1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'ne, Taksim'de 1 Mayıs yasağını kabul etmediklerine ve bunun yanında hiçbir hak talebinin, hiçbir özgürlük talebinin hiç kimseye şiddete başvurma hakkı vermeyeceğine, Millî Eğitim Bakanlığının yeni bir müfredat çalışması yaptığına ve böyle önemli bir konuda istişareye kapalı olunmasını şiddetle reddettiklerine, Millî Eğitim Bakanının Kübra Par'ın programında kullandığı "ben" ifadesinin çokluğuna, yeni Anayasa konusunu önemsediklerine ve konuyla ilgili Meclis Başkanının yaptığı ziyaretlere, Twitter'da bir sohbet odasında "adalet" konulu bir konuşmaya katıldığına ve burada dile getirilen mağduriyetlere ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün AK Parti)
Genel Kurul, 77. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Mayıs 2024 · 368 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
İsa Mesih Şahin (Saadet Partisi), 2 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'ne, Taksim'de 1 Mayıs yasağını kabul etmediklerine ve bunun yanında hiçbir hak talebinin, hiçbir özgürlük talebinin hiç kimseye şiddete başvurma hakkı vermeyeceğine, Millî Eğitim Bakanlığının yeni bir müfredat çalışması yaptığına ve böyle önemli bir konuda istişareye kapalı olunmasını şiddetle reddettiklerine, Millî Eğitim Bakanının Kübra Par'ın programında kullandığı "ben" ifadesinin çokluğuna, yeni Anayasa konusunu önemsediklerine ve konuyla ilgili Meclis Başkanının yaptığı ziyaretlere, Twitter'da bir sohbet odasında "adalet" konulu bir konuşmaya katıldığına ve burada dile getirilen mağduriyetlere ilişkin açıklaması); konuşma 368 kelime.
İsa Mesih Şahin (Saadet Partisi, İstanbul). “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'ne, Taksim'de 1 Mayıs yasağını kabul etmediklerine ve bunun yanında hiçbir hak talebinin, hiçbir özgürlük talebinin hiç kimseye şiddete başvurma hakkı vermeyeceğine, Millî Eğitim Bakanlığının yeni bir müfredat çalışması yaptığına ve böyle önemli bir konuda istişareye kapalı olunmasını şiddetle reddettiklerine, Millî Eğitim Bakanının Kübra Par'ın programında kullandığı "ben" ifadesinin çokluğuna, yeni Anayasa konusunu önemsediklerine ve konuyla ilgili Meclis Başkanının yaptığı ziyaretlere, Twitter'da bir sohbet odasında "adalet" konulu bir konuşmaya katıldığına ve burada dile getirilen mağduriyetlere ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-mesih-sahin-2024-05-02-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-ne-taksim-de-1-mayis-yasagini-kabul-et (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=123328
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
1 Mayısı geride bıraktık; tekrar ben buradan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’müzü tebrik ediyorum; emekçi kardeşlerimize buradan selam gönderiyorum.
Tabii, geçen gün, 1 Mayısı kutlarken bir şeye özellikle dikkat çekmiştik: 1 Mayıs Bayramı... Yani "Bayramlar kucaklaşmaya vesile olsun, ayrışmaya vesile olmasın." demiştik ancak bayramda dahi ayrışmayı becerebilen bir toplum hâline geldik maalesef. Elbette, Taksim'de 1 Mayıs yasağını kabul etmiyoruz. İktidarın gerekli önlemleri alarak Taksim'de, sembolik önemi olan, 1 Mayıs için sembolik önemi olan Taksim'de bu kutlamalara müsaade etmesi gerekirdi; bunu bir şekilde temin etmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Ancak bunun yanında hiçbir hak talebi, hiçbir özgürlük talebi hiç kimseye şiddete başvurma hakkını vermez. Bu anlamda da sivil toplum kuruluşlarının, siyaset kurumunun daha temkinli hareket etmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Söylemlerinde, eylemlerinde daha temkinli, daha dikkatli hareket etmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum. 1 Mayısta, İstanbul'da, polise karşı yaşanan, gördüğümüz olayları şiddetle reddettiğimizin ve kınadığımızın da altını çizmek istiyorum; asla böyle bir hak talebini kabul etmediğimizi de ifade etmek istiyorum. Hiçbir hak talebinin hiç kimseye şiddete başvurma hakkını vermediğini bir kere daha ifade ederek bu skandalı da kınadığımı buradan ifade etmek istiyorum.
Millî Eğitim Bakanlığı yeni bir müfredat çalışması yapıyor, bununla ilgili bir açıklama yapıldı. Önemli bir çalışma, on yıllık bir çalışmanın sonucunda bir haftalık bir itiraz sürecinden bahsedildi. Böylesine önemli bir çalışmayı bu kadar aceleye getirmeyi, bu kadar gelişigüzel bir çalışma yapmayı doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum. Bin sayfaya yakın bir çalışma, 27 metin içeriyor; buna yapılacak itirazlar için bir haftalık süre yeterli değildir. Burada dikkat çekeceğimiz bir husus: Böylesine önemli bir çalışma… Değerli arkadaşlar, Allah aşkına kimden görüş aldınız -katılımcılığı önemsiyoruz- sendikalardan görüş aldınız mı, sivil toplum kuruluşlarından görüş aldınız mı yani bu işin paydaşı öğretmenlerimizden görüş aldınız mı, siyaset kurumundan görüş aldınız mı? Bizden almadınız, kimseden de aldığınızı sanmıyorum. Bu anlamda, “ben yaptım oldu” anlayışı, göstermelik de bir haftalık bir itiraz süresi; bunları doğru bulmuyoruz.
Millî eğitim reformu belki de Türkiye’nin geleceği adına en önemli reformdur. Türkiye’nin son yüz elli yıldır yaşadığı en önemli iki buhrandan biri eğitim, biri kültürdür. Böyle buhranları yaşarken geleceğimize yön vereceğimiz böyle önemli bir konuda istişareye kapalı olunmasını şiddetle reddettiğimizi buradan ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 2 Mayıs 2024