2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (BAYINDIRLIK VE İSKâN BAKANLIĞI, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, MİLLî EĞİTİM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU, YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI VE 85 ÜNİVERSİTE) DOKUZUNCU TUR
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 34. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Aralık 2007 · 2.008 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 9 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (BAYINDIRLIK VE İSKâN BAKANLIĞI, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, MİLLî EĞİTİM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU, YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI VE 85 ÜNİVERSİTE) DOKUZUNCU TUR); konuşma 2.008 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (BAYINDIRLIK VE İSKâN BAKANLIĞI, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, MİLLî EĞİTİM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU, YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI VE 85 ÜNİVERSİTE) DOKUZUNCU TUR”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2007-12-09-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-bayindirlik-ve-iskan (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, YURTKUR, ÖSYM ve seksen beş devlet üniversitesinin bütçesi üzerinde, gerek iktidar kanadından gerekse muhalefet kanadından, görüşleriyle müzakerelere katkı sağlayan değerli milletvekili arkadaşlarıma öncelikle teşekkür etmek istiyorum.
Tabii ki bütçe görüşmeleri, aslında, her alandaki meselelerimizin enine boyuna tartışıldığı, eksikliklerin, aksaklıkların ortaya konduğu çok önemli platformlardır, bunun iyi değerlendirilmesi gerekiyor.
Millî Eğitim Bakanlığının geçmişte yapmış oldukları üzerinde durmayacağım, çünkü bu Mecliste bu çok dile geldi, bazı değerli arkadaşlarım da bunu ifade ettiler, ama uygun görürseniz, özellikle muhalefet kanadından bazı değerli milletvekili arkadaşlarımın dile getirmiş oldukları bazı iddialara hem cevap mahiyetinde hem de yanlış bilgileri düzeltmek amacıyla bazı açıklamalar yapmak istiyorum.
Değerli milletvekili, bir milletvekilimiz “Ücretsiz ders kitabı dağıtılıyor ama okulların ilk açıldığı gün dağıtılmış gibi yapılıyor ama yine ulaşılamıyor ders kitapları.” dedi. Bu, son derece yanlış bir iddiadır. Buradan çok net konuşuyorum: Türkiye’nin en ücra köşesine kadar okulların açıldığı gün bu kitaplara ulaşılmaktadır, ulaştırılmaktadır. 60 bin noktaya kitap ulaştırılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığının 2007-2008 öğretim yılında dağıttığı kitap sayısı da 156 milyon adettir. Bugüne kadar 571 milyon adet kitap çocuklarımıza ulaşmıştır.
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Endüstri meslek liselerinin kitapları…
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Bir başka değerli milletvekilimiz “Mesleki ve teknik eğitimde modüler sisteme geçildi, işte bu yanlıştı.” dedi. Bugün bütün dünyanın, kalkınmış, mesleki eğitimde rüştünü ispatlamış olan bütün dünya milletlerinin uyguladığı sistemdir ve okullarımızda, kesinlikle Talim Terbiye Kurulunun onayından geçmemiş hiçbir modül okutulmamaktadır. 2007 yılında sadece, 2,5 trilyon Türk lirası, sadece bu modüllerin çoğaltılarak öğrencilere dağıtılması için okullarımıza gönderilmiştir. Değerli arkadaşlarımın bilgi edinmesini istiyorum.
Öğretmenlerimizin ek ders ücretleriyle ilgili olarak, ben 9,8 YTL olması için bir kanun tasarısı taslağı hazırlayıp Başbakanlığa gönderdim. Biz bütçe talebinde bulunurken de Maliye Bakanlığından, şimdiki bütçemiz 23 katrilyon olarak çıktı, ama bizim istediğimiz 30 katrilyondan daha fazladır. Öğretmenlerim adına ben daha fazlasına isteme hakkına sahibim, öğretmenler adına daha fazla isterim, ama öğretmenlerimizin ihtiyaçlarıyla memleketimizin imkânlarını örtüştürmek şüphesiz ki bütün devlet kurumlarının bir araya gelerek karar vereceği bir şeydir. Ama 5,5 YTL olarak çıkmıştır, bu da yüzde 47’lik bir artış anlamına gelmektedir. Değerli arkadaşımın bu konuda da bilgilenmesini istiyorum.
Sevgili arkadaşlar, OECD ülkeleri içerisinde millî geliri en düşük olan ülke Türkiye’dir. Bakın, bir şeyin altını çizmek istiyorum: Türkiye gayrisafi yurt içi hasıladan OECD ülkeleri içerisinde öğretmenine en fazla kaynak aktaran ülkedir. Gayrisafi millî hasılaya oransal olarak, millî hasıladan oransal olarak, öğretmene yüzde 2,59’la en yüksek oranda pay ayırmaktadır. Keşke öğretmenlerimize 3 bin YTL versek, keşke öğretmenlerimize 4 bin YTL verebilsek. Ama, bugün mevcut imkânlarımız budur ve bu anlamda da popülizm yapmaya gerek yoktur.
Değerli arkadaşlarım, Alevi vatandaşlarımızla ilgili olarak kimse spekülasyon yapmasın. Alevi vatandaşlarımız bu memleketin birinci sınıf vatandaşlarıdır, bizim insanımızdır, başımızın tacıdır, başımızın üzerinde yeri var. Biz, kesinlikle, bakın, hiçbir telkine maruz kalmadan -Avrupa Birliğinden de telkin gelmedi, bunu iddia ederek burada söylüyorum- biz kendimiz dedik ki, Alevilik Türkiye’nin gerçeğidir. Gözünü gündüz ortasında kapayan sadece kendine gece yapar. Alevi vatandaşlarımızla ilgili yanlış kanaatler var. Herkes bir başka şey yakıştırmaya çalışıyor. Ders kitaplarımıza, Aleviliği müfredata koyalım dedik. Alevilik nedir, Sünnilik nedir, Caferilik nedir, Şiilik nedir, Bektaşilik nedir, Kızılbaşlık dedikleri şey nedir, bütün vatandaş eğriyi doğruyu öğrensin, ayna tutalım dedik. Ve ilk defa AK Parti Hükûmeti döneminde, Alevilik, ders kitaplarına dâhil edilmiştir.
OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale)Kırıkkale Milletvekili okumamış.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Bakın, İstanbul’da bir öğretmen, bir Alevi öğrenciye kötü muamele yaptı diye, onu rencide eder bir tavır takındı diye -öğrencinin, öğretmenin ismini burada zikretmeme gerek yoktur- müfettiş bir başka okula tayin edilmesini teklif etti. İnsan Hakları Komisyonu Başkanımız Sayın Profesör Doktor Zafer Üskül Bey gitti, bana dedi ki: “Evet, bu öğretmen haksızdır, bütün öğrenciler aleyhinde ifade vermektedir.” “Bir başka okula göndermek yetmez.” dedim, derhâl açığa aldık bunu. (AK Parti sıralarından alkışlar) Kime yapılırsa yapılsın, bu memlekette, bakın, en alt tabakadan en üsttekine kadar kime haksızlık yapılırsa yapılsın, bu haksızlığı kendimize yapılmış sayarız. Ve Sayın Başbakanımız dün bu öğrencimizi de arayarak bu öğrenciye yapılan muameleyi tasvip etmediğimizi ve hakkının kaybolmayacağını ifade etmiştir. Bunu da Meclisin huzurunda ifade etmek isterim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, yine, bir değerli milletvekilimiz, özürlü eğitimiyle ilgili olarak son olarak yayımladığımız genelgenin, özürlü vatandaşlarımızın özellikle mağduriyetine sebep olduğunu, kendilerine ödediğimiz bu paraların kesildiğini söyledi. Bu doğru değildir. Özürlüler Yasası’nı biz çıkardık, bu Hükûmet çıkardı. Özürlüler Yasası’nı Türkiye Büyük Millet Meclisi çıkardı elbette. Ama, gecemizi gündüzümüze katarak hazineye 1 milyar dolar yük getiren Özürlüler Yasası’nı AK Parti Hükûmeti çıkarmıştır ve değerli arkadaşlarım, ayda 388 YTL, özürlü vatandaşlarımız özel bir eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine gittikleri zaman onlara ödenmektedir. Bizim önlediğimiz şey suistimallerdir. Birisi hem devlet okuluna gidiyorsa, devlet okulundan onu alıp, iki saat kursa götürüp, ondan tekrar para alıyorsanız, para almasını sağlıyorsanız, bizim önlediğimiz budur. Bütün özürlülerle ilgili dernekler, vakıflar bana gelmişlerdir, madde madde bu genelge üzerinden geçmişiz ve haklı oldukları bir konu söz konusu değildir. Bu özürlü vatandaşlarımızın eğitimine eskiden olduğu gibi önem vermeye devam edeceğiz ve onlar paralarını alacaktır, bunu özellikle tashih etmek isterim.
Şimdi, değerli arkadaşlar, sıfır çeken öğrencilerin sayısı artmıştır. Bakın, ÖSYM, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü… 2003’ten önce, öğrenci kaç puan alırsa alsın, ham puanı kaç olursa olsun sıralamaya giriyordu. 0,5 ve altındaki öğrenciler, dedik ki: “Onların puanları hesaplanmaya değmez kategorisine tabi tutulsun.” 0,5 ve her 0,1’lik puan arasında 10 bin kişi vardır. 0,1 ile 0,2 arasında 10 bin kişi, 0,2 ile 0,3 arasında 10 bin kişi vardır. 0,5 ve altını biz sıfır kabul ettik ve değerlendirmeye tabi tutmadık. Bu, tamamen bir ölçme değerlendirme yönteminden kaynaklanmaktadır. Biz, öyle bir hesaplama yapabiliriz ki sıfır alan bir tek öğrenci çıkmaz.
RASİM ÇAKIR (Edirne)O işleri iyi beceriyorsunuz zaten!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Şimdi, burada, tutup da sanki bunlar bu dönemde artmış şeklinde yorum yapılırsa, çok yazık olur değerli arkadaşlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu ayıptır! Bunlar yakışmaz!
Bakın, PISA programı... Bakın, bu sene Mevlânâ yılıdır. Mevlânâ diyor ki: “İyi bir dostu olanın aynaya ihtiyacı olmaz.” Biz dedik ki, bütün dünya, dünyadaki uluslararası kuruluşlar yüzümüze ayna tutsunlar ve biz, ilk defa, AK Parti Hükûmeti döneminde 400 bin dolar para vererek OECD’nin düzenlediği PISA programına dahil olduk. Hangi öğrencilerimiz giriyor bu sınava? 8’inci ve 9’uncu sınıftaki öğrenciler.
Bakın, müfredatımız, bu PISA programının soru stiline yüzde 100 aykırıdır. Aslında müfredatı niçin değiştirdiğimizin de en güzel kanıtıdır bu. 2004’te yapılan sınavda Türkiye istediği bir noktaya gelemedi. 2006’da da yapıldı. 2006’ya giren öğrencilerimizin hiçbirisi yeni müfredatla karşılaşmamış bile.
Artı, örnekleme, tesadüfi örnekleme yapılmaktadır. 71 genel liseden OECD öğrenci seçmiş, 17 Anadolu lisesinden öğrenci seçmiş. Genel liselerimizdeki başarının oransal olarak düşük olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla, buradan hareket ederek “Türkiye bitti, battı” şeklinde yorumlar yapmak kesinlikle bilimsel değil, ölçme ve değerlendirme teknikleriyle asla uygun bir değerlendirme değil. Bunu huzurunuzda ifade etmek istiyorum.
Sevgili arkadaşlarım, eğitim alanında yapılan reformlar uzun vadelidir. Bakın, Çin’de bir bambu türü vardır, çekirdek toprağa atıldıktan beş yıl sonra çimleniyor; birinci yıl, ikinci yıl, üçüncü yıl, dördüncü yıl çimlenmiyor. Çimlendikten altı hafta sonra 27 metreye ulaşıyor. Bu bambu…
MUHARREM İNCE (Yalova)Sizin de beş yıl doldu, 27 haftayı bekleyeceğiz anlaşılan, beş yıl doldu.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Arkadaşlar, aslında altı haftada mı 27 metreye ulaşıyor, yoksa beş yıl altı haftada mı 27 metreye ulaşıyor? Belediye hizmetleri gibi, ertesi gün eğitimde yapılan iyileşmeleri, reformları göremezsiniz, uzun vadelidir. Bu yıl ilköğretimde yürürlüğü koyduğunuz bir reformun sekiz sene sonra meyvesini alırsınız. Dolayısıyla Hükûmetimiz, büyük bir kararlılıkla, gerek altyapı gerek erişim gerekse de kaliteyle ilgili olarak bugünü kadar yapılmamışları yapmaktadır. Ama, bunu görmek için gerçekten göz lazım. Hani, köre demişler ki: “Şimdi gecedir.” Demiş ki: “Ne zaman gündüz oldu ki.” Onun için her zaman gecedir, bunu görmek lazım değerli arkadaşlar. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Şimdi, benim 13 bürokratı kendimin göreve getirdiğini ve bunları daha sonra görevden aldığımı iddia ettiler.
Değerli arkadaşlar, bir başbakan kendi partisinden bir arkadaşımızı bakan yapar, bir süre sonra şu veya bu sebepten dolayı onu değiştirebilir. Bu, onu gözden çıkardığı anlamına gelmez. Bir bürokrat, kaydıhayat şartıyla işe gelmez, göreve atanmaz, gelmemelidir. Netice itibarıyla, ben başarısız olursam Başbakanımın beni değiştirme hakkı var, kamunun beni değiştirme hakkı vardır. Bir bürokrat başarısız olmuşsa… Bakın, ben ismini verip rencide etmek istemiyorum. Bir bürokratımız o kadar çok rahatsız ki kulakları duymuyor, söylediğiniz şeyleri anlamıyor. Ama, mahkemeye müracaat ederek, oraya sığınarak geri gelmişse, bunu benim suç haneme yazmaya kimsenin hakkı yoktur. Ben başarı peşindeyim. Ben 24 saat koşuşturduğum gibi, o bürokrat bana ayak uydurmak zorundadır. (AK Parti sıralarından alkışlar) Şimdi, ben bu bürokratı niçin almışım? Van’daki ticaret lisesinin satılmasına karşı çıkmış. Van’daki ticaret lisesi, Van’ın eğitim meselesini, değerli milletvekilim, ben sizden çok daha iyi düşünürüm. Ticaret Lisesi 1950’li yıllarda yapılmış, artık, tamamen ekonomik ömrünü tamamlamış, çarşının ortasında, gürültü kirliliğine maruz olan bir yer.
MUHARREM İNCE (Yalova)Arsası da değerli!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Bu genel müdürümüzün de bunun satılmasına karşı çıkması söz konusu değil, böyle bir şey asla olmamıştır. Gitti mahkemeye, idare mahkemesi geri gönderdi, göreve başlattık. Danıştay, idare mahkemesinin kararını bozdu ve o söylediğiniz değerli arkadaşımız şu anda genel müdür falan değil.
Ben bu on üç bürokratı getirdiğimde “Siz kadrolaşma yapıyorsunuz” dediniz. Bu adamları kendi yandaşımız olduğu için getirdiğimizi söylediniz. Ben bugün aldığım zaman buna da karşı çıkıyorsunuz. O önceki söylediğiniz mi doğruydu, bu mu doğru? Bu ne çelişkidir Allah aşkına ya? (AK Parti sıralarından alkışlar)
MUHARREM İNCE (Yalova)Usulsüz işler yaptırmak istediniz, onlar karşı çıktığı için aldınız.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Değerli arkadaşlar, sevgili arkadaşlarım, bakın, Sayın Başbakanımız “Şişli’de ne varsa Şemdin’lide o olacak.” dedi. Fikri Bey bunu gayet güzel ifade etti.
MUHARREM İNCE (Yalova)“Var” dedi, “Olacak” demedi.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Evet, var. Eğitim teknolojileri açısından Şişli’de de bilgisayar laboratuvarı var, Şemdinli’de de var, Eruh’ta da var, Van’ın Saray ilçesinde de var, Hopa’da da var, Balıkesir’de de, her tarafta da var.
AHMET DURAN BULUT (Balıkesir)Karamanlar’da yok Sayın Bakanım.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Sizin bunlara hayalleriniz yetmez, hayalleriniz. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bakın arkadaşlar, biz okullarımıza 550 bin bilgisayar gönderdik. Bakın, 2008 yılı bütçesiyle, demode olmuş veya yeni açılmış okullara 108 bin bilgisayar daha göndereceğiz. Öğrenci kitlesinin yüzde 95’i İnternetten yararlanıyor.
Eruh’ta bir ilkokul çocuğu Başbakanımızın yanına geldi, Sayın Başbakanımız öptü, sevdi, dedi ki: “Peki sana bu resimleri nasıl göndereceğiz?” Çocuk kendinden gayet emin şekilde -ilkokul 4’üncü sınıf öğrencisi- “Kolaydır, sana e-mail adresimi vereceğim, bana gönder.” dedi. Eruh’taki çocuğun e-mail adresi var değerli CHP’li arkadaşlar. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Sevgili arkadaşlarım, bakın, bir değerli milletvekilimiz, benim İnternetteki bir makalemden… Benim ondan bir sıkıntım olsa o İnternete koymam. Hani, müflis tüccar eski defterleri kurcalar ya, ben on beş tane kitap yayımlamış olan bir akademisyenim. Ben sizin gibi, şüphesiz ki, düşünmek zorunda değilim. Bakın, fikir dünyası, ruh ve mana dünyası, meselelere bakışı sizinki gibi olmayan insanları ille de şu veya bu şekilde damgalamak zorunda mısınız? Ben sizin gibi düşünmek zorunda mıyım? Ben sizi gibi düşünmediğim için hâlime şükrediyorum, sizin gibi meselelere bakmadığım için hâlime şükrediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
FATMA NUR SERTER (İstanbul)Teşekkür ediyoruz, biz de bunu duymak istedik.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bakın, şunun altını çizmek istiyorum: Biz cumhuriyetin temel niteliklerine, cumhuriyetin kuruluş felsefesine sahip olduğumuz gibi, onları gözümüz gibi koruduğumuz gibi, milletimizi var eden, bizi başkalarından farklı kılan, bizim başkalarından farklı özelliklerimizi ve güzelliklerimizi, milletimizin değerlerini de korumak boynumuzun borcudur. Biz, milletin değerleriyle cedelleşen, halkla cedelleşen bir iktidar değiliz, olmadık ve olmayacağız. (AK Parti sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
Değerli milletvekilleri, bir siyaset bilimci “Nasıl iktidar olunmaz?” diye bir araştırma yaparsa, bu sorunun cevabını ararsa, bunun için Cumhuriyet Halk Partisinden daha iyi laboratuvar bulunamaz. (AK Parti sıralarından alkışlar; CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
MUHARREM İNCE (Yalova)CHP kadar taş düşsün başına! CHP kadar başına taş düşsün!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Ve sevgili arkadaşlarım, bakın… Arkadaşlar… (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
MUHARREM İNCE (Yalova)Sen zürriyetini CHP’ye borçlusun, varlığını, varlığını! Türkiye Cumhuriyeti varlığını CHP’ye borçlu!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Sevgili arkadaşlar… Değerli arkadaşlar… Sevgili arkadaşlar, bakın, CHP… (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Sözünü geri al!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Sayın Kılıçdaroğlu, devletin malı o, devletin malı, devletin malı! Devletin malı o! (CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 9 Aralık 2007