İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 78. BİRLEŞİM · SALI

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 78. Birleşim · 1. yasama yılı · 13 Mayıs 2003 · 562 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 13 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 562 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 13 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; telafi çalışması üzerine verdiğimiz önerge hakkında söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, biraz evvel konuşan Nihat Ergün arkadaşımın -kendisini de çok seviyorum- bir konuya açıklık getirmem için bana pas attığını düşünüyorum. O nedenle, öncelikle o konuya bir açıklık getireyim. Gerçekten, iki üç günden bu yana tartışılan bir konu.

Bakınız, işverenlerin en yetkililerinden birisinin, Antalya'daki bir seminerde söylediğini aynen okuyorum: "46 ncı madde kabul edilirse, biz, diğer esneklik türlerinden vazgeçebiliriz." İsmini de verebilirim; ama, ismini zikretmek istemiyorum.

Şimdi, 46 ncı madde, ilk bakışta çok masumane gibi gözüküyor. Herhalde, arkadaşım Kocaeli'nde olduğu için -ben de buradaydım- zannediyorum, tartışmaları kaçırdı. Ben, o nedenle, hafta tatilinin pazar günü ya da cuma günü olması meselesine bir açıklık getireyim.

Değerli arkadaşlarım, normlar hiyerarşisinde -içimizde anayasa hukuku profesörü arkadaşlarımız olduğu gibi, hukuk alanında uzman arkadaşlarımız da var- özel yasalar her zaman genel yasalardan önce gelir. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin (A) fıkrasında "hafta tatili pazar günüdür" deniliyor; (B) fıkrasında da, çok açıkça "394 sayılı Hafta Tatili Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve 1475 sayılı İş Kanunu ve diğer kanunlardaki hafta tatili ile ilgili hükümler saklıdır" düzenlemesi yapılmıştır. Şimdi, hem Hafta Tatili Kanunu hem Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun genel kanundur, 1475 sayılı Yasa da özel kanundur. O nedenle, 1475 sayılı Yasanın içerisindeki bir düzenleme, gerçekten, bu düzenlemelerin önüne geçer ve uygulanır.

46 ncı maddede, getirilen değişiklikle, hem (A) fıkrası çıkarılmış hem de "7 günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenme (hafta tatili) verilir" hükmü yer alıyor.

Benim söylediğim şudur: Bu düzenlemeyle haftanın 7 gününden herhangi bir gününde işveren işçilere hafta tatili uygulatabilir. Bunun yolu açılmıştır. Bunun aksini ispat edebilmenin de olanağı yoktur; zaman içerisinde hep birlikte göreceğiz.

Özet olarak söylüyorum: Özel yasadaki düzenleme genel yasadaki düzenlemenin önüne geçer. Benim dilim varmıyor söylemeye; ama, "kölelik yasası" olarak değerlendirdiğimiz bu düzenleme, işçiler açısından, 1475 sayılı Yasaya tabi olarak çalışanlar açısından, cuma günlerini hafta tatili yapmanın önünü açmıştır, yolunu açmıştır; hayırlı olsun diyorum.

Değerli arkadaşlarım, öze gelince; eğer biraz sağduyulu olursak, eğer biraz vicdanımız varsa, eğer biz işçi-işveren ilişkilerini bir uzlaşma zemininde yakalama uğraşısında isek, böylesi bir günde, gerçekten, bu madde üzerindeki önergemizi bir kez daha okuyunuz. Önergemizde diyoruz ki: Zorunlu nedenlerle ya da işyerinde işin durması hallerinde, telafi çalışması keyfiyet içerir.

Bu, esnek çalışma türleriyle, geçen maddelerle, işçi, yeteri kadar istismar edildi. Hiç olmazsa... Burada kastedilen... Bilimadamlarının hazırladığı metin, ilk etapta -bilimadamlarına da sorabilirsiniz- anlaşamadıkları bir metindir; içlerinden bir tanesi, sadece, ulusal bayram günlerini, dinî bayram günlerimizi kastetmiştir. Diğer taraftan, iş genişlemiş, işverenlerin bir bölümünün baskısıyla, zorunlu nedenleri de kapsayacak, hatta, istismara yol açabilecek bir noktaya gelmiştir.

O nedenle, biz, maddeyi son derece sadeleştirdik ve diyoruz ki önergemizde, sadece ulusal bayram ve genel tatillerden önceki veya sonraki günlerde, eğer, Bakanlar Kurulu kararıyla, idarenin kararıyla bir tatil olmuşsa, işveren, idarenin cezasını çekmesin. İşçi arkadaşlarımız, işçilerimiz ücretlerini alıyorlarsa, işverenimiz ödüyorsa -ki, ödüyor, hiçbir sıkıntı yok, bu konuda en küçük bir tereddüt olmadı şu ana kadar uygulamada. İşçi arkadaşlarımız, işyerlerini yaşatmak için, aylardır anlatıyoruz, iki aydır anlatıyoruz, zaten ikramiyelerini terk etti, toplusözleşmelerinden fedakârlık yaptı, çalışma sürelerinin uzamasına imkân verdi, senelik izinlerinden vazgeçti- iç olmazsa bu maddede keyfiyeti önleyelim diye, çok sade bir önerge verdik.

Bu önergemizi, içinde bulunduğumuz Mevlit Kandili gününde bir kez daha dikkatle okumanızı diliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 13 Mayıs 2003

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook