İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

İsa Gök

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Nisan 2010 · 557 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İsa Gök (CHP), 21 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 557 kelime.

İsa Gök (CHP, Mersin). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2010-04-21-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İSA GÖK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çerçeve 6, Anayasa 53… Arkadaşlar, bu madde kesinlikle şeker bir madde değildir. Bu madde zehir bir maddedir ve çok hince düzenlenmiştir. Bakınız, Anayasa 53’e baktığınızda arkadaşlar, Anayasa 53, fıkra üç der ki: “Sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir.” Bunu kaldırıyorsunuz. Yani sürülen memur, sürülen öğretmen -ey kamu emekçileri, dinleyin bunları- davalarını bugüne kadar, Kamu Emekçileri Sendikası Kanunu 19’uncu madde (f) fıkrasına göre sendikalar açardı, avukatlık ücreti ödenmezdi. Yargılama gideri, YD’li isterseniz 165 lira, YD’siz isterseniz, yürütmenin durdurulmasını istemezseniz 125 liraydı. Sendikaların dava açma hakkını elinden alıyorsunuz yani sendikayla üyelerini ayırıyorsunuz.

HALUK İPEK (Ankara)Nerede ya?

İSA GÖK (Devamla)Maddeyi iyi oku Haluk İpek, iyi okuyun.

Bu maddede elinden aldığınız anayasal imkânı bu yasayla vermiştiniz, 95’te Anayasa’ya bu girmişti. 2001’de verilen hakkı Anayasa değişikliğinden dolayı geri alacaksınız, sendikalar üyeleri adına dava açamayacak sürgünden dolayı. Bir memurun maaşı bin lira, bir avukatlık ücretiyle, yargılama gideriyle 1.500 lirayı ödeyemez bu insanlar, ödeyemeyecekler. Sendikadan koparacaksınız, bir.

İkincisi: Arkadaşlar, memurlar başta olmak üzere kamu görevlilerinin tüm özlük hakları kanunla düzenlenir der Anayasa 128. Bu maddenin hinliği nerede? Bu Anayasa paketinin çerçeve 13’üne bakın, çerçeve 13. Bu, çerçeve 6. Çerçeve 13’te Anayasa 128’i değiştiriyorsunuz, diyorsunuz ki: “Evet, memurların özlük, tedavi giderleri dâhil tüm hakları kanunla düzenlenir ama -Bakın, ama… Ne diyorsunuz?- mali ve sosyal haklarına ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” Bu çerçeve 6’ya ne koydunuz? Toplu sözleşme, memurlar dâhil. 3 milyon çalışan kamu görevlisi, emeklileriyle beraber 15 milyon. Nasıl kıyıyorsunuz 15 milyona?

Arkadaşlar, Danıştay 2. Dairesinin ve Anayasa Mahkemesinin bu kamu görevlilerinin sağlık yardımlarının kesintisine ilişkin aldığınız kararların, Hükûmet kararlarının iptaline ilişkin bir yığın kararı var. Şu anda bu kararları baypas ediyorsunuz. Burada toplu sözleşme hükümleri anayasal kesinliğe kavuşuyor. Sendika ile kamu görevlileri uyuşmazlığa düştü, toplu sözleşme kuruluna gitti -Bu kurulun yönetiminin nasıl oluşacağı belli değil, kurulun oluşumu belli değil- bu kurul bir karar verdi, dedi ki: “Kanser tedavisinde artık iki aylık parayı ödeyeceğim. İlaç katkı payının yarısını vereceğim.” dediğinde ne yapacaksınız? Anayasal kesinlik var, Anayasa madde 90 artık uygulanamaz burada çünkü toplu sözleşme hükümlerine anayasal kesinlik veriyorsunuz. AİHM’e gidemezsiniz, neden? Çünkü yargı yolunu kapıyorsunuz, yargı yolunu kapayan bir madde var burada. Ne oldu? Anayasa 128’le sağlanan, ama son fıkrayla toplu sözleşmeye atıf yapılan maddeyle memurlar başta olmak üzere -emeklileri de bu fıkraya dâhil ettiniz arkadaşlar, emeklileri de- 15 milyon insanın sağlık yardımı başta olmak üzere kırpılma, yok edilme imkânı yaratıyorsunuz. Bu insanlara nasıl kıyıyorsunuz?

Ha, gündeme şu gelecek arkadaşlar: Özel sağlık sigortaları. Özel sağlık sigortalarına pazar mı yaratıyorsunuz? Biliniyor ki Hükûmette kimi üyeler ve hatta eşleri sağlık sektörüne ciddi sermaye yatırmışlar. Bunu mu planlıyorsunuz?

Arkadaşlar, maddenin tümünü, çerçeve 13’le beraber değerlendirdiğinizde “Bunlar toplu sözleşmeye girmez.” demeyin çünkü 4688 sayılı Kanun’un 28’inci maddesine baktığınızda, arkadaşlar, tedavi yardımı, cenaze giderleri, kamu görevlileri için kat sayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her şey toplu sözleşmeye dâhildir. Toplu sözleşmeye siz, tüm kamu görevlileri -memurlar başta olmak üzere- bunlarla ilgili hükümler koyma imkânını getiriyorsunuz çerçeve 6’yla, Anayasa 53’ü değiştirerek.

Arkadaşlar, diğer taraftan bir de bu uzlaşmazlık durumunda oluşturulacak olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu çıkartıyorsunuz. Bu Hakem Kurulu kararları da kesindir. “Her tür konuda yargı denetimini açıyoruz.” diye seviniyorsunuz, insanlara bunu şeker gösteriyorsunuz ama burada kesinliğe bağlıyorsunuz.

Benzer uygulamayı şu anda siz, aslında, 4688 sayılı Yasa’yla yapıyorsunuz. Burada Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna, önergemizde diyor ki: “Kamu emekçileri ile bağlı kurul…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

90 konuşma daha · 21 Nisan 2010

90 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook