İş sağlığı ve iş güvenliği haftası münasebetiyle ilgili
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 76. Birleşim · 1. yasama yılı · 7 Mayıs 2003 · 708 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti), 7 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ HAFTASI MÜNASEBETİYLE İLGİLİ); konuşma 708 kelime.
Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti, Manisa). “İş sağlığı ve iş güvenliği haftası münasebetiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-tanriverdi-22-2003-05-07-is-sagligi-ve-is-guvenligi-haftasi-munasebetiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün başlayan, eğitim ve bilinçlenme faaliyetleriyle bir yıla yayılarak kutlanan 17 nci İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Dünyada ekonomik, sosyal ve politik değişime paralel olarak, özellikle son yirmibeş yıl içinde, sağlık, çevre ve güvenlik alanında önemli gelişmeler gözlenmektedir. İş kazalarının ve meslek hastalıklarının hem işletmelere hem de ülke ekonomisine verdiği büyük kayıpları azaltmak ve insanlara daha uzun, sağlıklı ve üretken bir hayat sağlamak için koruyucu çalışmalar büyük önem kazanmaktadır.
İş sağlığı ve güvenliği konusu, sosyal tarafların ortak menfaat ve amaçlarının merkezini oluşturmaktadır. Bu alanda sağlanacak başarılar, öncelikle işçilerin -aynı zamanda, işverenlerin de- menfaatına olacaktır. Toplumun ve kişilerin refahının sağlanmasında esas kaynak olan üretimin, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamında yapılması, her çalışanın en doğal hakkıdır.
İnsan hayatı, salt rakamlardan ibaret değildir. Tezgâh başında çalışan işçilerimizin güvenli ve verimli çalışması için, öncelikle, zihni sağlıklı olmalıdır, yarınından endişe duymaması gerekir, işveren yarın bana işe gelme diyecek mi şeklinde bir endişesi olmaması gerekir. Unutulmamalıdır ki, bir işyerinde azamî verimin sağlanması için, üretimin kaliteli, ekonomik ve hızlı yapılması gerekir; yani, üreten insanın, kendisini işyeriyle aynileştirmesi, işyerine olan aidiyet duygusunun güçlendirilmesi gerekir. Bu da, işçilerin örgütlü ve yarınlarından emin olmalarıyla mümkündür.
Başta Anayasamızda ve diğer temel kanunlarımızda, iş sağlığı ve güvenliği konularında çok çeşitli ve detaylı hükümler bulunmasına rağmen, çoğu işyerlerimizde, çalışma koşulları bakımından yeterli, çağdaş bir ortamın sağlandığını söylemek mümkün değildir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Sigortalar Kurumu istatistiklerine göre, 2001 yılında, ülkemizde, 72 367 iş kazası ve 883 meslek hastalığı vakası meydana gelmiş; bunların 1 065'i ölümle sonuçlanmış, 1 866 kişi de sürekli iş göremez hale gelmiştir.
SSK istatistiklerine yansımayan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu kayıplar da dikkate alındığında, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle meydana gelen maddî kayıpların büyüklüğünü hesap etmek mümkündür.
İş kazalarının ve meslek hastalıklarının hesaplanmayan manevî zararları da vardır. İnsanın en kutsal hakkı olan yaşama hakkını, sağlıklı yaşama hakkını elinden alan bu felaketi önlemek ya da en aza indirmek, ülkemizin önemli sorumluluklarından biridir.
Değerli arkadaşlarım, iş kazalarının yüzde 43,1'i, 1 ilâ 3 işçi çalıştıran küçük işyerlerinde meydana gelmektedir. 50'den az işçi çalıştıran işyerlerinde meydana gelen kazalar, tüm iş kazalarının yüzde 73,8'ini oluşturmaktadır. İş kazalarının yüzde 41,8'i, kıdemleri bir yıldan az olan işçilerde görülmektedir. Bu durum, iş kazalarının oluşumunda eğitim, tecrübe ve alışkanlık eksikliğinin payı olduğunu göstermektedir. İş kazası ve meslek hastalıklarının yüzde 4,4'ü sakatlıkla, yüzde 1,5'i ölümle sonuçlanmaktadır. SSK istatistiklerine göre, iş kazaları sonucunda, Türkiye'de, her gün, ortalama 3 işçi kardeşimiz hayatını kaybetmektedir. Uluslararası Çalışma Teşkilatı ILO'nun kayıtlarına göre, sigortalı her 1 000 işçinin iş kazası nedeniyle ölüm riski, Türkiye'de ortalama yüzde 5, Avrupa ülkelerinde yüzde 1'dir. Bu veriler göstermektedir ki, iş kazaları ve meslek hastalıkları vakaları sürekli artmaktadır. Bu vakalar sonucu ölen ya da yaralanan işçilerin sayısı da, yıldan yıla artmaktadır. Bu tespitler, ülkemizde iş sağlığı ve iş güvenliği alanında, uluslararası norm ve standartları da dikkate alarak, köklü değişim çalışmalarının zorunluluğunu ortaya koymaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Çalışma ve Sosyal...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANLütfen tamamlayın.
HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Sağlıklı çalışma ortamı, iş barışının, hızlı ve sağlıklı kalkınmanın da önşartıdır. Özellikle, küçük ve orta ölçekli işletmeler için hayatî önem taşıyan koruyucu hekimlik ve koruyucu mühendislik hizmetlerinin, bu işyerlerinin toplu olarak bulunduğu küçük sanayi sitelerinde, ortak işyeri sağlık ve güvenlik birimleri vasıtasıyla sağlanması ve bu birimlere devlet desteği sağlanması konusunda yapılacak yasal düzenleme, Meclisimizin bu alanda yapacağı önemli bir reform olacaktır. Yapılacak yasal değişiklikle, Bakanlık bünyesinde, katılımcıları ile görev ve yetkileri açıkça belirlenen, belirli ölçüde yaptırım gücü bulunan iş sağlığı ve güvenliği yüksek konseyinin oluşturulmasında büyük fayda görülmektedir.
Değerli milletvekilleri, iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında önem taşıyan husus, işyeri sağlık örgütlenmesi ve işyerinde, bu alanda yapılan çalışmaların koordinasyonudur. Bu amaca ulaşmanın tek yöntemi ise, iş sağlığı ve güvenliği kurullarının sağlıklı çalışmalarıdır.
İşyeri hekimliği sistemi yeniden düzenlenmelidir. Sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkının korunması ve geliştirilmesi, bir anlamda hekim katkısını da gündeme getirmektedir. Bu alanda hizmet üretebilecek hekimlerin konuyla ilgili meslekî bilgilerinin artırılması gerekmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iş sağlığı ve güvenliği sorunlarının çözümünün temelinde insana saygı düşüncesi yatmaktadır. Sorun, sadece yetkililerin değil, devlet, işveren ve çalışanların ortak sorunudur; çözüm de müşterek olarak sağlanmalıdır.
Yarınların bugünden daha sağlıklı ve güvenli olması, bugün başlayan etkinliklerin yararlı sonuçlar vermesi dileğiyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 7 Mayıs 2003