İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle

İbrahim Akın

İzmir Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Temmuz 2026 · 553 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen sevgili halklarımız; hepinizi DEM PARTİ adına saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Evet, önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Öncelikle şunu söylemem gerekir ki aslında önergede geçen Ege'den Tekirdağ'a, Orta Doğu'dan Kıbrıs'a kadar çeşitli konuların hem tarihsel boyutuna hem de bugünkü boyutuna baktığımızda, bizim açımızdan yüz yıllık tarihimizi geride bıraktığımızda aslında, gerçek anlamında, hamasetle ve Ortodoks yaklaşımlarla, tarihsel olarak bugünkü sürecin ihtiyaçlarını görmeden bir yaklaşımla çözülebilecek konular olmadığını düşünüyoruz. Biz bölgelerimizdeki ve kıyılarımızdaki bütün sorunların barış içerisinde, müzakereyle ve aynı zamanda diplomasiyle yürütülmesi gereken sorunlar olduğunu düşünüyoruz ve bölgedeki sorunların çözümünde silaha yatırım değil barışa yatırım yapılırsa ülkelerin de toplumların da devletlerin de daha güçlü olacağına olan inancımızla gerçek demokrasinin, gerçek eşitliğin, gerçek toplumsal uzlaşının sağlanabilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)Biz mi silahlandırıyoruz Ege adalarını?

İBRAHİM AKIN (Devamla)O bakımdan, cumhuriyetin geçmişinden bugüne baktığımız tarihsel birikim açısından değerlendirdiğimizde ülkemiz maalesef, demokrasiye kavuşmuş bir ülke değildir, cumhuriyet hiçbir zaman demokratik değerleri geliştirmiş, eşit yurttaşlık temelinde her türlü sorunları çözebilme kabiliyetine kavuşmuş, halklarını ve inançlarını her anlamda ortak değerler içerisinde buluşturabilmiş, bu nedenle çok daha güçlü bir devlet, çok daha güçlü bir toplum yaratma kapasitesine kavuşmamıştır. Kavuşmadığı için de tarihinde sürekli darbeler kliği söz konusu olmuştur.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)O cumhuriyet sayesinde buradasın, yazıklar olsun! O demokrasi sayesinde buradasın, yazıklar olsun!

İBRAHİM AKIN (Devamla)60'ı, 70'i, 80'i hepsi yaşanmıştır bu tarihsel durum içerisinde. Dolayısıyla, bizim arzu ettiğimiz sonuç şudur: Türkiye gerçek anlamda eşit yurttaşlık temelinde toplumsal uzlaşıyı sağlayabilmeli, barışı temin edebilmeli. Ülkesindeki insanlar arasındaki bu barışı sağlarsa çok daha güçlü devlet olabileceğini bilmeliyiz çünkü biz bakıyoruz ki sürekli silaha yatırım var, sürekli savaşa yatırım var, sürekli bölgeler arasındaki kavgaya ve şiddete ihtiyaç duyulan bir yaklaşım biçimiyle bir konsolidasyon siyaseti var. Bu sorunların çözümünde eğer demokrasi olursa tartışılabilir, çözüm üretilebilir ama demokrasi olmazsa hiçbir konu sağlıklı tartışılamaz, hamasetle, geçmiş farazi yaklaşımlarımızla bu işler sürdürülemez.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)"Uluslararası hukuka uyun." demek hamaset mi?

İBRAHİM AKIN (Devamla)Dolayısıyla, biz önümüzdeki dönemin sorunlarına şöyle bakıyoruz: Birincisi, gerçekten Lozan meselesi tarihsel bakımından ele alındığında çok daha farklı dinamiklerle birleşmiş bir yapıdır. Elbette Lozan önemlidir ancak aynı zamanda bugünkü ihtiyaçlarımızı çözebilme kabiliyeti bakımından bakıldığında da farklı tartışmalara ihtiyaç olduğunu bu bakımdan söylemek istiyorum.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ)Çünkü üniter yapıyı koruyor değil mi?

İBRAHİM AKIN (Devamla)Onun için, demokrasi meselesinde asla yolumuzu sağlıklı bir şekilde sürdürebilecek bir kapasiteye kavuşmadığımızı yaşadığımız tarihsel birikim gösteriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

İBRAHİM AKIN (Devamla)O nedenle biz diplomasiyi, müzakereyi ve barışı sağlamak gerektiğini düşünüyoruz. Kürt sorununun bugünkü tarihsel dönemde çözülmesi bakımından da bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Yüzyıl önceki durum, dinamikler değişmiştir. Toplumsal gerçekliği, bu gerçekliğin değişmesini görmeyen bir siyaset sorunları çözemez, sorunları sağlıklı çözemeyen bir devlet güçlü olamaz. Güçlü demek sadece silaha yatırım demek, devletin bütün aygıtlarını bu anlamda güçlendirmek demek değildir; toplumu güçlendirmektir. Toplum eşit bir şekilde olursa, adalet doğru yapılırsa ekonomik adalet de toplumsal adalet de hakça bölüşüm de gerçekleşebilir. O zaman toplumlar çok daha güçlü olur, buna bağlı olarak da barış temin edilir, devletin de bu anlamda güçlenmesi sağlanabilir; kimse de bu toplumun kendi iç dinamiklerini zorlayarak başka işler yapmaya yeltenemez.

O nedenle, arayışı barışta, toplumsal uzlaşıda ve çözümde arayalım. Geleneksel formlarla tekrar ederek ezberlerimizle sorunu çözemeyeceğimizi düşünüyoruz.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

115 konuşma daha · 23 Temmuz 2026

Günün kaydı →
115 konuşmanın tamamı →