İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 118. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Temmuz 2020 · 466 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP), 28 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 466 kelime.
İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul). “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 28 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2020-07-28-internet-ortaminda-yapilan-yayinlarin-duzenlenmesi-ve-bu-yayinlar-yolu-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90833
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Divan, milletvekilleri; 226 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin 5’inci maddesi üzerine söz almış bulunuyorum.
Tabii ki burada yapılan görüşmeler çerçevesinde esasen genel bir değerlendirme yapmakta yarar var çünkü burada söz konusu olan özgürlük sorunu tabii ki aynı zamanda bir güvenlik sorunudur ama yalnızca bu metinde yazılı olan maddelerle değerlendirilebilecek bir konu değildir çünkü esasen özgürlük-güvenlik ilişkisinde, özgürlük-otorite ilişkisinde ilgili devletin iktidar sorunsalına da bakmak gerekir. Erkler nasıl sınırlandırılıyor? Özgürlükler nasıl güvence altına alınıyor? Bu açıdan bakmak gerekir.
Bu, dikkate alındığı zaman Avrupa’yla sıkça karşılaştırma yapıldı ama tabii ki karşılaştırma yapılırken ilgili devletlerin mevzuat bütününü dikkate almamız gerekir ve onun uygulanmasını. Biraz önce bağımsız idari otoriteler örneğini verdim. Gerçekten, Avrupa devletlerinde, Amerika’da bağımsız idari otoriteler uzman ve özerk kuruluşlar olarak dördüncü erk şeklinde nitelendirilir yasama, yürütme ve yargıdan sonra. Özellikle bu alan tam da bağımsız idari otoritelerin geliştiği bir alandır.
Üzgünüm Sevgili Başkan, Komisyon Başkanı, bizdeki bu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bağımlı hiyerarşik yapı içerisinde yer alan bir kuruldur, bağımsızlıkla bir ilgisi yoktur. Umarım bir gün onu bağımsız idari otorite hâline getirme olanağımız olur.
Şimdi, bu bakımdan, karşılaştırma yaparken karşılaştırılabilir hususları karşılaştırmak gerekir ve bütününü de karşılaştırmak gerekir. Tabii ki hemen ahlaki soruna geliyorum çünkü bu sanal ortam gerçekten etik bir sorundur ve ahlaki bir sorundur. Şöyle bir ayrım var: Açık rejimlerde ahlaki sorun daha azdır, etik değerler daha yüksektir ama otoriter rejimler, totaliter rejimlere doğru kaydıkça toplumda ahlakilik sorunu artar ve ahlaki çöküntü başlar. Şimdi, kapalı toplumlara doğru gidişte, bu açıdan bakıldığı zaman mesela “unutulma hakkı” burada pek güzel bir sözcük olarak kullanılıyor fakat unutulma hakkını övenlerin hiçbiri lekelenmeme hakkını dillendirmedi. Hele hele bir devlette, anayasasında “demokratik hukuk devleti” yazan bir devlette, devlet adına yöneticiler insanları resmî işlemlerle lekelemişlerse o zaman onların lekelenmeme hakkını… Hukuk devletinde unutulma hakkı tartışılabilir ama hukuk devletinde devletin yurttaşları lekeleyemeyeceği açıktır ve kesindir, tartışılamaz. İşte, “ahlakilik sorunu” dediğimiz zaman sanal medya nasıl kullanılır? Bu, bir ahlaki sorundur ama burada kullanılan kavramlar açısından ve yapılan uygulamalar açsından da bu soruna dikkat etmek gerekir.
Bu yasanın temelinde esasen demokratik toplum sorunu yer almaktadır. Demokratik toplum sorununa farklı biçimlerde değinildi; çoğulcu toplum, hoşgörülü toplum ve saydam, düşünce özgürlüğünün geçerli olduğu toplum. Bu açıdan bakıldığı zaman burada görsel, işitsel iletişim özgürlüğünün sağladığı güvenceler sanal özgürlükler alanında sosyal medya için yeterli olmadığından özel düzenlemeler getiriliyor, özel güvenceler getiriliyor; biraz önce değindiğim gibi, kurumsal boyutu dikkate alınıyor. Şimdi, bu nedenle bizim mutlaka bu sorunu, devlet açısından nasıl ki hukuk devletinde görev, yetki ve sorumluluk üçlüsünü kullanıyorsak, demokratik toplum açısından da “eşitlik” “özgürlük” ve “hak” kavramları üçlüsünde değerlendirmemiz gerekir. Burada bir ters orantı var, bir asimetrik ilişki söz konusu. Zira devlet görevlilerinin sorumluluğu arttıkça ifade özgürlüğü alanı daralır, buna karşılık, toplum üyelerinin ifade özgürlüğü, özellikle toplumsal sorunlara ilişkin olarak genişler, o ölçüde de eleştiri özgürlüğü artar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
171 konuşma daha · 28 Temmuz 2020