İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · SALI

Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)

İlyas Sezai Önder

Samsun Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 99. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Mayıs 2005 · 486 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İlyas Sezai Önder (CHP), 17 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 486 kelime.

İlyas Sezai Önder (CHP, Samsun). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ilyas-sezai-onder-22-2005-05-17-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İLYAS SEZAİ ÖNDER (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 851 sıra sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının 7 nci maddesiyle ilgili olarak, Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Halen yürürlükte olan 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununun, bu tasarıdaki maddenin karşıtı olan 8 inci maddesindeki üye olma şartları, tasarının bu maddesiyle de muhafaza edilmiş; ancak, üyelik şartları arasına "vergi mükellefi olmak ya da vergiden muaf olmak" kaydı getirilmiştir.

Tasarının 1 ve 2 nci maddelerinde "amaç ve kapsam" tanımlaması yapılırken "esnaf ve sanatkârlar ile bunların yanında çalışanlar" ibaresi bulunurken, tasarının 7 nci maddesiyle, odaya üye olabilmek için vergi mükellefi veya vergiden muaf olma şartının getirilmesinin, en azından, kavram kargaşası yaratabilir düşüncesinde olduğumuzu ifade etmek isterim.

Değerli arkadaşlarım, esnaf ve sanatkârlar odalarının teşkilat yapısı, kökleri 12 nci Yüzyıla kadar uzanan Ahilik kültürüne dayanmaktadır. Ahilik kültürünün temelleri o zaman atılmış, daha sonraki yüzyıllarda Osmanlı toplumuna yayılmıştır. Ahilik sistemi, sosyal hayatı yönlendirdiği gibi, ekonomik hayatı da yönlendiren, günümüz koşullarında bile zaman zaman aranan güzel bir oluşumdur. Esnaf ve sanatkârlar odalarının teşkilat yapısı olan Ahilik sistemi Almanlar tarafından da benimsenmiş, Almanlar bu sistemi daha mükemmel hale getirdikleri için, 507 sayılı Yasa çıkarılırken Almanya'daki bu düzenleme esas alınmıştır.

Almanya'da, esnaf odalarına, çıraklar, ustalar ve kalfalar da üye olmak zorundadırlar. Usta, çırak ve kalfalar, genel kurullarda en az üçte 1 oranında temsil edildikleri gibi, yönetim kurullarında da temsil oranının üçte 1'den aşağı olamayacağı hükme bağlanmıştır. O her şeylerini örnek almaya çalıştığımız Batı toplumunun bir parçası olan Almanya, Ahilik sistemini bizden almış ve onu daha mükemmel hale getirdiği içindir ki, 507 sayılı Kanunun çıkarılması sırasında bu sistem örnek alınmıştır.

Şimdi, biz "vergi mükellefi olmak" kaydını üye olma şartları arasına koyduğumuzda, kırkbir yıldır esnaf ve sanatkârın yanlarında çalışan ve vergi mükellefi konumunda bulunmayan kalfa ve ustalar ile başta şoför esnafı olmak üzere kimi meslek mensuplarının meslek odalarına kayıtlı olabilmelerini engellemiş oluyoruz. Tabiî, o durumda söylenecek çok şey vardır.

Değerli arkadaşlarım, esnaf ve sanatkârlık, belirli birikimlerin sonucu elde edilen bir becerinin adıdır; vergi mükellefi olup olmamak, bu birikimin ve becerinin varlığı veya yokluğunun tescili anlamında kabul edilemez. Hangi meslek mensubunun meslekî yeterliliğini tespit için vergi mükellefi olmak zorunlu tutulmuştur ki, esnaf ve sanatkârlar için böyle bir zorunluluk getirilebilsin.

Avrupa Birliği ülkelerinde, esnaf ve sanatkârlar sicili ile esnaf ve sanatkârlar odalarına, yalnızca esnaf ve sanatkâr işletmesi sahibi konumunda bulunanlar değil, yanlarında çalışanlar da tescil yaptırıp üye olabildiklerine göre, bizde aksi bir hükmün konulması, AB müktesebatına da açıkça aykırı olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, elinde üç yıllık çıraklık, ustalık veya kalfalık belgesi olan, ustalığı, sanatkârlığı tescil edilmiş olan bir kişiyi odaya üye kaydetmekte ne sakınca olduğunu anlayamıyorum. Bizim kanaatimizce, bu tür insanların odaya kaydolması, Sanayi Bakanlığının veritabanlarını da genişletecektir. Odalara çok insanın kaydolmasından ne için korkuyoruz ve ne için odaya kayıt olmayı vergi mükellefi olma kaydına bağlayarak bu korkumuzu belli ediyoruz?!. Esnaf ve sanatkârı Sanayi Bakanlığının veritabanına alacağız, yanında çalışan milyonlarca insanı odalara kaydetmeyeceğiz; bunu anlamakta gerçekten güçlük çekiyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 17 Mayıs 2005

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook