Bursa mv. ertuğrul yalçınbayır'ın ulusal bayram ve genel tatiller hk kanunda değişiklik yapılması 2/232
Kocaeli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 52. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Şubat 2005 · 478 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İzzet Çetin (CHP), 1 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURSA MV. ERTUĞRUL YALÇINBAYIR'IN ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİLLER HK KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI 2/232); konuşma 478 kelime.
İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Bursa mv. ertuğrul yalçınbayır'ın ulusal bayram ve genel tatiller hk kanunda değişiklik yapılması 2/232”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2005-02-01-bursa-mv-ertugrul-yalcinbayir-in-ulusal-bayram-ve-genel-tatiller-hk-k (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sayın Ertuğrul Yalçınbayır'ın, genel hafta ve tatil günlerine ilişkin yasada değişiklik yapılmasına dair vermiş olduğu kanun teklifi hakkında, hem şahsımın hem de Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini sizlere iletmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, gerçekten, ülkemiz, bu yüzyılda, artık Avrupa Birliğiyle bütünleşme, çağdaş dünyada yerini alma uğraşısını veriyor. Bu Yüce Meclis çatısı altında, pek çok yasayı uluslararası düzeye taşımak, Avrupa Birliği normlarına çekmek için hep birlikte çaba sarf ediyoruz ve Büyük Millet Meclisimizde peş peşe önemli yasaları gerçekleştirdik. Ben de, 7 Mart 2003 tarihinde, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak, aynı amaçla, aynı konuda bir kanun teklifi vermiştim; tabiî, bu, henüz Meclisin gündeminde olmasına rağmen, Sayın Yalçınbayır'ın, doğrudan Meclis gündemine aldırma girişimi sonuç verdi ve 1 Mayısın da, bütün çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de, işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmasının gündeme gelmiş olmasını sevinçle karşılıyorum, mutlulukla karşılıyorum; Sayın Yalçınbayır'a teklifi için teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, 1 Mayısın tarihçesi hakkında uzun uzun konuşacak değilim. Gerçekten, 1800'lü yıllarda, vahşi kapitalizm döneminde, işçiler, 16 saatlik, 17 saatlik, 15 saatlik çalışma süreleri sonucunda takatsiz düşüp, evlerine güç bela gelip, elde ettikleri ücretle karınlarını bile doyuramıyorlar idi. O günlerde, işçiler, dayanılamaz noktaya geldikten sonra, 8 saatlik iş günü talebiyle, zaman zaman, öfkelerini, tepkilerini dile getirdiler. Bunlardan en önemlisi, 1886 yılında Şikago'daki tekstil işçilerinin ortaya koyduğu eylem...
Bundan sonra, 1889'da toplanan İkinci Enternasyonal, o olayların -grev ve tepkilerin- kanlı bir biçimde bastırılmasından sonra, 1 Mayısı bütün işçiler için, bütün dünya işçilerinin birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ilan etti. O günden sonra, bugüne kadar, çağdaş ülkeler 1 Mayısı kutlayageldiler.
Cumhuriyetten önce, meşrutiyet döneminde, hatta ülkemizin işgal altında olduğu 1921 1 Mayısında, İstanbul işgal altında iken bile, ülkemizde de, 1 Mayısı, o günkü çalışanlar, dünya işçileriyle birlikte kutladılar. Ancak, 1925 yılına geldiğimizde, bizim ülkemizde, 1 Mayıs, bahar ve çiçek bayramı olarak ilan edildi, özünden saptırıldı, amacından saptırıldı; işçilere, emekçilere, halka "siz, sakın ola ki, taleplerinizi, hükümetlere, siyasal iktidarlara hissettiremiyesiniz, dünya işçileriyle dayanışmanızı güçlendirmemeniz gerekir" dercesine, bahar ve çiçek bayramı olarak kutlanageldi. Biz de, çocukluğumuzda, bunu, bahar ve çiçek bayramı olarak biliyorduk; ancak, ergenlik dönemimizde, bir işçi olarak çalışma yaşamına başladığımızda, durumun hiç öyle olmadığını anladık, gördük.
Değerli arkadaşlarım, çokpartili yaşama geçtiğimizden günümüze kadar geçen süre içerisinde pek çok yasama döneminde bu konuya ilişkin kanun teklifleri hazırlandı; ama, hiçbiri o yasama döneminde gerçekleştirilemedi. Bütün bunlara rağmen, 1990'lı yılların başından günümüze kadar 1 Mayıs, bahar bayramı olarak değil, bütün dünya işçilerinin birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ülkemizde de fiilen kutlanıyor. 1976, 1977, 1978 1 Mayıslarını, kanlı bastırma, şiddetle bastırma olaylarını anımsatmak istemiyorum; ama, gördük ki, 1 Mayıslar, hangi siyasî görüşte olursa olsun, hangi dinden, hangi dilden olursa olsun, bütün işçiler tarafından şenlik havasında kutlanıyor; ülkemizde de kutlanıyor.
Şimdi, geçtiğimiz yıl Türk-İş, Abidei Hürriyet'te; DİSK, Sultanahmet'te, dar alanlarda, baskı altında kutlamalarını gerçekleştirdiler ve bu kutlamalar eğer böyle devam ederse...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 1 Şubat 2005