İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 76. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 76. Birleşim · 1. yasama yılı · 7 Mayıs 2003 · 513 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 7 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 513 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-07-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Evet Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun Sayın Çetin. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, tabiî, fırtınalar kopartıldı iş güvencesi üzerine; ama, o bilim kurulunun Bakanlığa sunduğu ve 8 Ağustosta görüşülüp 15 Martta yürürlüğe girecek iken 30 Hazirana ertelenmek istenen yasanın delik deşik edilmekte olduğuna somut bir önergeyle AKP Grubunun çıktığını görüyoruz. Herhalde Sayın Agah Kafkas'ın da yüreğinden kan akıyordur şu anda işçi arkadaşlarının durumunu gördükçe, Grubu adına.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten iş güvencesi sağlanacak ise, gerçek bir iş güvencesi sağlanacak ise bunun sınırları rakamlarla belirtilmez; ama bir şey hiç belirtilmemeli. Bizim bu maddeyle ilgili değişiklik önergemizde, ilk cümleden "özel hakem tarafından" ibaresini çıkarmak istemişiz. İkinci cümlesinde yer alan "işçiye başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az altı aylık ve en çok bir yıllık ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur" ibaresinin ve ikinci fıkranın komple çıkarılmasını istemişiz; neden; çünkü, gerçek bir iş güvencesi, ancak, işe iadeyle ilgili yargı kararının uygulanmasıyla mümkün olabilir.

Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletiyse ve eğer yargı bir karar vermişse, o karara uymuyorum deme hakkı hiç kimseye ait değildir. Yargı kararlarını uygulamak ve uygulatmak da, herhalde, yürütmenin, en başta gelen görevlerinden birisi olması gerekir.

Geçersiz nedenin varlığı halinde, yargı karar verecek, işveren işe başlatmaz ise, şu kadar miktar parayı işverenin tazminat olarak ödemesi hükmü, yargıyı işlemez hale getirecek bir hükümdür. O nedenle, yargı kararının, mutlak surette uygulanması gerekir; ama, bilim adamları, Türkiye'de hukukun ne kadar uygulandığını da görmüş olacaklar ki, biliyor olacaklar ki, bir rakam telaffuz etmişler, kısmen de olsa, işçiyi korumaya yönelik, belki, oradan alacağı üç beş kuruşluk tazminatla geçimini sürdürürken yeni bir iş bulabilir, değerlendirebilir diye.

AKP'nin, çalışma hayatına bakışını, işçiye, emekçiye, köylüye, esnafa, toplumun yoksul kesimlerine bakış açısını, verdikleri önergede, somut olarak bir kez daha görüyoruz. Sizin defterinizde, sizin anlayışınızda işçi yok, emekçi yok, memur yok, köylü yok. Bu, bir kez daha ortaya çıkıyor; niye; bilim adamlarının verdiği en az altı aylık en çok bir yıllık ücretleri bile, o miktarı bile düşürerek, işçiyi açlığa mahkûm etmek istiyorsunuz. Herhalde, benden daha çok, Sayın Agah Kafkas'ı üzüyorsunuz. Sayın Kafkas, lütfen, bu değişiklik önergesini geri çektirmenizi rica ediyorum. İş güvencesi 10 kişiden 30 kişiye çıkmış, belki bu da çok önemli; ama, en az bunun kadar önemli olan bir konu da, mensubu olduğun AKP Grubunun vermiş olduğu bu değişiklik önergesinde kendisini gösteriyor. Bu, eğer bir oyalama değilse, AKP'nin, çalışanlara, yoksul kesimlere bakış açısını somut olarak ortaya koyuyor.

Değerli arkadaşlarım, bizim, yasa koyucu olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri olarak, çıkardığımız yasaların uygulanmasını da takip etme gibi bir görevimiz olmalı. "Ben yargı kararını uygulamayacağım" deme anlayışına hiç kimsenin hakkı yoktur. O nedenle, değişiklik önergemizde, miktarların çıkarılmasını ve yargı kararının uygulanmasını istiyoruz; bir. İkincisi, iş hukukunun temel felsefesi, çalışanı korumaya yöneliktir. Özel hakeme gitme durumunda, haksızlığa uğrayan işçinin özel hakemi ikna edebilme, ona derdini anlatabilme yeteneği ve gücü yoktur. Yakın zamana kadar gördük, ülkemizdeki asıl sorunların başında kuralsızlık geliyor, deregülasyon geliyor. Yani işverenler... Ülkemizdeki pek çok kaynağı tüketen, bankaları hortumlayan, devlet olanaklarını kendi kişisel çıkarları için kullananlar özel hakemleri satın alamaz mı?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 7 Mayıs 2003

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook