Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Temmuz 2021 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kadri Enis Berberoğlu (CHP), 17 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 481 kelime.
Kadri Enis Berberoğlu (CHP, İstanbul). “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kadri-enis-berberoglu-27-2021-07-17-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99617
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)KADRİ ENİS BERBEROĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, çok kıymetli vekiller; görüşülmekte olan Kanun Teklifi’nin 9’uncu maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum.
Bu madde yamalı bohça gibi olan -zaten tabiatı gereği- torba yasanın tipik bir örneği, dolayısıyla üzerine söylenecek fazla söz yok ama üniversitelerle uzak da olsa bir alakası olduğu için bana başka bir konuda, Boğaziçi Üniversitesi konusunda ilham verdi ve yüksek izninizle, Genel Kurulun yüksek izniyle konuşmalarıma Boğaziçi Üniversitesinde son dönemde yaşanan gelişmelerle ilgili görüşlerimi paylaşarak devam edeceğim.
Siyasete atılmadan önce mesleğim gazetecilikti ama diplomam Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden. Kırk bir yıl önce o üniversiteden mezun oldum ve mezuniyetim sırasında da Boğaziçinin özgür seçimle, talebenin oyuyla, okul tarafından tanınan ve hatta sorumluluk verilen 4 öğrenci temsilcisinden biriydim. 12 Eylül öncesi dönemdeki üniversite ortamını, patlayan bombaları, sıkılan silahları, aylarca, bazen yıllarca süren boykotları benim yaşındakiler iyi hatırlar; yaşı yetmeyenler de tahmin ederim ki ya duymuşlardır ya okumuşlardır. İşte, o günlerde, öğrencilerinden kimsenin ölmediği, öğrencilerinin kimseyi öldürmediği, hatta daha ileri gideceğim, arada sırada siyasi kavga çıksa da kimsenin yaralanmadığı, polisin, jandarmanın karakol kurmadığı, eğitimin kesintisiz sürdüğü tek bir üniversite vardı, adı da Boğaziçi Üniversitesiydi. Bana inanmak istemeyebilirsiniz, abartıyorum diye düşünebilirsiniz. Dilerseniz o dönemin canlı tanıklarını, sizlerin tanıdığı tanıkları bir sayayım. Bakın, bu ülkenin sondan bir önceki Başbakanı Ahmet Davutoğlu, muhafazakâr dünyanın saygın iş adamı Murat Ülker, Türkiye'nin mevcut Washington Büyükelçisi Murat Mercan benimle aynı dönemde okudu. Daha devam edebilirim; çoğunuzun kitaplarından, makalelerinden tanıdığı Mustafa Özel, Merkez Bankası Başkanı olarak atanacakken ömrü vefa etmeyen merhum Adnan Büyükdeniz de benim sınıf arkadaşlarımdı, dostlarımdı ama sadece sizlerin mahallesinden tanık göstermek haksızlık olur, yetersiz kalır. Vedat Türkali olarak bilinen Abdülkadir Pirhasan’ın veya merhum Abdülkadir Hocanın evladı Barış Pirhasan benim siyasi rakibimdi. Vatan Partisi -bugün Vatan Partisi- olarak bildiğimiz İşçi Partisinin MYK üyesi Adnan Akfırat yine benim siyasi rakibimdi.
Şimdi, lütfen, özellikle iktidar blokunun milletvekillerini bir an için o günleri gözlerinin önünde canlandırmaya davet ediyorum, istirham ediyorum. Siyasi yelpazenin her kesiminden temsil edilen genç yaşta insanların birbirine şiddet uygulamadan, konuşarak, tartışarak sorunlarını çözdüğü bir üniversite ortamından söz etmek istiyorum ve biraz da pay çıkarmak gerekirse o dönemde -tıpkı bugün olduğu gibi- herkesle diyaloğu olan, okul idaresiyle de kesintisiz görüşebilen CHP'li genç kadın ve erkeklerden bahsetmek istiyorum. Bu ortamın neticesinde, Boğaziçi Üniversitesi kesintisiz eğitimiyle, tercihlerle puanlarını yükselterek Türkiye’nin en prestijli eğitim kurumlarından biri oldu. Daha düne kadar öyleydi, bugün maalesef yok sizlerin sayesinde. Neden ve nasıl? Boğaziçi Üniversitesi yüz gündür niçin direniyor, kime direniyor? On dokuz yıldır iktidardasınız beyler, bayanlar, ilk defa rektör değiştirmiyorsunuz, neden şimdi? Çünkü Boğaziçi bir amaçla direniyor, direndiği amaç da şu: Kendisine bırakılan kültürel mirası korumaya çalışıyor, savunma gösteriyor; başka bir şey değil. Ne hakaret ediyor ne şiddet uyguluyor. Özgürlük ve demokrasi ortamı için -ki onsuz bilim olmaz, eğitim olmaz- Boğaziçi orantısız bir zekâyla direniyor ve söylemeden geçemeyeceğim, bu eski mezunu da çok duygulandırıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KADRİ ENİS BERBEROĞLU (Devamla)Devam edebilir miyiz Sayın Başkan, bir dakika.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
216 konuşma daha · 17 Temmuz 2021