İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 103. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Mayıs 2008 · 1.427 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti), 13 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI; TRABZON MV.CEVDET ERDÖL VE 2 MV. İLE ŞANLIURFA MV.RAMAZAN BAŞAK'IN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:224)); konuşma 1.427 kelime.
Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti, Manisa). “İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 13 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-tanriverdi-23-2008-05-13-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, işsizlik, bugün Avrupa Birliğine üye ülkeler de dâhil olmak üzere, gelişmiş ve gelişmekte olan hemen her ülkenin karşı karşıya bulunduğu önemli sorunların başında gelmektedir. Tüm dünyada yeteri kadar yeni ve yüksek gelirli iş yaratılamamaktadır. İşsizlik, bir ülkede sadece üretim ve ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilememekte aynı zamanda sosyal problemler, sosyal dışlanma ve yoksulluğu da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle istihdamı ve verimliliği artırmak ve böylelikle ekonomik ve sosyal kalkınmayı gerçekleştirmek ülkemiz dâhil tüm dünya ülkelerinin birinci hedefi hâline gelmiştir. İşsizliğin önlenmesinin en temel çözüm yolu, hiç kuşkusuz istihdam kapasitesini artıracak yatırımların çoğalması, yeni iş alanlarının yaratılması, iş piyasasının esnekleştirilmesi ve aktif istihdam politikalarının uygulanmasıdır.
Her zaman yoksul ve dar gelirli toplumsal kesimlerin daha yaşanabilir bir hayat sürdürebilmeleri için her türlü kolaylığı sağlamakta kararlı olan partimiz ve Hükûmetimiz gerekli çalışmaları başlatmış, işsizliğin azaltılması, yeni istihdam alanlarının açılması ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi amacıyla bu tasarıyı gündeme getirmiştir. Bu tasarı gündeme gelmiştir; bu tasarıya ilişkin değerli arkadaşlarımız konuştular ancak tasarıdan habersiz olduklarını konuşmalarından anladık.
Hükûmet Programı’mızda da yer alan ve ülkemizin en öncelikli sorunu olan işsizlik konusunda önemli açılımlar getiren, kamuoyunda da “İstihdam Paketi” olarak bilinen kanun tasarısı, Bakanlar Kurulunun imzasını müteakip Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmiş ve 2/5/2008 tarihinde de Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda görüşülerek kabul edilmiştir. Tasarıdaki ana hedef değerli arkadaşlarım, iş gücü piyasasına ilişkin düzenlemeler ile yatırım ve istihdamın önündeki engellerin kaldırılması, işsizliğin azaltılması, kayıtlılığın artırılması, idari ve mali yüklerin azaltılması, istihdamın teşvik edilmesi, aktif iş gücü programlarına ağırlık verilmesi, kayıt dışı istihdamla etkin mücadele, iş sağlığı ve güvenliğinin yaygınlaştırılmasıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; günümüz dünyasında bir ülke için iş ve yatırım yapmaya elverişli ortam sağlamak hayati önem arz etmektedir. Bilinçli hareket eden tüm ülkeler fabrika kurmak ve işletmek isteyen girişimcilere her türlü kolaylığı sağlamaktadır. Bazı ülkelerde ise işçi ve işveren kesimleri hükûmetle el ele vererek girişimciye tüm hizmetleri temin etmektedir. Vergi sisteminin ve bürokrasinin büyümeyi desteklemesi, bu amaçla basitleştirilip sanayi yüklerinin en aza indirilmesi, katma değer ve istihdam yaratma fonksiyonunu en çok hızlandıran faktörlerdir.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizdeki genç nüfusun nitelikli, kalifiye olmadığı göz önüne alınırsa işsizlik bizim için en öncelikli ve en temel sorundur. Yıllardan beridir süregelen işsizliğin önlenmesi, istihdamın artırılmasına yönelik birçok makale, araştırma, inceleme, konferans, sempozyum yapılmış, raporlar, yazı dizileri yazılmış, yayımlanmıştır. Ancak buralarda dile getirilen önlem ve öneriler ne yazık ki gerek konjonktürün el vermemesi gerekse geçmiş dönem siyasetçilerinin bu uyarılara kulak asmaması sonucu hayata geçirilememiştir.
AK Parti olarak biz geçtiğimiz dönemde vergi indirimlerini el verdiği ölçüde yaptık. İşverenlerimizin yükünü azaltmak, istihdamın önünü açmak için bazı düzenlemeler gerçekleştirdik. Ama, ülkemizdeki genç nüfusun yoğunluğu, küresel ekonominin getirdiği olumsuzluklar, dünyadaki enerji ve petrol fiyatlarının istikrarsızlığı gibi nedenlerle, geliştirdiğimiz politikalar işsizliğin artmasını önlemekte başarılı olsa da azaltılmasında istediğimiz sonucu vermemiştir.
İş gücü piyasasının izlenmesinde temel veri kaynağı olan Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı son istatistiklere göre, ülkemizde toplam kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 567 bin kişi; işsizlik oranı ise yüzde 9,9’dur. İşsizliğin daha çok kentlerde ve genç yaş grubunda, yani, 15-24 yaşları arasında yoğunlaştığı görülmektedir. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 21 seviyesine çıkmaktadır. Bu veriler, ülkemizde istihdamın ve iş gücü piyasasının genel sorunlarına olduğu gibi, çözüm önerilerinin ve yapılacak çalışmaların hangi noktalara yöneleceğine de ışık tutmaktadır.
İş gücü piyasası temel göstergelerine bakacak olursak, ülkemizde iş gücüne katılma oranı yüzde 47,8; istihdam oranı yüzde 43,1; işsizlik oranı yüzde 9,9; kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 46,9 olmuştur.
Kısaca belirtmek gerekirse, ülkemizde işsizlik, nüfus artışı, çalışma çağındaki nüfusun ve her yıl bu nüfusa eklenen yüz binlerce gencimizin istihdamının güçlüğü, istihdam yaratıcı iç ve dış kaynaklı yatırımların azalması, küresel ekonominin getirdiği sorunlar, geçiş ekonomisi olmaktan kaynaklanan sorunlar ve iş gücünün niteliğinin görece düşük olması gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır.
Her yıl, çalışabilir nüfus 1 milyon kişi civarında artmakta ve 600 bin gencimiz iş gücü piyasasına katılmakta ve iş aramaktadır. Takdir edersiniz ki genç nüfusun bu kadar yoğun olarak iş gücüne katıldığı başka bir ülke yoktur. Buna rağmen Türkiye'de iş gücü piyasası rakamlarına bakıldığında işsizliğin istenilen ölçüde olmasa da önemli bir biçimde absorbe edildiği görülmektedir.
Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun Küresel İstihdam Eğilimleri Raporu’na göre değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz yılda da küresel düzeyde toplam işsiz sayısı artmıştır. Resmî tahminlere göre dünya genelinde işsizlik oranı yüzde 6, toplam işsiz sayısı yaklaşık 190 milyon kişidir. Rapora göre, kredi piyasasındaki çalkalanmalara ve yükselen petrol fiyatlarına bağlı ekonomik sarsıntılar nedeniyle 2008 yılında işsiz sayısında 5 milyon kişilik bir artış daha olacağı tahmin edilmektedir. Bu sayıya düzenli ve yeterli çalışmayanları da eklersek dünya genelinde 500 milyon civarında insan ya hiç çalışmamakta ya da eksik çalışmaktadır.
Dünyada çeşitli ülkelerdeki işsizlik oranlarına bakacak olursak değerli arkadaşlarım: Almanya’da yüzde 8,1; Kanada’da yüzde 6,3; Macaristan’da 7,5; Romanya’da 7,3; Portekiz’de 7,7; Fransa’da yüzde 9,1; İtalya’da 6,8; Polonya’da yüzde 13,9; Hırvatistan’da yüzde 17; Yunanistan’da yüzde 8,9’dur.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu yasa tasarısıyla 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer alan yeni tanımlamalardan biri de asıl işveren-alt işveren ilişkisidir. Uygulamada asıl işveren-alt işveren ilişkisinin amacına aykırı olarak kullanılmasını önlemek için alt işverenlik sözleşmesinin yazılı yapılması zorunluluğu getirilmiş ve bölge müdürlüklerine alt işverenliğin tescilinden sonra inceleme yetkisi verilmiştir. Ayrıca, ağır ve tehlikeli işlerde işverene ve alt işverene iş sağlığı ve güvenliği ile mesleki eğitim almış işçileri çalıştırmak yükümlülüğü getirilmiştir. Ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin kurulmasına yönelik talepler ve iş sanğlığı ve güvenliği hizmeti vermek isteyen kişi ve kuruluşların niteliklerinin daha kapsamlı olarak belirlenmesi ihtiyacı, iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin iş yerlerinde üstlenecekleri önemli görevlerin ifasında eğitim ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak bu alanın da kamu tarafından ayrıntılı olarak düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Çok sayıda kurum tarafından, benzer gerekçelerle, iş yerlerinin kurulması aşamasında istenen ve bu nedenle mükerrerliğe yol açan iş yeri kurma izni kaldırılarak iş yerinin kuruluşu aşamasında yaşanan sorunlar giderilmiştir. 50 veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu kaldırılmıştır. Terör mağduru çalıştırma yükümlülüğü, değerli arkadaşlarım, sadece kamuya bırakılmıştır. Özürlülere ait SSK işveren priminin hazinece karşılanması öngörülmüştür. İşsizlik Sigortası Kanunu’nun amacı, İŞKUR’a kayıtlı tüm işsizlere yönelik aktif istihdam faaliyetlerinin İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmasına imkân sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. İşverenler üzerindeki mali yüklerin hafifletilmesi ve dolayısıyla istihdamın artırılması amacıyla SSK işveren hissesine isabet eden 5 puanlık prim tutarının hazine tarafından karşılanması öngörülmüştür. Bu uygulama herkes tarafından cesaretli bir adım olarak değerlendirilmekte ve takdir edilmektedir.
İl istihdam kurullarının üyeleri ve görevleri yeniden belirlenmiş ve bu kurullara yerel bazda iş gücü piyasası araştırmaları yapmalarına imkân tanınmak suretiyle daha etkin bir hâle getirilmiştir.
İŞKUR’a kayıtlı işsizlerden aktif iş gücü programları çerçevesinde sunulan hizmetlerden yararlanabilmesi amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu’undan kaynak kullanılmasına imkân sağlanmıştır.
Ayrıca, gençlerin ve kadınların istihdamını artırmak amacıyla, değerli arkadaşlarım, mevcut istihdama ilave olarak işe alınan kadınlar ile 18-29 yaş arası gençlere ait SSK işveren priminin beş yıl boyunca kademeli olarak İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanması öngörülmüştür.
Diğer taraftan, kreş ve emzirme odası açma yükümlülüğünün işverenler tarafından hizmet alımı ile yerine getirilebilmesi hedeflenmiştir. 500 veya daha fazla işçi çalıştırılan iş yerlerinde işverenler tarafından spor tesisi kurma yükümlülüğü kaldırılmıştır. Yani tasarıyla, değerli arkadaşlarım, zorunlu istihdam yüklerinin hafifletilmesi, nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması, istihdamın teşvik edilmesi, iş gücü maliyetlerinin düşürülmesi, kayıt dışı istihdamın azaltılması hedeflenmiştir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; toplumumuzun en dinamik kesimi olan çalışma hayatını yakından ilgilendiren birçok yasal düzenleme Hükûmetimiz döneminde yapılmış, yönetmelikler yenilenmiş, iş ve çalışma mevzuatımız dünyadaki teknolojik gelişme ve AB standartlarını yakalayarak yeni ve çağdaş bir görünüme kavuşmuştur. Bu yasal düzenlemelerden bir tanesi olan bu kanun tasarısı, geçmişte yapılan uygulamaların tersine, yeni sorunlar, yeni anlaşmazlıklar ve yeni imtiyazlar getirmek yerine, büyük bir yarayı daha saracaktır.
Geçici işçi istihdamı, süreklilik arz etmeyen, yılın belirli dönemlerini kapsayan, genellikle mevsimlik ve arızi işler için öngörülmüş bir istihdam şekli olarak literatürümüze girmişti. Ancak toplumsal bir yaraya dönüşen ve işçilerin üzerine kâbus gibi çöken geçici işçilik sorunu da yine AK Parti İktidarı tarafından, 219 bin çalışana, hiçbir ayırım gözetilmeden, yani işe ne zaman girip girmediğine bakılmadan kadroları verilerek çözülmüştür.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde istikrarın sağlandığı ve tam bir güven ortamının oluştuğu, ekonomik, mali göstergelerin düzeldiği dönemde Türkiye’nin tekrar siyasi istikrarsızlığa sürüklenmek istenmesi üzücüdür. Çünkü istihdamın gelişmesi, artması ve yatırımın istenilen seviyelerde gerçekleşebilmesinin en temel zemini güven ve istikrarın kalıcı olmasına bağlıdır.
Dünyadaki global ekonomik sarsıntılara rağmen, Türkiye bu küresel çaptaki olumsuzluklardan en az şekilde etkilenmiştir. AK Parti ve AK Parti Hükûmetleri, bütün olumsuzluklara, küresel çaptaki ve yerel sarsıntılara rağmen, bunları, dar ve sabit gelirli insanlarımıza, çalışanlarımıza yansıtmamak için büyük çaba sarf etti ve etmekten de geri durmayacaktır.
Değerli arkadaşlarım, sözlerimi bitirirken, partimizin ve Hükûmetimizin öncelikli olarak ele aldığı konulardan biri olan işsizliğin çözümüne yönelik olarak hazırlanan istihdam paketinin işsiziyle, çalışanıyla, işvereniyle tüm çalışma hayatımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diler, hepinize tekrar saygılarımı sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 13 Mayıs 2008