İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

İbrahim Özdoğan

Erzurum Milletvekili ·

Genel Kurul, 62. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Şubat 2006 · 633 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Özdoğan, 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 633 kelime.

İbrahim Özdoğan (Erzurum). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Yüce Heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 1066 sıra sayılı yasa tasarısının 4 üncü maddesinde, Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Burada, Sosyal Sigortalar Kurumunun Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısını görüşmek üzere bulunuyoruz. Konunun Yüce Meclisimiz önünde gündeme gelmesiyle birlikte, durumun vahametine de şahit olmuş bulunmaktayız. Özel sektöre ait 1 446 735 dosyada borç bulunduğu Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ilan edilmiştir. Bunlardan 1 440 476 dosya, kamu borcu 50 000 YTL'nin altında olan dosyalardır; toplam borçlu dosya sayısının yüzde 99,6'sıdır. Buradan çıkan mesaj açıktır; mağdur olmuş, prim borçlarını ödeyememiş kesimin ezinci çoğunluğu küçük ve orta ölçekli işletmelerdir, ticarethanelerdir. Bu kesimin Sosyal Sigortalar Kurumuna borcu, özel sektör borçlarının yüzde 59,3'üne tekabül etmektedir. Sosyal Sigortalar Kurumuna 50 000 YTL'nin üzerinde borcu olan 6 259 dosya bulunuyor. Bu dosyalar, özel sektörün Kuruma borcunun yüzde 40'ını temsil ediyor.

Bağ-Kurda da, Sosyal Sigortalar Kurumundakine benzer keşmekeşlik söz konusudur. 1479 ve 2926 sayılı Yasalar kapsamında, Kuruma borcu olan toplam 2 187 540 borçlu sigortalı bulunmaktadır. Sorunun boyutları ve kaç vatandaşımızı ilgilendirdiği, açık seçik ortadadır.

Şimdi, iktidarın savunmasına göre, Meclisimizin gündemine taşınmış bu tasarının iddiası da şudur: 2000 ve 2001 krizi, ülkemizde, ekonomik hayatı olumsuz etkilemiştir. Vatandaşımızın prim borcunu ödeyememesinde bu ekonomik krizlerin büyük etkisi olmuştur. Diğer yandan, sosyal sigorta prim açıkları da büyümüştür. Şimdi, iktidar iddia etmektedir ki "biz, hem vatandaşımızın üzerindeki gecikme ve faiz yükünü hafifleteceğiz hem de gecikmiş borçlarda enflasyon rakamlarını baz alıp, devletin alacağının asıl değerlerini koruyacağız" yani "biz, hem devletin hem de vatandaşın hayrına olacak bir ara çözüm bulduk; bu sayede, 2001 ve 2000 krizlerinin hırpaladığı vatandaşımıza da kolaylık göstereceğiz, krizlerin etkisini telafi edeceğiz" diyorlar.

Anavatan Partisi olarak biz, vatandaşın yaralarının sarılması için ne gerekiyorsa yapılması taraftarıyız. Ancak, işin aslı öyle değildir; iktidar öyle bir kandırmacayla vatandaşın karşısına dikildi ki, bizlere "pişkinliğin bu kadarına pes" demekten başka seçenek kalmıyor.

Buradan iktidara sormak istiyorum: Sayın Başbakan, Sayın Kabine üyeleri, yıl 2006, 2000 ve 2001 krizlerinde oluşan yaraları sarmak yeni mi aklınıza geldi, yoksa, bu işte bir bityeniği mi var?! Ayan beyan ortadadır ki, bu işte bir bityeniği vardır. Vatandaşına karşı samimiyet hislerini tümden yitirmiş bir iktidarın kelime oyunlarından ibarettir bu tasarının gerekçesi. Bu tasarının asıl gerekçesi, acizlik içinde kıvranan bir hükümetin, kötü icraatlarını boyacı küpüne sokup şirin göstermeye çalışmaktan ibarettir.

Ne demek istediğimizi açıklayalım, tasarının nasıl çelişkilerle dolu olduğunu açıklayalım: Tasarının gündeme gelmesi "çok zor durum" hali esas alınarak gerçekleşmiştir diyorlar. Güya bu tasarı, 2001 krizinden yara almış prim borçlularının mağduriyetlerini gidermek için gündeme gelmiş. 2001 krizi mağdurlarının mağduriyetlerini gidermek gibi bir düşünceniz vardı da, neden, bu mağduriyeti gidermek için üç sene beklediniz?! Şu öne sürdüğünüz gerekçe kendi vicdanınızı tatmin ediyor mu ki, vatandaş da buna inansın?!

Anavatan Partisi olarak, kelime oyunlarıyla kendi vatandaşını kandırmaya çalışan bu hükümete hesap sormak, buradan gerçekleri açıklamak boynumuzun borcu olmuştur. Hükümet diyor ki "bizim estirdiğimiz olumlu hava, Türkiye'ye yabancı ilgisini artırmıştır ve büyüyen yabancı sermaye hacmi sayesinde hem büyüyen cari açığı finanse ediyoruz hem de uluslararası rezervleri artırabiliyoruz." Eğer dediğiniz doğruysa, eğer gerçekten Türkiye'ye, hem cari açığı kapatacak hem de uluslararası rezerv tutacak bir yabancı ilgisi varsa, neden IMF'ye borçlarınızı ödemiyorsunuz? Bugün, Brezilya ve Arjantin cari fazla veriyor, döviz rezervlerini artırıyor ve IMF'den uzaklaşmaya çalışıyorlar. Brezilya ve Arjantin gibi kriz mağduru ülkelerin merkez bankaları bile tutarlı bir cesaret sergilerken, sizin yönetiminizdeki para politikası neden IMF çıpasından vazgeçemiyor? Niye bu ülkeyi vesayetten kurtaramıyorsunuz?

Eğer sözünü ettiğiniz gibi gerçekten niyetiniz 2001 krizi mağduru Türk halkının yaralarını sarmaksa ve niyetiniz gerçekten ekonomiyi rayına oturtmaksa, IMF'nin yörüngesinden çıkın, vatandaş da desin ki "nihayet Türkiye kendi rotasını kendi belirler duruma geldi, nihayet bizler IMF'yi ikna etmeye değil, kendi hükümetlerimize derdimizi anlatmaya çalışacağız." Ancak, ne yazık ki, bu iktidar, vatandaşın bu özlemini gerçekleştirmekten çok uzaktır. Vatandaşımızın bu özlemini gidermek, inşallah, Anavatan iktidarına nasip olacaktır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2006

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook