İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 89. BİRLEŞİM · SALI

Çalışma saatleri ve konuları hk.

İrfan Gündüz

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 89. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Nisan 2005 · 683 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İrfan Gündüz (AK Parti), 26 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 683 kelime.

İrfan Gündüz (AK Parti, İstanbul). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/irfan-gunduz-22-2005-04-26-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Aslında, hiç kimseden saklı ve gizli bir şey yapmadık, dün basınımıza da bu gündemi dağıttık; sadece salının gündemini değil, çarşambanın gündemini de, perşembenin gündemini de dağıttık. Esasında ilgisizlikleri buradandır ki, burada, gelip, polemik yaparak "efendim, bizim hiç haberimiz yok; geldim, söz istediğim anda buna muttali oldum" demek, bana göre, büyük garabet ve gaflettir.

Öbür taraftan, bu gündemle ilgili meseleler de, bir kısmı geçen haftalardan beri Meclisimizde görüşülmesine devam edilen kanun tasarılarıdır; bir kısmı yarım kalmıştır, onlar bugün gündeme geliyor.

Şimdi, burada, bakın, 10 000 tane polis alımıyla ilgili kanun var. Bu, çiftçiyi, köylüyü, esnafı, milleti ilgilendirmiyor mu?! Burada, şimdi, arkadaşımız kalkmış diyor ki "İşsizlik çığ gibi büyüyor" bu 10 000 kişi alınarak, bu işsizlik azalmayacak mı? Peki, gelip bunları niye söylemiyorsunuz?

2004 yılında, işsizlik oranı, geçen senenin ilk üç ayında yüzde 12,5 iken, bu senenin, 2005'in ilk üç ayında yüzde 11,5'tir. Yüzde 1 azalma da var; hiç olmazsa bunu da görün.

Öbür taraftan, 2003 yılının içinde, enflasyon liginde, dünyada, Türkiye, ilk 5'in içerisindeyken, 2004'te ilk 8'deyken, şimdi, 30'uncu sıraya gerilemiştir. Bu hayat pahalılığı, köylüyü, milleti, çiftçiyi, esnafı, aziz milletimizi ilgilendirmiyor mu?! Niye bu başarıyı söylemiyorsunuz?

GÜROL ERGİN (Muğla)Hangi başarı?!. Millet aç! Aç!

ALİ RIZA BODUR (İzmir)Kan ağlıyor millet! Poğaça yiyen, zengin addediyor kendini!

İRFAN GÜNDÜZ (Devamla)O yüzden, eğer, biz, muhalefeti susturmak isteseydik, siz, bu Danışma Kurulu teklifiyle ilgili, gelip de burada konuşma imkânı bulamazdınız.

O yüzden, burada, üç günlük bir program bütün kamuoyuna iletilmişken, kalkıp, gerçekten, bunun içerisinden cımbızla çeker gibi, Siyasî Partiler Kanununu gündeme taşımak, bu da bir polemik konusudur.

O yüzden, her parti, milletten aldığı destekle, milletten aldığı icazetle, seçimde milletin kendisine verdiği emanette söz sahibi olur. Millet, size, bir partinin şemsiyesi altında bu yetkiyi vermiş ve aynı zamanda, siyasî partilere yardım da, seçimlerde alınan oya göre verilir ve oya göre değerlendirilir; ama, sonradan, evdeki hesap çarşıya uymamış, kendi şahsî çıkarlarınız, şahsî hesaplarınız ya da hesabî duygularınızla partinizden ayrılmışsınız, üç kişi bir araya gelerek, biz şirket kurduk, buyurun, para verin der gibi, bunu isteme cesaretini nasıl gösteriyorsunuz?

Önümüzde seçim var, geliyor; işte o seçimlerde millet size bu hakkı verirse, o zaman, rahat rahat alın, ananızın ak sütü gibi helal olsun. (AK Parti sıralarından alkışlar) Ama, milletin vermediği bir yetkiyi almaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

Öbür taraftan, diğer gündemlere baktığınız zaman, bugün, 9 172 adet, camilerimizde görevli, geçici kadroda görev yapan din görevlileri var. Bu 10 000 kişiye kadro verelim, bunlara asalet verelim, zaten üçte 2 maaşını alıyorlar. Peki, bunlar köylü çocuğu değil mi, bunlar esnaf çocuğu değil mi?! Gündemde bu var.

Böyle aristokrat bir gündemle değil, gerçekten demokrat bir gündemle geldik ve biz, bunları, gerçekten, Anamuhalefet Partimizin değerli Grup Başkanvekiliyle konuşarak, anlaşarak getirdik. Burada, anlaşarak derken, her kanuna bizim gibi oy kullanacaklar anlamında söylemiyorum.

İktidarların görevi, milletin huzurunda ve bu kürsüden doğruları haykırarak, doğrularını savunmaktır; muhalefetin görevi de, gerekçeleriyle beraber -işi polemiği dökerek değil ama- bizim yanlışımızı söyleyerek, yanlışımızı göstermek ve iktidarı doğru yapmaya zorlamak olmalıdır. O yüzden, böyle, ikide bir, milletin huzurunda demagojik konuşmalar yaparak, tek başına, çıkıp, çığırtkanlık yaparak milletin gündemini saptırmaya da hiç kimsenin hakkı yoktur.

O yüzden, demokrasilerde, ancak, eğer millet icazet verirse konuşma hakkına sahipsiniz; millet vermiyorsa, milletin vermediği yetkiyi hiç kimse kendi başına kullanamaz. Demokrasilerde, kerameti kendinden menkul otoritelere yer yoktur. Demokrasilerde bir tek güç var; o da, milletten icazet alarak gelip seçilenler konuşur ve seçilenlerin dediği hayata geçer; millet adına icraatı onlar yaparlar. (AK Parti sıralarından alkışlar)

O yüzden, demokrasiyi tanımlarken de böyle diyorlar; demokrasi, atanmışlarca değil, seçilmişlerce yönetilen bir sistemin, bir rejimin adıdır. O yüzden, milletin verdiği yetkiyi kullanmaya kalkma yanlışlığına biz burada dur diyeceğiz.

O yüzden, ben, bu duygu ve düşüncelerle, bugün, yarın, hatta, bu hafta sonu... Bizim, cuma ve cumartesi de çalışma programımız var; bu çerçevede milletin derdine derman olmaya çalışıyoruz. Konuyla ilgili, çok güzel, önemli kanunlar var; yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili kanun var, esnaf ve sanatkârlarla ilgili kanun var. İnşallah, onu, bu hafta yasalaştırarak milletimizin hizmetine sunacağız.

Danışma Kurulumuzun kararının yerinde ve olumlu olduğunu tekrar arz ediyorum.

Hepinize en derin hürmet ve saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 26 Nisan 2005

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook