İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · SALI

Tarım sektörünün sorunları hk.

Hüseyin Ekmekcioğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 15. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Kasım 2005 · 479 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 8 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI HK.); konuşma 479 kelime.

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Tarım sektörünün sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2005-11-08-tarim-sektorunun-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülke tarımının içinde bulunduğu sorunlar hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlarım.

Ülke tarımı zor bir süreçten geçmektedir. Türk çiftçisi, köylüsü, hiçbir cumhuriyet hükümeti döneminde böylesine zor bir duruma düşürülmemiştir. Bunu, bir ziraat odası üyesi, bir üretici olarak söylüyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu durumu iyi bir şekilde gözlemlersek, durumun ne kadar kötü olduğunu hep birlikte görürüz. Her bölgenin sorunu farklı gibi görünse de, aslında temelinde yatan şey aynı. En önemlisi, fiyatlar bu şekilde düşük olmasına rağmen, doğru dürüst alıcı yok. Kısacası, üretici perişan.

AKP Hükümetinin görev başında olduğu yıllar, tarım sektörü ve üretici açısından yıkım yılları olarak tarihe geçecektir. 2003 yılından bu yana, Türkiye, sattığından daha fazla tarım ürünü ithal eder konuma gelmiştir. 2003 yılında tarım sektörü yüzde 2,4 küçülmüştür. 2004 yılında da iyi bir gelişim sağlanamamıştır. 2005 yılında sektör, daha vahim ve içler acısı bir durumdadır. Bütün bunlar tesadüf değildir. Tarımın yapısal sorunlarına yönelik hiçbir kalıcı iyileştirme politikası güdülmezken, kamunun tarım sektörünü düzenleme görevi neredeyse tümüyle terk edilmiş durumdadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkenin yüzde 40'ı tarımla istihdam edilmektedir; bu kadar insanı gözden çıkaramazsınız. Tarımı küçültecekseniz, önce sanayii canlandırmanız gerekir. İşsizliği artırırsanız, yoksulluk ve yolsuzluğu da körüklersiniz, kaş yapayım derken göz çıkarırsınız. Üretmeden iç ve dış borçlarımız nasıl ödenecektir? Fabrikalar kapatılarak, tarım öldürülerek bu borçlar nasıl ödenecektir; soruyorum sizlere değerli arkadaşlarım.

Maliyetini kurtararak satılan hiçbir tarım ürünü yok. Ürün fiyatları düşüyor; ama, bunun yanında tarımın girdi fiyatları sürekli yükseliyor. Bugün, Amerika ve AB ülkelerinde her çiftçi ailesine 13 500-15 000 dolar arası doğrudan destek sağlanırken, Türk çiftçisi, bu destekleri alan Batı çiftçileri karşısında rekabet gücünü kaybediyor. Her ürün ithal ediliyor. "Onu ekme, bunu dikme; pancarı az ek, anasonu az üret" diyerek çiftçinin elini kolunu bağladınız. Girdi fiyatları yükselirken piyasa fiyatları düşmektedir. Mazotun litresi, 2004 yılında 1 600 000 lirayken 2005 yılında 2 100 000 liraya, nitrat gübre 290 000 lirayken 310 000 liraya çıkarılmıştır. Tarımda kullanılan ilaçların fiyatları son yıllarda yüzde 15 ile yüzde 20 arasında artmıştır. İnanın, çiftçi, köylü kan ağlıyor. Elbette, çiftçimiz, bunun hesabını AKP İktidarından soracaktır. Bundan hiç kuşku duymuyorum. Lütfen, çiftçiyi, köylüyü azarlamayın; yardımına koşun, sorunlarını azaltın.

Girdi fiyatları bu durumdayken, pamuğun maliyeti 950 000 TL iken, satış fiyatı 750 000 Türk Lirası; mısırın maliyeti 220 000 lira olduğu halde, ancak 180 000 liraya alıcı bulabilmektedir. Aynı şekilde, muzun maliyet fiyatı 1 200 000 lira iken, satış fiyatı 800 000 liradır. Ayrıca, limonun satış fiyatı 200 000 lira, buğdayın, arpanın satış fiyatı 240 000 - 250 000 liradır. Bununla birlikte, elmanın durumu da içler acısıdır. Maliyeti 350 000 lira olan elma piyasada 200 000 liraya alıcı bulamamaktadır. İşin bir başka boyutu da şudur: Elmanın ülke içindeki tüketimi 250 000 - 300 000 ton arasındadır. 2005 yılı elma rekoltesi 3 000 000 tondur. Bu 10 katlık üretimin pazarlanması gerekmektedir. Sayın Başbakan ülkeyi pazarlayacağına, üretilen bu malları pazarlasa daha iyi olur diye düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 8 Kasım 2005

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook