CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Mardin Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Temmuz 2026 · 455 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)DEM PARTİ GRUBU ADINA KAMURAN TANHAN (Mardin)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Cezaevinde ve ekranları başında bizleri izleyen yoldaşlarıma sevgi ve selamlarımı göndererek başlamak istiyorum.
Devletin ve kamunun mülkiyetinde olan varlıklar yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da ortak malıdır ancak ne yazık ki yıllardır sürdürülen özelleştirme ve kamu varlıklarını elden çıkarma politikaları kamu yararını gözetmemektedir; aksine, bu politikalar bütçe açıklarını kapatmayı, iktidara yakın çevreleri ihya etmeyi ve kamu kaynaklarını tekçi bir anlayışla talan etmeyi esas almaktadır. Bu hususların araştırılmasına yönelik sunulan önümüzdeki öneriyi kamu yararı ve şeffaflık ilkeleri açısından oldukça kıymetli ve yerinde buluyoruz, yalnız eksik yönleri de vardır ancak meselenin derinliği sadece merkezdeki özelleştirme politikalarıyla sınırlı kalmamalı. Kamu varlıklarının gasbı yerel yönetimlerde kayyum rejimi eliyle çok daha yıkıcı ve hukuk dışı bir boyutta uygulanmıştır bu ülkede. Kayyum atanan bölge belediyelerimizde yaşanan tam anlamıyla bir yerel özelleştirme ve talan tablosudur. Halkın iradesi gasbedilerek atanan kayyumların yönetimi devralır almaz yaptıkları ilk iş belediyelere ait taşınmazları, arsaları, kamusal alanları çok düşük bedellerle elden çıkarmak ya da merkezî idarenin kurumlarına veya iktidara yakın çevrelere borç karşılığı devretmektir. Bunların içerisinde Nusaybin'de Belediyenin yaptığı Mitanni Kültür Merkezi var; Akdeniz Belediyesinin cami alanı var, camisi var. Bu örnekleri sıkça artırabiliriz. Dolayısıyla kayyumların yapmış olduğu hukuka aykırı durumlar, devirler ve satışlar ekstra üzerinde durulması gereken durumlardır. Halkın öz kaynaklarıyla oluşturulmuş belediye taşınmazlarının, kreşlerinin, kadın merkezlerinin ve sosyal alanlarının kayyumlara devredilmesiyle kamu yararı ilkesi açıkça çiğnenmektedir.
Belediyeleri milyarlarca lira borç yükü altına alan, taşınmazları elden çıkaran ve faiz borcuna batmış bir yerel bütçe bırakan bu anlayış merkezî düzeydeki özelleştirme zihniyetinin yereldeki en somut yansımasıdır. Kamu kaynaklarının ne merkezî iktidar eliyle "özelleştirilme" adı altında satılmasına ne de yerel kayyumlar eliyle devredilmesine göz yumabiliriz. Unutulmasın ki şeffaflıktan uzak, hesap verilebilirliği olmayan ve halkın rızası alınmadan yapılan her türlü satış, devir ve özelleştirme uygulaması toplum vicdanında ve hukuk önünde gayrimeşrudur. Bir örnek de Dargeçit'ten vermek istiyorum: AKP iktidarında Dargeçit Belediyesi 98 taşınmazı sattı, 98 taşınmaz; bunlardan da 2'sini bedelsiz olarak idareye bağışladı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
KAMURAN TANHAN (Devamla)Şartlı bağışlar tabii ki bunlar, şartlı bağış yaptı. Daha sonra merkezî idare ne yaptı? Bu taşınmazların bir kısmını TOKİ'ye devretti ve TOKİ şu anda orada taşınmazlar yapıyor, binalar yapıyor ve satacak. Bir müteahhit gibi TOKİ orada halkın malı olan arsalar üzerinde binalar yükseltecek ve satacak. İşte, kayyum rejiminin, kayyum zihniyetinin yerel yansımalarının araştırılması gerekir. Yine, Mardin Büyükşehir Belediyesinde -Mustafa Yaman'ı hepiniz bilirsiniz, bu kürsüden defalarca söyledik- cumhuriyet tarihinin en büyük hırsızlık ve yolsuzluğu yapıldığı söyleniyor; basın söylüyor, müfettiş raporları ortada. Üzerine gidilmedi ve en fazla kalemler de taşınmazların satışıyla ilgili ki Mardin'in tarihî dokusuna aykırı bir şekilde yaptığı imarlar da cabası. Dolayısıyla yerel yönetimlerdeki, belediyelerdeki özelleştirmelerin ve taşınmazların satışının ayrıca değerlendirilmesi ve araştırılması gerekir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
112 konuşma daha · 30 Temmuz 2026