymak, tanıtmak, değerlendirmek ve benimsetmek, kültür konularıyla ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak, tarihî ve kültürel varlıkların tahribini ve yok edilmesini önlemektir. Bakanlığım, bu konularda gerekli çalışmaları yapmaktadır ve yapacaktır.

Millî Eğitim Bakanlığı da, millî kültürün nesillere aktarımında önemli rol üstlenmiş bir kurumdur. Kültürel çalışmalarla ilgili her kurum gibi; ama, tabiî ki, öncelikli olarak, pek çok konuda Millî Eğitim Bakanlığıyla da, tabiî olarak, işbirliği içerisinde olacağız.

Arz ediyor, Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 5 Mart 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook