İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türk silahlı kuvvetleri personel kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.127)

Kamil Erdal Sipahi

İzmir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 95. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Nisan 2008 · 1.680 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamil Erdal Sipahi (MHP), 24 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.127)); konuşma 1.680 kelime.

Kamil Erdal Sipahi (MHP, İzmir). “Türk silahlı kuvvetleri personel kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.127)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamil-erdal-sipahi-23-2008-04-24-turk-silahli-kuvvetleri-personel-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Türk Silahlı Kuvvetlerindeki birtakım ihtiyaçları karşılamak üzere yasa tasarıları üzerinde konuşulacak ve Milliyetçi Hareket Partisi adına yasa tasarılarının bütünü hakkında söz almış bulunuyorum. Bu yasa tasarılarının içerisinde birinci sırada görüşülecek olan Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu üzerindeki bazı değişiklikler. Bu değişiklikler içerisinde benim değinmek istediğim sadece bir madde var. O da kendi isteğiyle emekli olan kıdemli albaylara da kadrosuzluk tazminatı ödenebilmesinin amaçlanması konusu. Maalesef kadroya dayalı terfi sistemiyle ilgili birtakım güçlükler Türk Silahlı Kuvvetlerindeki çok uzun süreli çalışmalara rağmen hâlen yürürlükte olup bu kadroya dayalı terfi sistemi gerçekleştirilemediği müddetçe değişik birtakım rütbelerde bu tip şişmelerin olması bundan sonra da vakidir ve bu tip geçici yasa maddelerinin yürürlüğe girmesi de söz konusu olacaktır. Onun için, bir an evvel bu kadroya dayalı terfi sistemiyle ilgili çalışmaların tamamlanması ve yasalaştırılması gerekmektedir. Onun dışındaki diğer konular silahlı kuvvetlerin şu andaki önemli ihtiyaçları olup her zaman çok medeni tartışmaların olduğu Millî Savunma Komisyonunda bütün partilerimizin iş birliğiyle kabul edilmiştir.

Benim burada söz almaktaki asıl amacım, Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli astsubay mensuplarıyla uzman mensuplarının bazı önemli sorunlarını bu vesileyle yüce Meclisin bilgilerine sunmak ve yüce Meclisin bu taleplerin yerine getirilmesi konusundaki desteğini istemeye yöneliktir.

Şerefli astsubaylarımız Türk Silahlı Kuvvetlerinin çok önemli bir bölümünü oluşturmakta olup, maalesef, son yıllarda çok önemli ekonomik sorunlarla baş başadırlar. En son 14 Ocak 2004 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin malî durumunun iyileştirilmesi teklifleri konusunda yapılan bir incelemede, astsubaylarımızın emekli oldukları zaman maaşlarının yüzde 45 oranında azaldığı açık olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, Sayın Bakanımız burada olmamakla birlikte, son olarak astsubaylarımızın maaşlarıyla ilgili birinci kademe, dördüncü kademeye indirilmesi konusundaki Komisyonda beş Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilinin olumlu oy vermesine ve Komisyonda olumlu karşılanmasına rağmen daha sonra anlaşılmayan bir nedenle bu konunun reddedilmesi, maalesef, astsubaylarımızda -emeklileri dâhil- çok büyük bir sukutuhayal yaratmıştır. Bunu yüce Meclisin bilgilerine sunmakta yarar görüyorum. Bu konuyla ilgili yapılacak her türlü çalışmanın ve bu konunun tekrar gündeme getirilmesi hâlinde her türlü desteğin Milliyetçi Hareket Partisi tarafından verileceğini ve bu çalışmalara katkı sağlanacağını da bu vesileyle bildirmekte yarar umuyorum.

Sayın Bakan, Sayın komisyon üyeleri; biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak çok büyük bir kitlenin yani astsubaylarımızın -emeklileri dâhil- uzmanlarımızın problemlerinin giderilmesinde her türlü teklife açığız ve bu konudaki her türlü teklifin içerisindeyiz ve bu konuda en olumlu gayretler içerisindeyiz. Yani ne demek istiyorsunuz? Astsubaylarımızın ve uzmanlarımızın, esasında Meclisin çok küçük gayretleriyle yerine getirilebilecek haklı taleplerinin yerine getirilmesinde eğer Hükûmetimiz bir tasarı getirirse Milliyetçi Hareket Partisi olarak hiçbir ön koşul olmaksızın bu tasarının yanında olacağız, buna söz veriyoruz. Hayır, değil, biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu değerli kitlelerin sorunlarının dile getirilmesinde eğer teklif mekanizmasını çalıştırır, tekliflerde bulunursak bu takdirde sizlerin desteğini bekliyoruz, buna da açığız. Sizlerin bu konudaki desteğinize talepkârız. Yok, değil, üçüncü bir şekil, eğer bu arkadaşlarımızın -emeklileri dâhil- astsubaylarımız ve uzmanların sorunları Millî Savunma Komisyonunda, bu arkadaşlarımızın emeklileri de dâhil gündeme getirilir, uzun süreli olarak tartışılır ve bir öncelik sırası dâhilinde bunlar Meclis gündemine getirilirse bu konuda da her türlü desteği vermeye hazırız. Bu konuda sizlerin desteğine ihtiyacımız var, partiler üstü desteğine ihtiyacımız var. “Neden?” diyeceksiniz. Astsubaylarımız çok önemli bir kitle, sadece bunların Emekli Astsubaylar Derneğine bağlı 96.500 emekli var. Bunların muvazzafları ve aile fertlerini dâhil ettiğiniz zaman yarım milyonluk bir kitleden bahsediyoruz. Maalesef emekli olduğu zaman yüzde 45 oranında geliri azalan, yüzde 50’si ek iş, yüzde 20’si ise işportacılık yaparak geçinmeye çalışan bir kitleden bahsediyoruz. Bu vefakâr, cefakâr, fedakâr silah arkadaşlarım şu anda muvazzafıyla fakirlik sınırının altında, emeklisiyle ise fakirlik sınırıyla açlık sınırı arasında gidip gelmekte. Bu arkadaşlarımız bunu hak etmiyorlar. Asgari yirmi beş yıl Türkiye’nin en ücra köşelerinde, çoğunlukla canlarıyla kumar oynayarak görev yapan bu arkadaşlarımız bunu hak etmiyorlar. Gelin, partiler üstü bir anlayışla bunların taleplerini bir öncelik sırasında Meclise getirelim ve bu istek ve talepleri bir an evvel yerine getirelim. Ne istiyorlar?

Bilindiği gibi astsubayların eğitim düzeyleri 4752 sayılı Kanun’la ön lisans seviyesine çıkartılmış, buna paralel 4861 sayılı Kanun’la da özlük hakları yeniden düzenlenmiştir. Yeni memuriyete girecekler için olumlu karşılanan bu durum görevdeki astsubay ve emeklileri mağdur etmektedir. Astsubaylar daha önce 10’uncu derecenin 1’inci kademesinden hizmete başlamış kabul edilirken 4861 sayılı Kanun’la getirilen yenilikle 9’uncu derecenin 1’inci kademesinden göreve başlatıldığından, kanundan önce görevde bulunan ve emekli olan astsubaylar bu kanundan yararlanamamakta ve mağdur olmaktadırlar.

Devlet memurları kanunlarında her yapılan iyileştirmelerin sonucunda geçmişte görev yapanlar nazara alınmak suretiyle memurlar ve emeklileri arasında adalet sağlanmışken maalesef astsubaylarımız için bu konu yürürlükte değildir, muvazzafıyla emeklisi arasında ayrı statüler uygulanmaktadır. Bu, her şeyden önce eşitliğe aykırıdır.

Bir başka husus: 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile beş yıldan fazla hizmeti olan tüm memurlara görev tazminatı verilmesi öngörülmüş olmasına rağmen görev tazminatı sadece ve sadece makam ve unvanı olan memurlara verilmiştir. Tüm memur ve emeklilere verilmemesi, hakkaniyete, eşitliğe ve sosyal devlet ilkelerine aykırı olmuştur.

Bu konuda çeşitli müracaatlar yapılmıştır ve bu müracaatlara Maliye Bakanlığı uzmanlarınca bu tazminatlardan yararlanma konusundaki müracaatlarına “Efendim, bu tazminatı alanlardan yüzde 16 kişi keseneği, yüzde 20 oranında da kurum keseneği kesilmekte olup bu tutarlar Emekli Sandığı gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.” şeklinde bir kaçamak cevap verilmiştir. Hâlbuki gerçek bu değildir. Görev tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı ve bunun gibi tazminatların karşılığında tazminatı alanların maaşlarından kişi keseneği ya da kurum keseneği kesilerek Emekli Sandığı bütçesine intikal ettirilmemiştir ama mevcut uygulamada hak sahipleri tazminatları almaya devam etmektedirler. Eğer intibak konusunda çok ciddi sorunlar var ise geriye doğru borçlandırma yapılarak ödenecek farklardan kesintiler yapılabilir.

Diğer bir konu: Kendi nam ve hesabına yüksekokulu bitiren astsubaylarımızın intibakları 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 137’nci maddesi gereğince 657 sayılı Kanun’un genel idare hizmetleri sınıfında aynı yükseköğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmet başlamış olarak yapılmaktadır. Maalesef yüksekokulu bitiren astsubay ise, 926 sayılı Personel Kanunu’nun ilgili cetveli gereğince ancak 1’inci derecenin 3’üncü kademesine kadar yükselebilmektedirler. Biraz önce arz ettim, 1’inci derecenin 4’üncü kademesini alamayan eğitimli insan topluluğu yalnız astsubaylarımız olarak kalmıştır. Benzer görevleri yapan polislerimiz 1’inci derecenin 4’üncü kademesinden maaş alabilmektedirler. Hâlbuki benzer görevleri hem de çok daha zor şartlarda, hudut görevlerinde karakol komutanı olarak yerine getiren -örneğin jandarma sınıfında olduğu gibi- astsubaylarımız bunu alamamaktadırlar. Bu mağduriyet, arz ettiğim gibi, çok büyük bir sukutuhayal yaratmıştır astsubay zümremizde. Gelin, bunun nedenlerini açıklayın, nedenlerini ortadan kaldıracak çalışmaları bütün partiler olarak tekrar yapalım en kısa zamanda ve kanunu, tekrar, Meclise taşıyalım. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bunu sizlere öneriyoruz.

Diğer bir konu: 3466 sayılı Yasa’ya tabi jandarma uzmanlarımız. Maalesef jandarma uzmanlarımızla sözleşmeli erbaşlar arasında uygulayıcılara dair bir karışıklık söz konusudur. Hâlbuki uzman jandarmalar Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay, astsubay gibi kadrolu muvazzaf personel olarak görev yapan kişilerdir. Her ne kadar 1988’de bu müessese başlamış gibi görünse de aslında 60’lı yıllara dayanan fakat daha sonra yürürlükten kaldırılan çok eski bir jandarma geleneğidir. Bu arkadaşlarımızın da sıkıntıları vardır. Bu arkadaşlarımızın sıkıntılarından bir tanesi “lise ve dengi okul mezunu erkeklerden” ibaresi olan görevde veya yeni mezun olan uzman jandarmalar okul tabanına göre 10’uncu derecenin 1’inci kademesinde göreve başlaması gerekirken, bunlar “ortaokul mezunu” sıfatıyla 11’inci derecenin 1’inci kademesinden göreve başlamaktadırlar. Tabiri caizse on tane üniversite de bitirseler 11’e 1’den göreve başlamaktadırlar. Bu ciddi bir sıkıntı yaratmaktadır.

Diğer bir konu, uzman jandarmaların okulda geçen bir yıllık süreleri emekli keseneğine tabi tutulmayıp bu süre maddi hak kaybına uğramaktadırlar. Hâlbuki astsubay okullarında ve harp okullarında eğitimdeki geçen süre emekliliğe tabidir. Bu konuda da bir mağduriyet söz konusudur ve eşitsizlik söz konusudur.

Gene jandarma uzmanlarımız, devriye komutanı, asayiş tim komutanı gibi kadrolu komuta görevlerinde görev yaptıkları hâlde temsil tazminatına layık görülmemiştir. Bu ciddi bir sıkıntı ve eşitsizlik yaratmaktadır.

Aynı şekilde sosyal haklar ve lojman dağıtımında da bu uzman arkadaşlarımız asgari yirmi beş yıl Türk Silahlı Kuvvetlerinin kahrını çekmekte ve Güneydoğu’da çok önemli görevler yapmalarına rağmen bu konuda bir eşitsizlik söz konusudur ve bu eşitsizliklerin giderilmesi konusunda da sizleri ben desteğe çağırmaktayım.

Gelelim diğer bir konuya: Biraz önce söylemeyi unuttum. Bu jandarma uzmanlarımız yaklaşık 25 bin kişilik bir kitledir, aile fertleriyle birlikte 100-150 bin kişilik bir nüfusu temsil etmektedir. 1986 yılından başlamak üzere bir uzman erbaş konusu çıktı. 3269 sayılı Kanun gereğince uzman erbaşlık Türk Silahlı Kuvvetlerinde uygulanmaya başlandı. Ancak bu konuda da alelacele yapılan düzenlemelerle maalesef bu 60 bin kişilik kitlenin de çok ciddi olan sorunları gündeme gelmeye başladı. Başlangıçta bu sorunlar düşünülmedi. Sadece bir işsizliği gidermek ve silahlı kuvvetlerde birtakım avantajlardan yararlanmak için bu arkadaşlarımız göreve alındılar. Fakat gün geçtikçe, yaş ilerledikçe sıkıntılar, problemler de artmaya ve gün yüzüne çıkmaya başladı.

Nedir? Efendim, bir ay ceza alırsa bu uzmanlarımızın ilişiği kesiliyor. Bu durum bir yıllık uzman için de geçerli, on dokuz yılını silahlı kuvvetlere vermiş uzman için de geçerli. O hâlde burada bir adaletsizlik var.

Efendim, bir yılda üç ay rapor ya da hava değişimi alırsa ilişiği kesilir. Bu da bir yıldan on dokuz yıla kadar uzmanları kapsıyor. Hâlbuki, bunların haklı olarak hasta olma, eğer hastalıkları ileri derecedeyse üç ay veya daha fazla rapor alma gibi çok insani bir hakları var.

Yine, derece kademesi maaşa etki etmeyen tek kamu görevlisi bu uzmanlarımız olmaktadır.

Bunların tayin atamaları belli değildir. Yani hangi coğrafi bölgede, hangi küçük veya büyük yerleşim bölgesinde ne kadar süreyle görev yapacakları belli olmayan tek kamu görevlisi sınıfı bu uzmanlarımızdır.

Sınıf işareti spoleti takmayan silahlı kuvvetlerde tek görevli bu arkadaşlarımızdır.

Tabanca verilmeyen, zatî tabanca taşımaktan mahrum bırakılan tek sınıf budur.

Emeklilik hakkı olmayan tek sınıf budur.

İzin konularında silahlı kuvvetlerin diğer rütbelilerine kırk beş günlük, on beş günü mazeret olmak üzere, izin verilirken bu on beş günlük mazeret izninden mahrum bırakılan tek personel kademesi yine bu arkadaşlarımızdır.

Bunun gibi -biraz önce diğer, jandarma uzmanlarında da bahsettiğim gibi- sosyal tesislerden, lojmanlardan yararlanma konusunda sıkıntıları olan bir kitledir.

Sayın milletvekilleri, sözün kısası, ben silahlı kuvvetlerimizle ilgili bu yasaları vesile yaparak, şerefli astsubaylarımızın -emeklileri dâhil- hiç de hak etmedikleri bu güç şartlardan kurtarılması konusunda, özellikle şu son 1/4 maddesi konusunda önce ümitlendirip sonra ümitlerinin kırıldığı konusunda yardım ve desteklerinizi bekliyorum. Dediğim gibi, siz hazırlayın biz destekleyelim, hayır, biz hazırlayalım siz destekleyin veya oturup bir öncelik sırasına göre bu arkadaşlarımızla beraber bu konuyu tartışalım -gelsinler, onlar da yardımcı olsunlar- ve bir sıraya göre bu arkadaşlarımızın mağduriyetlerine mâni olalım ve bunların bu ciddi sorunlarını bir an evvel giderelim.

Ben, sabırla dinlediğiniz için ve en kısa zamanda bu arkadaşlarımız için hak ettikleri gerekli desteği vereceğinizden emin olarak size saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 24 Nisan 2008

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook