İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · CUMA

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 46. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mart 2003 · 957 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 14 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 957 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekileri; görüşülmekte olan İş Yasası Tasarısının 13 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, biraz önce, bir önceki maddede söz aldığımda da söylemiştim; iş yaşamına yeni girmiş olan bu düzenlemeleri, gerçekten, dikkatle dinlemenizi istiyorum.

Bakınız, 1475 Sayılı İş Yasasında hizmet akitlerinin nasıl yapılacağı çok açık bir dille ve iki paragraf halinde yazılmışken, şimdi, buraya bakıyoruz; demin söylediğim 11'den başlayıp, ileriki hükümlere kadar pek çok maddede, iş sürelerinin nasıl esnekleştirildiğine tanık oluyoruz. "Esnekleştirme" kavramını, ne bilim adamlarımız ne Çalışma Bakanlığımız ne de buradaki Komisyon buraya derç etmemiş. Bu, kuralsızlaştırma dediğimiz, deregülasyon dediğimiz çalışma ilişkilerini yasa haline getirmekten başka bir şey değil.

Belirli süreli hizmet akti, belirsiz süreli hizmet akti, kısmî süreli hizmet akti, tam süreli hizmet akti, çağrı hizmet akti, deneme süreli hizmet akti...

AHMET YENİ (Samsun)Bunları konuşmuştun!..

İZZET ÇETİN (Devamla)Evet, konuşmuştuk; daha konuşacağız; daha çok konuşacağız.

Bunun adı part-time çalışma.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Az önce aynı şeyleri söyledin!..

İZZET ÇETİN (Devamla)Aynısını niye koydurdun! Bir baksana, okusana; aynısını, burada, bir daha yazmışsın; aynısını, üç kere koydurmuşsun; ben de aynı şeyi söylüyorum.

Bakın, bunu ben yazmadım arkadaşlar; buradan okuyorum; aynısı, hiç değişiklik yok. Sadece adına "esnek üretim ilişkileri" deseler "esnek çalışma biçimi" deseler, işçiyi -emeğiyle geçinen arkadaşlarımdan çok özür diliyorum, kelimeyi de kullanmaktan kaçınıyorum- insan yerine koysalar, 1990'lı yıllardan bu yana çalışma yaşamında özlemle bekledikleri, bu kuralsız çalışmaları kural haline getirmek için bu maddeleri buraya koymazlar; siz de "az önce okudun, aynısını tekrar ediyorsun" demezdiniz. Gerçekten, aynısını tekrar gibi, içeriğine bakarsan da aynısını tekrar gibi.

Değerli arkadaşlarım, bu, biraz bilimsel bir konu. İsterseniz, işverenlerin hazırlamış olduğu kitapta, bunu, bu tasarının içerisine niçin koymak istediklerine bir bakalım. Esnek çalışma... Ne diyorlar: "Kısmî süreli çalışmanın tercih edilmesinin nedenleri; hizmet sektörünün büyümesi."

Doğrudur; hizmet sektöründe büyüme vardır. Hizmet sektöründe çalışan işçiler ile imalat sanayiinde çalışan işçilerin iş ilişkilerinde farklılıklar vardır. Gerçekten, vasıflı işgücü, vasıfsız işgücü... Özellikle gelir durumu düşük olan işçilerimiz, insanlarımız, bir günde birden çok iş bulabileceklermiş gibi, varsayıma dayalı, bir işi bulamayan insanlarımız, birden çok iş peşinde koşsunlar; iki saat benim yanımda çalışsın, iki saat bir başkasının yanında çalışsın, akşam kahvecilik yapsın, sabah bulaşıkçılık yapsın. Bu hizmet anlayışıyla, hizmet sektörüne bu yaklaşımla çalışma ilişkilerini kurarsanız, ne verimlilik alabilirsiniz ne diğer ülkelerle yarışabilirsiniz ne de ülkenin kalkınmasına katkıda bulunabilirsiniz.

İnsanlarımızı işyerlerinde, imalathanelerde veya hizmet sektörünün değişik birimlerinde çalıştırıyorsanız, standart üretim ilişkileri içerisinde belki değişiklik olabilir; ama, bunları, toplu iş sözleşmeleriyle, işkollarının durumuna uygun, işkollarının niteliğine, özelliğine göre, arkadaşlarımız, sendikacı arkadaşlarımız, işverenleriyle oturup konuşuyorlar, tartışıyorlar ve sözleşmelere, hüküm haline getirip koyuyorlar. Diyorlar ki, vardiyalı çalışalım. Diyorlar ki, günlük çalışma sürelerini, gece çalışması ve gündüz çalışması diye ayıralım. Diyorlar ki, burası imalat sanayiine dahildir; standart üretim ilişkilerinde olsun. Onu en iyi bilen, çalışan ve çalıştırandır. Gerçekten, bu tasarıya emek verenleri -demin de söylemeye çalıştım; üzülüyorum; bilime saygımdan dolayı, onlarla uzun yıllar birlikte çalıştığım için- okulda, çalışma yaşamına ilişkin, özellikle iş hukuku alanında ders aldığım hocalarımı tanımakta gerçekten güçlük çekiyorum.

Tasarıya baktığımda, bilim adamlarının hazırladığı metin ile hükümetin teklif ettiği, komisyonun teklif ettiği tasarı arasında bir farklılık yok. Bunu içtenlikle söylüyorum; ama, yine bir üzüntümü ifade edeyim -bunu sendikacı dostlarımız da pek iyi anlamamış olacaklar ki, üzerinde çok fazla durmamışlar; oysa- işsizlik ortamında, part - time çalışmayı, çalışma ilişkilerinin içerisine koyarsanız -affedersiniz, şeyin kulağına karpuz duyurursanız- neler olacağını bir düşünün, gerçekten düşünün.

AHMET YENİ (Samsun)Kamer Genç gibi...

İZZET ÇETİN (Devamla)Hayır, hayır değerli arkadaşlarım; o, sizin içinizden çıkabilir. Ben söyleyemiyorum bile kelimeyi, sıkıntı duyuyorum.

Bakın, gerekçede, istihdamın artırılmasından söz ediliyor değerli arkadaşlarım. İstihdamı nasıl artıracak bu?! Tam anlamıyla bir işsizlik ortamındayız; 10 000 000'dan fazla açık işsizimiz var. Ülkemizin asıl sorunu işsizlik sorunu. Diyebiliyorsunuz ki "biz, işsizliği, part-time ilişkilerle çözeceğiz." Eğer, part time ilişkilerle işsizliği çözmeye güçleri yetseydi, işsizlik, iki yılda 7 000 000 - 8 000 000'dan, 10 000 000 - 12 000 000'a çıkmazdı. Öyle olsaydı, eğer iyi niyetli olsalardı, bu ülkenin kalkınması için alınterini dürüstçe akıtan, ne naylon fatura düzenleyen ne banka soyan, devlet olanaklarını kendi çıkarları için hiçbir şekilde kullanmayan ve hiçbir zaman da bunu düşünmeyen işçileri işten atma yerine "gelin, bunu, part - time bir ilişki şekline getirelim; siz işinizden olmayın. Bakın, sizi koruyoruz; siz de verimli çalışın; biz de sizin hakkınızı veririz" diyebilirlerdi. Bunu diyen işverenlerimizi saygıyla selamlıyorum ve onlara saygı duyuyorum. Gerçekten, sıkıntılı dönemi "bu ülke bizimdir, bu işyerleri bizimdir, bu insanlar bizimdir" deyip, işçileriyle, halkıyla paylaşan, onların sıkıntısını, acısını yüreğinde hisseden işverenleri, gerçekten, şükranla anıyorum; ama, bunu buraya tasarı olarak sunan gerek bilim adamlarının gerek komisyonun gerek hükümetin ve gerekse biraz sonra, çalışma yaşamının içine girecek olan bu kurdu, bu fitili koymak için evet oyu verecek arkadaşlarımdan özür dileyerek söylüyorum; gerçekten, onları anlamakta güçlük çekiyorum; onların, vicdanlarına, insaflarına, oy istedikleri seçmenlerine, işsizlerine, gelecekte çalışma yaşamına girecek yurttaşlarımıza ne kadar büyük kötülük yaptıklarını, burada, peşin peşin hatırlatmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu kısmî süreli ve tam süreli çalışma biçiminin iş sözleşmesi haline getirilmiş olması, işçi açısından kabul edilebilir mi; evet, kabul edilebilir. Niçin; bir lokma ekmeğe muhtaç, evine ekmek götüremiyor; Ankara'ya sizi ziyarete geliyor, bizi ziyarete geliyor; yol parasını sizler veriyorsunuz, bizler veriyoruz. Bir lokma ekmek için değil, seçim zamanlarında, belki bir file yiyecek için size oy verdikleri gibi, o zaman da, işveren karşısına gel iki saat dediğinde, aç kalmamak için evet demek zorunda. Sizler, bu ülkenin namuslu ve dürüst insanlarını; aç kalma özgürlüğüyle işverenlerin kucağına itecek kadar insafsız olamazsınız. Geliniz, birlikte, bu maddeleri, insaf ölçüsünde bir kez daha okuyalım, bir kez daha düşünelim ve insanlarımızı, işçilerimizi, gaddar işverenlerin -hepsini kastetmiyorum; demin de söyledim, bir bölümünü, dürüst ve namuslu olanları tenzih ediyorum- insafına terk etmeyelim. Yasa koyucu olarak, onların çalışma biçimlerini, kurallarını, biz koyalım. İş Kanunumuzun, 1475 sayılı Yasanın bu konuda bir kısıt getirdiğini, bunun, ülkedeki çalışma yaşamı için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 14 Mart 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook