Genel Kurul konuşması
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 9. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Ekim 2008 · 658 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 22 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 658 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-10-22-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Efendim, ben… Şimdi, bakın, ben size onu cevaplıyorum. Arkadaşlar…
ALİM IŞIK (Kütahya)Kız öğrencilerin kapasitesini söyler misiniz? Bütün öğrenciler için boşluk var mı?
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Efendim, burası kız-erkek… Şimdi, bizim yurtlarımızda… Bir kere özellikle şunu söyleyeyim: Biz yurt yaparken ve kapasite ayırırken kız öğrencilere pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Erkek öğrenciler daha rahat kalabilirler, kız öğrencilere öncelik veriyoruz bu konuda Sayın Işık.
Müsaade ederseniz devam edeyim.
Sayın Tankut’un sorusu gerçi konuyla ilgili olmamakla beraber… Sayın Tankut, tabii, TEDAŞ’ın okulların elektriğini kesmiş olmasını kabul etmek mümkün değil. Yani her kurumda, evde de bir gecikme olabilir. Biz ilave ödenek istedik Maliye Bakanlığından, cari ödemelerle ilgili ilave ödenek istedik, onlar ümit ediyorum ki telafi edilecektir.
Şimdi, Sayın Çalış’ın, Sayın Korkmaz’ın soruları var. “Efendim, suç işleyenler de bu kapsamda olacak mıdır?” Beytullah Bey de disiplin yönetmeliğine atıfta bulundu. Ben bunu Komisyonda da söylemiştim. Kanun yapılırken biz bir yönetmeliğin hükümlerine atıfta bulunamayız. Sonuçta suçları burada teker teker tadat edemeyiz. Eğer bir insan suçluysa, hapiste yatıyorsa zaten bunun gelip üniversiteye devam etmesi mümkün değil. Marjinal bir iki örnekten hareket ederek yanlış bir yola gidemeyiz. 83’ten bu yana çıkan bütün aflarda “her ne sebeple olursa olsun” ifadesi mevcuttur. Üniversiteler zaten dediğiniz türden öğrenci… Akli dengesi yerinde olmayan bir kişinin üniversiteye başvurusu da söz konusu değil, intibak diye bir şey vardır. Bu intibaklarda bu durum tespit edildiği zaman zaten öğrenci kabul edilmez. Tabii, Sayın Bulut, bunların ıslah edilmesi yani işte bu öğrencilerin, çeşitli olumsuz davranışlar sergileyen, suç işleyenlerin ıslah edilmesi üniversitelerde… Arkadaşlar, üniversiteler üniversal bir eğitimin yapıldığı yerlerdir. On sekiz yaşını geçmiş olan, reşit durumdaki insanları böyle ıslah evine alır gibi ıslah etmek mümkün değildir, onlara farklı şekilde üniversite dışında belki program uygulanabilir.
Sayın Doğru’nun kredi affıyla ilgili bir sorusu var. Değerli arkadaşlarım, biz 5005 sayılı Kanun’u çıkardık. Bütün milletvekili arkadaşlarımın bilmesini isterim. Bir öğrenci borcundan dolayı… Üniversiteyi, bakın dört yıllık bir fakülteyi bitirdikten sonra iki yıl boyunca hiçbir öğrenciye “Kredini geri öde.” diye talep gelmez. Yani mezuniyetten iki yıl sonra süreç başlar 5005 sayılı Kanun’a göre, bizim geçen dönem çıkardığımız bir kanuna göre. Sonra, öğrenci eğer memur olmamışsa, sigortalı değilse, BAĞ-KUR’lu değilse Kredi Yurtlar Kurumuna müracaat eder, der ki: “Ben işe giremedim, benim borcumu erteleyin.” ve borcu ertelenir. Bu krediler geri gelmezse daha sonra, bugün ve yarın, işte hepiniz “Çocuklarımıza yurt yapılsın.” diyorsunuz, bunlar neyle yapılacak?
Bir şey daha söyleyeyim arkadaşlar: Devletin meseleyi ciddiye almamasından dolayı, Kredi Yurtlar Kurumunun önceki yönetimlerinin meseleyi ciddiye almamasından dolayı 1962 ile 2002 yılları arasında geri dönüşüm ne kadar arkadaşlar biliyor musunuz? Toplam ödenen kredilerden geri dönüşüm 27 trilyon Türk lirası -ben eskalasyona uğratılmış rakamlardan söz ediyorum- 2003 ile 2008 arasındaki geri dönüşüm 1 katrilyon 137 trilyon Türk lirasıdır arkadaşlar. Eğer mesele ciddiyetle takip edilmezse bu çark dönmez. Dolayısıyla, “Efendim, öğrencinin borcu vardır, bunları affedelim…” Bunları affedelim ama bir taraftan da yurt yapalım, gelecek nesillere de imkân hazırlayalım… Bu şekilde… Tabii ben, Sayın Doğru’yu popülizm yapmaktan men ederim, yani onu tenzih ederim ama bu popülizm olur, doğru da olmaz. Eskiden Ziraat Bankasından, Halk Bankasından, Vakıfbank’tan kredi alanlar da vermemek üzere kredi alıyorlardı ve o zaman da ne oluyordu? Görev zararı, devlet batıyordu. Bu çarkı döndürmemiz lazım.
Sayın Ağırbaş’ın yabancı dille ilgili bir sorusu var. Bundan geri dönüş söz konusu değil.
Sayın Işık’ın sorusuna cevap verdim.
Sayın Tütüncü’ye aynı kapsamda cevap verdim.
Sayın Genç’in Tunceli’nin yurt problemiyle ilgili sorusu var. Değerli arkadaşlarım, biz bu kırk bir üniversiteyi, devlet üniversitesini çıkardıktan sonra yurdu olmayan tek vilayet Şırnak’tı. Şırnak’a 2008 yatırım programına bir yurt planladık, onun işlemleri devam ediyor ve başlayacağız. Tunceli’deki 500 kişilik yurdumuz Millî Savunma Bakanlığı tarafından kullanılıyor, uzun vadede veya orta vadede boşaltılmasını talep ettik. Ama biz, Tunceli’ye 500 kişilik yurdu yine 2008 yatırım programına aldık ve bunu yapacağız.
Öte taraftan, Sayın Işık’ın bir sorusu vardı, tarih vereyim: Değerli arkadaşlar, Kütahya merkezdeki yurdumuzun ihalesi yapıldı, bir ay içerisinde inşaatına başlanacak, ihale süreci tamamlandı; Simav’daki de Ocak 2009’da ihalesi yapılacak. Onu da bilgilerinize sunarım.
Sayın Başkanım arz ederim.
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
60 konuşma daha · 22 Ekim 2008