İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · SALI

Kızılay haftası münasebetiyle

Bayram Özçelik

Burdur Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 15. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Kasım 2005 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bayram Özçelik (AK Parti), 8 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KIZILAY HAFTASI MÜNASEBETİYLE); konuşma 516 kelime.

Bayram Özçelik (AK Parti, Burdur). “Kızılay haftası münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ozcelik-22-2005-11-08-kizilay-haftasi-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Kızılayın misyonu ve vizyonu hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Kızılay, savaş alanında yaralanan ya da hastalanan askerlere hiçbir ayırım gözetmeksizin yardım etmek arzusundan doğmuştur. 1868 tarihinde Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Kızılay, Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti, Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti, Türkiye Kızılay Cemiyeti ve Türkiye Kızılay Derneği adını almıştır.

1876 Osmanlı-Rus Savaşından 1974 Kıbrıs Barış Harekâtına kadar geçen süre içinde Türkiye'nin taraf olduğu tüm savaşlarda cephe gerisinde kurduğu seyyar ve sabit hastaneler, hasta taşıma servisleri, donattığı hastane gemileri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hastabakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralanan ya da hastalanan onbinlerce Mehmetçiğin, dost ve düşman askerlerinin bakım ve tedavisine yardımcı olmuş, Birinci Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul'da görülen büyük kolera salgınından bu yana yurdumuzda ortaya çıkan doğal afetlerde felaketzedelerin bakım ve beslenmelerini sağlamış, uluslararası yardım faaliyetlerine katılmış, hemşirelik eğitimi, ilkyardım ve kanla ilgili hizmetler alanında öncülük yapmış, korunmaya gereksinen pek çok vatandaşımıza gereken sosyal yardım ve hizmetleri sunmuştur.

Kızılay, acaba, afete hazırlık ve müdahale konusunda çağın gerektirdiği standartlara ulaşmış mıdır... Türkiye'de, kamunun yeniden yapılandırılması ihtiyacına paralel olacak şekilde yeniden yapılanma çalışmasına Kızılay mutlaka girmelidir. Temel hedef, kişilere değil, sisteme bağlı bir Kızılay yapılanmasında olmalıdır. Bugüne kadar finansal yapısı, iş yapma biçimi, hizmet üretme şekli, yönetim ve organizasyon yapısıyla bir kapalı kutu olan Kızılayın, kurumsal bu tutumunu sürdürmesi halinde saygınlığını elde etmesi olası değildir.

Dünyada, gelişmiş ülkelerde benzer kuruluşların hizmet kalitesinin ve verimliliğinin artırılması yönündeki çalışmalar tek tek incelenmelidir.

Yol haritasında hedef şu olmalıdır: Sokaktaki vatandaşın Kızılaya bağış yoluyla verdiği bir battaniyenin üzerinde yer alacak bir barkotla, hangi afette, hangi afetzedeye ulaştırıldığı bilgisinin kendisine iletilmesine kadar varacak ayrıntıdaki bir teknoloji tabanlı çalışmanın Kızılaya kazandırılması gerekir.

Çağdaş bir yardım organizasyonunun başarıyla yürütülmesi için iki önemli başlık bulunmaktadır. Bunlardan ilki, düzenli ve yeterli bir gelir kaynağına sahip olmak, bu gelirlerin kaydını sağlıklı ve kamuoyuna açık bir şekilde tutmak; ikincisi ise, afet müdahale sistemini modern bir işleyişe kavuşturmaktır.

Kızılaya gönül vermiş vatandaşların gönüllü bağışlarıyla oluşturulan geniş bir gayrimenkule sahip olduğu da bilinmektedir. Kurum, nerede, hangi değerde bir taşınmaza sahip bilgisinden yoksun, uzak olmamalıdır.

Kızılay, doğal ya da doğal olmayan yollardan meydana gelmiş afete maruz kalan vatandaşların yardımına koşmaktadır. 1999 Marmara depremi sırasında bu görevini yapmakta kimi eksiklikler göstermiş ve en büyük eleştiriyi bu noktadan almıştır.

Türkiye'nin herhangi bir yerinde meydana gelebilecek herhangi bir afete 1 saat, en geç 2 saat içinde müdahale edebilen bir Kızılay oluşturulmalıdır.

Türkiye'nin afet stokunun büyük bölümünün tutulduğu Ankara Etimesgut Merkez Depo, bölgelere lojistik depo olarak belirlenmeli ve dağıtılmalıdır.

Afete müdahalede alana ulaşmada yaşanan gecikmeden kaynaklanan olumsuzlukları ortadan kaldıracak, bölgedeki insan kaynaklarını geliştirecek, doğru malzeme, araç-gereç ve teçhizatı doğru zamanda, doğru yerde bulundurabilecek olmazsa olmazı kesintisiz bir haberleşme ağına sahip olmaktır. Bu maksatla, telsizler, uydu telefonları ve yedekleme sistemiyle 24 saat kesintisiz haberleşme sistemi kurulmalıdır.

Büyük bir afette en az 200 000-250 000 afetzedeye barınma kapasitesinde ve üç öğünde, yine, 200 000-250 000 yemek pişirme ve dağıtma ekipman aracının hazır bulundurulması hedef proje olmalıdır.

Kısaca, hantal bir Kızılay istemiyoruz, Ankara Etimesgut merkez depodan 250 kamyon çöp uzaklaştırılmasını görmek ve duymak istemiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 8 Kasım 2005

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook