Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)
İzmir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 84. Birleşim · 5. yasama yılı · 30 Mart 2011 · 468 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamil Erdal Sipahi (MHP), 30 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 468 kelime.
Kamil Erdal Sipahi (MHP, İzmir). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamil-erdal-sipahi-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir)Sayın Başkan, size ve yüce Meclise saygılar sunuyorum.
Evet, biraz önce 1’inci maddeyi kabul etmek suretiyle yüce Meclis bir asker adayının yirmi ile otuz sene askere gitmeyip üstelik de yasal olarak haklı mazerete sahip olduğu bir konuyu kabul ettiniz. Ben biraz daha konuyu espri konusu yapayım yani hanımının dedesi dördüncü eşini, baldızı üçüncü kocasını aldığı zaman askere gitmemek için yeterli sebep hâline geldi, duyurulur.
Dediğim gibi, bu işler ciddi işler, güvenlik işleri, askere alma sistemi bunlar ciddi işler. Ha, bu hata ilk defa da olmuyor, bu komedi ilk defa da oynanmıyor, ben size şimdi sizlerin kabul ettiğiniz bir başka örnek vereceğim. Polisin askerlik yasasını bir müddet önce hep beraber kabul ettik malumunuz, polislerimiz askerlik yapmasın. Bu arada tabii silah altına alınmış olan polislerimizin de terhis edilmesi gerekiyordu, o da doğru fakat orada bir madde daha vardı: Yoklama kaçağı, bakaya ve saklı durumunda olan polislerimiz de bu kanun hükümlerinden istifade ederler. Doğru mu arkadaşlar? Doğru, hepiniz kabul ettiniz. Ben komisyonda görüşülürken Sayın Bakana bir tek soru sordum: “Sayın Bakan, şu üç tabirin, lütfen, ne anlama geldiğini yasal olarak söyler misiniz?” Yoklama kaçağı ve bakayaya geçmeyeceğim, saklının size manasını söyleyeceğim. “Saklı” demek Türkiye Cumhuriyeti nüfusuna kayıtlı değil demek. Yani bir köyde arama yapıyorsunuz, bir adam yakaladınız, nüfusta kaydı yok, adamı alır, tıbbi yaşını tespit eder, ona göre askere gönderirsiniz, bunun bir de cezası vardır. O zaman Sayın Bakana bir tek soru sordum komisyonda: “Peki, siz Türkiye Cumhuriyeti nüfusuna kayıtlı olmayan kişileri nasıl polis yaptınız Sayın Bakan?” Cevap yok. Komisyonda çıkarmaya kalktılar, çıkarmadılar. Sizler de tabii konunun -haklı olarak- böyle bir komedi boyutunu bilmediğiniz için el kaldırdınız ve uzaydan gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin nüfusuna kayıtlı olmayan polislerimiz askerden muaf tutuldu. Meclisin insafına, idrakine sunuyorum.
Şimdi gelelim konumuza. 4’üncü madde Askerî Ceza Kanunu’ndaki bir değişikliği öngörüyor. İki temel hata var bu maddede. Bir tanesi: Şu andaki Askerî Ceza Kanunu’nda bakaya suçuyla ilgili olarak verilen cezalarda üç ay ve katları esas alınmış. Neden üç ay ve katları esas alınmış? Sevgili milletvekilleri, bizim askerlik sistemimizde bir yılda dört celp vardır. Hepiniz bilirsiniz, hepiniz de bu celplerden birisinde askere gitmişsinizdir çünkü sürekli olarak, her Allah’ın günü askere gidip gelmek, eğitim yaptırmak mümkün olmadığı için senede dört celp vardır; ocak celbi, nisan celbi, temmuz celbi, ekim celbi olmak üzere. Dolayısıyla, şu andaki yürürlükteki Askerî Ceza Kanunu da bu celp sistemindeki üç ayı esas alır. Şimdi soruyorum: Bu üç ayı neden dört aya çıkardınız, hangi nedenle? Dört ayın bana mantıklı bir gerekçesini açıklayın. Dört ay olduğuna göre, beş ay on beş gün de olur, altı ay yirmi sekiz gün de olur. Bana dört ayın Allah aşkına bir mantığını açkılayın Sayın Bakan. Yok, bir mantığı yok. Haklısınız, siz, tabii, konunun uzmanı değilsiniz ama bu konu keşke Komisyona gelseydi de Millî Savunma Komisyonunda bu konuları tartışsaydık. Yani ben gerçekten üzülüyorum, böyle vahim hataların yapılmasına üzülüyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 30 Mart 2011