Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Gaziantep Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 8. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Ekim 2020 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İrfan Kaplan (CHP), 21 Ekim 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 481 kelime.
İrfan Kaplan (CHP, Gaziantep). “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/irfan-kaplan-27-2020-10-21-gida-tarim-ve-orman-alaninda-bazi-duzenlemeler-yapilmasi-hakkinda-kan (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91525
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İRFAN KAPLAN (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Pandemiyle birlikte krizde olan ülke ekonomisi daha da derinleşti. AK PARTİ Hükûmetinin ithalat sevdası ve yapmış olduğu zamlar çiftçi ve üreticilerimizi içinden çıkılmaz bir darboğaza soktu. On sekiz yıllık AK PARTİ iktidarının çiftçiyi getirdiği noktaya baktığımızda 2003-2019 yıllarında tarım ihracatımız 77 milyar dolar iken ithalata 104 milyar dolar ödeme yapıldı. 2002 yılında çiftçilerimizin bankalara olan borcu 2,4 milyar lira iken 2019’da 108 milyar liraya çıktı. Son on yedi yılda tarım sektöründe 2 milyon 361 bin kişi işinden oldu, 683 bin kişi üretimden vazgeçti. Köylü milletin efendisiyken on sekiz yılda köylü ülkenin kölesi hâline getirildi.
Gaziantep’te çiftçilerimiz perişan; çiftçilerimizin yüzde 97’si Tarım Krediye ve bankalara borçlu. Artan girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilerimiz topraklarını ekemeyecek duruma geldi. Fıstığın, kırmızıbiberin, üzümün, narın, pamuğun, buğdayın, zeytinin, nanenin, şeker pancarının, mercimeğin ve daha birçok ürünün yetiştiği ilimizde çiftçilerimize yeterli teşvik verilirse üretim katlanacak, çiftçilerimiz rahat bir nefes alacak. Ancak AK PARTİ iktidarı, çiftçiye vereceği desteği yandaşa vergi affı olarak verdiğinden, çiftçilerimizin bugün geldiği nokta ortadadır.
Değerli arkadaşlar, ilacından mazotuna, gübresinden tohumuna kadar neredeyse her kalemi ithal eden bir ülke hâline geldik. 2002 yılından bu yana mazota yüzde 487, gübreye yüzde 674, yem fiyatlarına yüzde 587 zam geldi. 2019 yılında, zirai ilaç ithalatına 397 milyon dolarlık para harcandı; 2019 yılında, tohum ithalatına 155 milyon dolar ödeme yapıldı. Artan girdi maliyetleriyle karşılaştırıldığında çiftçi kâr etmiyor. İki gün önce, Kilis’te iş bulamadığı için çiftçilik yapan üniversite mezunu bir kardeşimiz diyor ki: “Yaz, kış sebze yetiştiriyorum. Hayatım boyunca kredi kartı kullanmadım ama şimdi kredi borçlarından nefes alamıyorum, elektrik borcumu ödeyemiyorum. Ürün tarladayken elektriği kesiyorlar, ürünümü sulayamıyorum. Özelleştirmelerden önce yüzde 50 tarımsal sulama indirimi vardı, şimdi yok, tamamen zarardayız. Çiftçiler elektrik faturalarını sezon sonu ödesin, en azından ürünümüzü yetiştirebilelim.” Gaziantep’ten de yine birkaç örnek vermek istiyorum. Geçen yıl kilosu 40-50 lira arasında çiftçiden alınan fıstık bu yıl 40 liradan, geçen yıl 3 liranın üzerinde çiftçiden alınan yaş kırmızıbiber bu yıl 3 liranın altında, yine geçen yıl 1 lira 25 kuruştan çiftçiden alınan üzüm bu yıl 1 lira 10 kuruştan alındı. Pamuk ekim alanları azaldı, pamuk üretimi düştü. İlimizde üretilen zeytinyağı satış fiyatları ise iki, üç yıldır aynı. Ayrıca Suriye’den kaçak getirilen zeytinyağının fiyatı düşürmesinden dolayı üreticimiz de mağdur oldu.
Değerli arkadaşlar, sonuç olarak girdi maliyetleri geçen seneye göre yüzde 50 artarken taban fiyatları ya aynı kaldı ya geçen yıla oranla düştü. Çiftçinin kâr etmesi gerekirken aracı, stokçu kâr etti; çiftçilerimizin tüm ürünleri kaderlerine terk edildi.
Peki, ne yapılsa Gaziantepli çiftçimizin yüzü gülerdi? Kapatılan Güneydoğubirlik yeniden açılsaydı Gaziantepli çiftçimizin yüzü gülerdi. Nizip, Karkamış, Oğuzeli’nin de içinde bulunduğu Barak Ovası Fırat Nehri’yle buluşturulsaydı çiftçilerimizin yüzü gülerdi. Kılavuzlu Barajı kullanıma açılsaydı İslâhiye, Nurdağı, Kahramanmaraş ve Hataylı çiftçilerimizin yüzü gülerdi. Hamidiye Göleti’ne kanal açılsaydı Nurdağlı çiftçilerimizin yüzü gülerdi. İthalat yerine yerli üretim sevdalısı bir hükûmet olsaydı çiftçilerimizin yüzü gülerdi. Girdi maliyetleri baz alınarak ürün taban fiyatları belirlenseydi çiftçilerimizin yüzü gülerdi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
110 konuşma daha · 21 Ekim 2020