Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )
Kocaeli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Ocak 2005 · 515 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İzzet Çetin (CHP), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 515 kelime.
İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2005-01-06-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, önerge üzerinde konuşmak istiyorum.
BAŞKANBuyurun Sayın Çetin.
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, tabiî, 3 üncü maddeyle ilgili, tanımlarla ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Konunun iyi anlaşılması açısından, özellikle SSK hastanelerinin devri konusunda, hem sayın AKP sözcülerinin hem de Sayın Bakanın söylemleriyle resmî belgelerin bile çeliştiğini ortaya koymak gerekir. Biraz evvel Sayın Bakanımıza sorduğum soru, resmî bir belge ve Çalışma Bakanlığının hükümete yazmış olduğu genel değerlendirme yazısından, Başbakanlığa yazdığı genel değerlendirme yazısından alınan bir metin.
Sayın Bakanımız, bu sorumu açıklığa kavuştururken, bize, AKP'nin Sağlıkta Dönüşüm Programından söz etti. Tabiî, AKP Hükümetinin Türkiye'nin sağlık ortamında yapmaya çalıştığı düzenlemelere vermiş olduğu bir ad Sağlıkta Dönüşüm Projesi. Aslında, içerik olarak, yirmibeş yıldan bu yana yapılmak istenenlerden de bir farkı olmamakla birlikte, AKP Hükümeti "bu düzenlemeleri her ne pahasına olursa olsun yaşama geçireceğim" diyor.
Bunun ayrıntısına bakıldığı zaman, Sağlıkta Dönüşüm Programının omurgasını oluşturan temel düzenlemeler şunlar: Sağlık finansmanı ile sağlık sunumunu ayırmak; genel sağlık sigortası ve temel teminat paketini oluşturmak; SSK sağlık kurumlarını tasfiye etmek; sağlıkocaklarının yok edilmesi ve aile hekimliği sisteminin getirilmesi; sağlık kurumlarının işletmeye dönüştürülmesi; sağlık kurumlarının ve hastanelerin özelleştirilmesi; tüm sağlık çalışanlarının sözleşmeli statüye getirilmesi gibi temel işlevleri var.
Şimdi, benim sorduğum soru ile Sayın Bakanın verdiği yanıt arasında fark var. Bunu ben söylemiyorum; Sayın Çalışma Bakanımız Başbakanlığa yazıyor; diyor ki: "Dünya Bankası ile Hazine Müsteşarlığı 11 Haziran 2004 tarihinde bir protokol imzalıyor." Buradaki protokolde, Sağlık Bakanlığının hastane işletmeciliğinden derhal çekilmesini öngören bir anlaşmadan söz ediyor. Bunun da hukukî dayanağını, yine Dünya Bankasının Mart 2003'te yayımladığı "Türkiye: Daha İyi Erişim ve Etkinlik İçin Sağlık Reformu" adlı raporuna dayandırıyor. O raporda, Sağlık Bakanlığının sağlıkla, hastane işletmeciliğiyle uğraşmaması gerektiğini; hastanelerin işletmeye, vatandaşın müşteriye dönüştürülmesi gerektiğini içeren hükümler var; çok açık. Bu belge sizde, eğer elinizde yoksa, Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Başbakanlığa yazdığı metin, 9 sayfalık metin elinizde yoksa, fotokopisini sizlere dağıtabilirim; yani, dün ve bugün söylüyoruz, bu SSK sağlık kuruluşlarının Sağlık Bakanlığına devri ve oradan yerel yönetimlere, oradan da piyasaya, yani, özel sektöre devrinin burada yolu yapılıyor, önü açılıyor; söylemeye çalıştığımız bu.
Hiçbirimiz, SSK sağlık kuruluşlarındaki ya da Sağlık Bakanlığına ait hastanelerdeki kuyruklardan, kötü muameleden ya da rehin kalmadan, bıçak parasından mutlu değiliz. Bunların düzeltilmesi, iktidarın da, muhalefetin de görevi; çünkü, yurttaşlarımız oralardan iyi hizmet alamıyor; ama, daha kötüsünü AKP'ye Dünya Bankası yap diyor; parası olan sağlık hizmeti alsın, hastaneye gitsin, parası olmayan başının çaresine baksın diyor.
Şimdi, genel sağlık sigortasını çıkaracağız. Yeşilkart var vatandaşlarımızda. Tüm yurttaşlarımızı o genel sağlık sisteminin içine alacağız; ama, uzun süreli tedavileri, sürekli kontrol altında tutulması gereken hastaları içeren bir modelden son derece uzak ve üstelik dünya o sistemden uzaklaşmaya başladığı bir dönemde, bize deniliyor ki, sen genel sağlık sigortasını, aile hekimliğini ve SSK sağlık kuruluşlarını gözden geçir, onları çıkar, SSK hastanelerini devret. Dünya Bankası, sadece SSK'yı devret demiyor; Sağlık Bakanlığına, sen, hastane işletmeciliğini de bırak, o işi özel yapsın diyor.
22 maddesi Cumhurbaşkanımız tarafından geri gönderilen Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri Kanunun 5 inci maddesinde, özel sektörün faaliyet gösterdiği alanlarda kamunun hizmet üretmemesi, yatırım yapmaması da açıkça ortada.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
78 konuşma daha · 6 Ocak 2005