İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 119. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.238)

Hüseyin Çelik

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 119. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Haziran 2008 · 685 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Çelik (AK Parti), 18 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.238)); konuşma 685 kelime.

Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Yükseköğretim kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.238)”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-06-18-yuksekogretim-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-238 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Sayın Öztürk’ün sorusuna cevap veriyorum.

Şu anda Yükseköğretim Kurulu tarafından ataması yapılmamış olan 24 dekan var. Bu teklif edildiği hâlde atanamayan dekanlar, şu anda seçim süreci yaşayan üniversitelerdeki ve asaleten rektörü olmayan üniversitelerdeki dekanlardır. Niçin? Diyelim ki siz Siirt’te henüz rektör ataması yapmamışsınız, Batman’a rektör ataması yapmamışsınız, bu kanun çıktıktan sonra oraya bir atama yapılacak. Oraya atanan rektör kendi çalışacağı kişiyi kendisi belirleme hakkına sahip olmalıdır, teklif etme hakkına sahip olmalıdır. Etik olan da budur.

Ayrıca, şu anda, diyelim ki bugün veya yarın, mesela Gazi Üniversitesinde rektör seçimi yapılıyor. Yeni seçilen rektörün dekanı teklif etmesi aslında daha uygundur, daha akademiktir, daha etiktir. Bundan dolayı Yükseköğretim Kurulunun beklettiği 24 dekan teklifi vardır. Bunların ataması yapılmamıştır, sebep budur. Bir taraftan da dediğim gibi, asaleten rektörü olmayan üniversiteler. Rektörü atanınca teklifler yapılacak ve gerekli atamalar da yapılacaktır.

Sayın Yıldız’ın Sağlık Bakanlığının şef ve şef yardımcılarının sınavını yapmak üzere üniversitelerden öğretim üyesi doğrudan görevlendirmesiyle ilgili sorusuna da şunu söyleyeyim: Değerli arkadaşlar, devlet bir bütündür. Biz, Millî Eğitim Bakanlığı olarak zaman zaman Ankara Üniversitesine, Gazi Üniversitesine, Marmara Üniversitesine, İstanbul Üniversitesine herhangi bir konuda bilgisinden, birikiminden yararlanmak üzere görevlendirme talebinde bulunuyoruz. Daha önce YÖK’e yazıyoruz, böyle böyle bir talebimiz var diye. Üniversitelere de böyle bir yasak getirilmiş falan değil. Onlar görevlendirildiği zaman, Sağlık Bakanlığı onları jüri üyesi olarak tayin ediyor. Onlar bu ülkenin üniversiteleridir.

SACİD YILDIZ (İstanbul)Efendim, doğrudan Sağlık Bakanı isimleri kendisi görevlendiriyor. Böyle bir usul yok.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Efendim, siz… Ankara Üniversitesine, ben sınav yapacağım, sen üç tane adam bana gönder şeklinde bir şey söylemez.

SACİD YILDIZ (İstanbul)Hayır.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Bakın, şunu söyleyeyim: Mesela profesör atayacaksınız. Siz rektörsünüz. Siz, profesör atamasında jüri üyesi olacak, eserlere rapor yazacak profesörleri kendiniz belirliyorsunuz. Sağlık Bakanı, profesör unvanlı bir bakan. Profesör unvanlı bir bakan olmasa bile bir bakanın isim belirlemesi ve isim istemesinde ne mahzur olabilir?

SACİD YILDIZ (İstanbul)Öyle bir usul…

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Yani, en azından ben böyle düşünüyorum. Siz soru sordunuz, cevabınızı veriyorum.

SACİD YILDIZ (İstanbul)Efendim, üniversitelerin kendileri belirlemesi lazım bunu eşitlik açısından.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Değerli arkadaşlar, Sayın Aslanoğlu’nun sorusuna gelince:

Bildiğiniz gibi, üniversitelerimizde, özellikle tıp fakültelerinde çalıştırılan, diyelim ki hemşire, diyetisyen, sağlık memuru olup da kadrolu çalışmayanlar vardır. Bildiğiniz gibi, biz, 230 bin kişiyi kadrolu yaptığımız zaman, aynı zamanda bir karar aldık, üniversitelerde bu tür çalışan personelin çoğunu 4/B kapsamına aldık. 4/B kapsamına alınınca, bildiğiniz gibi, bu firmaların sağlık elemanı olma görüntüsünden ve statüsünden onlar kurtulmuş oldular büyük çapta ama üniversitelerde hâlâ böyle birileri varsa -Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler, biliyorsunuz, bu elemanları Devlet Personel Başkanlığı aracılığıyla alıyorlar- Türkiye’de çok sayıda hemşireye ihtiyaç var ve çok sayıda da kadro tahsis edildi, KPSS’ye müracaat ederler, yeterli puanı alırlarsa oralara kadrolu olarak da atanabilirler ama hepsinin sınavsız bir şekilde oraya aktarılması söz konusu değildir.

Sayın Tankut’un sorusuna cevap veriyorum:

Değerli arkadaşlar, bakın, üniversite sistemi, dershanelerin varlığı, Sayın Başbakanımızın İzmir’de yaptığı “garabet” benzetmesi kesinlikle doğrudur. Altı yıldır biz iktidardayız, bunu niçin düzeltmedik? Bildiğiniz gibi, üniversiteye girişi düzenleme yetkisi, 2547 sayılı Kanun’un 45’inci maddesiyle YÖK’e verilmiştir. Geçmişte biz bununla ilgili kanuni düzenleme getirdik, buradan geçti, Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesine götürdü, Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesine götürdü ve geri döndü.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Demek ki Anayasa’ya aykırıymış Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Siz, o zaman, bakın… “Anayasa’ya aykırıymış.” diyorsunuz, bir taraftan da bunun düzeltilmesini istiyorsunuz.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Ama uygun yapmak lazım.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Neyse. Onu tartışmıyorum. Sonuçta bunun değişmesi gerekiyor. Şu anda Yükseköğretim Kurulu ile Millî Eğitim Bakanlığı görüşüyoruz. Bu sistemi, ilkokuldan başlamak üzere senkronize bir şekilde çocuklarımızı bu sınav baskısından kurtaracak, aynı zamanda üniversiteye girişi gelişmiş batı ülkelerindeki standartlara yaklaştıracak en azından bir sistem üzerinde çalışıyoruz.

Dershanelere gelince de -ben hep söyledim- dershaneler, değerli arkadaşlar, bir sebep değil, bir sonuçtur. Bu sonucu ortaya çıkan sebepler var olduğu sürece de bu dershaneler olacaktır. Bu sebepleri ortadan kaldıracak adımları eğer atarsak –ki atmak niyetindeyiz, bununla ilgili çalışıyoruz- bu mesele rayına oturacaktır.

Arz ederim Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

63 konuşma daha · 18 Haziran 2008

63 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook