İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 116. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

Kazım Türkmen

Ordu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 116. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Haziran 2005 · 1.127 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kazım Türkmen (CHP), 23 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.127 kelime.

Kazım Türkmen (CHP, Ordu). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2005-06-23-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA KÂZIM TÜRKMEN (Ordu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bir şeyi inanarak, ona güvenerek yapmak kadar güzel bir şey yok; inanmadığınız şeyi burada müdafaa ederken öyle zor durumda kalıyorsunuz ki, bunun farkında değilsiniz. Şimdi, benden önce konuşan değerli AKP Milletvekili, kurmuş olduğumuz Türk havacılığını burada oldukça methetti ve onlara teşekkür etti. O zaman, bu kadar güzel çalışan, bu kadar güzel hizmetler veren böyle bir kurumu niye özelleştiriyorsunuz; eğer, özelleştiriyorsanız, burada niye kendilerine teşekkür ediyorsunuz?! Teşekkür ediyorsanız, biliniz ki, hem bu sektöre hem de Türkiye'ye yazık ediyorsunuz. O bakımdan, inanmadığınız şeyin burada savunulmuş olmasını hem kendi adınıza hem de ülke adına hiç hoş olmadığını belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, elbet ki, bu yasanın geneli hepimiz için önem taşıyor; ancak, bölgelerimiz için de bu son derece önemlidir. Değerli arkadaşlarım, şimdi, burada, tüm Samsun milletvekillerimizin olmasını isterdim.

HALUK KOÇ (Samsun)Ben buradayım Kâzım Ağabey.

KÂZIM TÜRKMEN (Devamla)Ordu'nun nüfusu 1 000 000'un üzerinde. Karayolları, 2004 yılında, bölünmüş yol olarak açılacaktı; 2005 yılına kaldı. 2005 yılında açılması mümkün değil; 2006 yılında açılıp açılmayacağı da henüz belli değil. Bazı illerimiz çok şanslı olabilir, bazı illerimizin milletvekilleri de çok şanslı olabilir. O illerimizin insanlarına, burada, saygı da gösteriyorum; onlarla alıp veremediğim hiçbir şey yoktur; ama, bakınız, şimdi, Ordu, 1 000 000 nüfusuyla ve onun en yakın komşusu Samsun İlinin toplam nüfusu 1 200 000… Türkiye'de bir büyük şehir yoktur ki, Ankara'dan o ile uçak kalkmasın. Bunu, her dönem, Plan ve Bütçe Komisyonunda savunduk, bunun gerekliliğini ortaya koymaya çalıştık; çünkü, Karadeniz, gerçekten, bir ucuyla boş, arkasını sıra dağlara dayamış, Anadolu geçit vermiyor; havaalanı da yok. Peki, bu bölgenin insanları, işverenleri, müteşebbisleri, nasıl gelişecekler, nasıl ülkenin ekonomisine katkıda bulunacaklar?!

Tüm olanaklarımızla, Ordu ve Giresun halkı ortaklaştık, özel idarenin, vatandaşın katkısıyla, Fiskobirlik'e verilen paralardan kesintiyle, ortak havaalanı yapımına geçildi; ama, sonradan denildi ki, bu fizibilite raporları uygun değil, burada havaalanı olamaz. Peki, havaalanı yapılmasının koşulları nedir? Bugün, buradan Ordu'ya, Giresun'a, gidiş geliş 650 kilometre. Hangi fiyat konulduğu zaman havaalanı rantabl olur, hangisi konulmadığı zaman havaalanı rantabl olmaz?

Biz, sayın milletvekilleri, Ordu'yu bıraktık, Giresun'u bıraktık; ama, Ankara'dan Samsun'a gidebilmek için tam 7 saat zaman kaybediyoruz.

SALİH KAPUSUZ (Ankara)Olacak inşallah.

KÂZIM TÜRKMEN (Devamla)İnşallah. Bundan hepimiz de mutlu oluruz. Tabiî, biz "bunlar olacak" sözlerini, olduktan sonra görmek istiyoruz; yani, olursa bizi mutlu eder, sizi de mutlu eder. Bizim de çabamız, buraya, Ankara'dan, hiç olmazsa haftada iki seferin konulmuş olmasıdır; böylelikle, hem Samsunlu hem Ordulu hem de Giresunlu işadamlarının Ankara'yla temaslarının çok daha sık yapılmış olmasının gerekliliği vardır.

Bu temennimi yaptıktan sonra, esas meseleme geliyorum. Tabiî, Türkiye'de sivil havacılıkla ilgili, Türkiye'nin dünyayla olan tüm anlaşmalarıyla çok önemli bir yasayı burada görüşüyoruz; çünkü, burada görüşmüş olduğumuz Türk havacılığı, 1912-1913 yıllarında, İstanbul Yeşilköy Havaalanında başlayan ülkemizdeki bu gelişme, uzun yıllar Avrupa ülkelerinin önünde, uçak sayısı ve yolcu taşımacılığı ile uçak imalatlarında büyük bir gelişme olmuş; ancak, daha sonra, İkinci Dünya Savaşından sonra tam bir durgunluk çağına girerek, 1980'li yıllardan sonra tekrar gelişme göstermiştir.

Sayın milletvekilleri, son yıllarda sivil havacılık faaliyetlerinin mümkün olan her ilde yaygınlaştırılması çalışmalarının etkisiyle, sivil hava taşımacılıkları, genel havacılık işletmeleri, eğitim ve sportif amaçlı kuruluşlar ve uçak ve helikopter, planör gibi hava araçları sayısındaki artışlar yanında, havaalanlarımızın sayısında da hızla artış olmuş; ancak, bunların birçokları, daha önce burada birçok milletvekilimizin de dile getirdiği gibi, rantabl olmadığı gerekçesiyle durdurulmuştur.

1933 yılında, ülkemiz sivil hava taşımacılık faaliyetlerinin düzenlenmesi için, bugünkü Türk Hava Yolları ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü oluşumunda ilk adım sayılan Hava Yolları Devlet İşletme İdaresini kurmuş ve hayata geçirmiştir.

1954 yılında, sivil havacılık faaliyetlerinin düzenlenmesi, denetlenmesi ve yönlendirilmesi amacıyla, Sivil Havacılık Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. 1983 yılına kadar sadece kamu kurumları tekelinde kalan sivil havacılık faaliyetlerinin, bu tarihten sonra özel sektöre de açılması sonucu hızla artan sivil hava taşımacılık işletmeleri, hava araçları ve havaalanları sayısına rağmen, bugünkü adıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün mevcut yapısı ve yetkilerinde bir değişiklik olmamış ve ilerleme kaydetmemiştir. Bunun yanında, artan sorumluluklarını karşılayabilecek yeterli deneyimli personel temininde güçlükler nedeniyle de personel sayısında artış değil, giderek azalma olmuştur. Bugünkü Sivil Havacılık Müdürlüğünün tüm personel sayısı 110 civarındadır ve bunlar da, bugünkü görevlerinin tamamını yapacak sayısal bakımdan da yeterli değildir.

Geçtiğimiz on yıllık süreçte, sivil havacılık sektörünün sorunlarının tartışıldığı, çözüm yollarının araştırıldığı çeşitli toplantılar yapılmış, paneller düzenlenmiş, şûralar düzenlenmiş, hatta, en önemlisi, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planına esas olacak, havacılık özel ihtisas komisyonu raporları hazırlanarak kamuoyuna sunulmuştur. Bununla birlikte, hızla gelişmekte olan dünyamızda, ülkeler arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerde önemli unsurlardan birisi, belki de en önemlisi, ülkelerarası düzenli hava ulaşım olanağının sağlanmış olmuş olmasıdır; ülkemiz de bundan yeterince faydalanmak zorundadır. Bugün için, Türkiye ile 80'e yakın ülke arasında, sivil havacılıkla ilgili anlaşmalar yapılmış; ancak, havacılığımızın yeterli gelmesi bakımından bu sayı yeterli değil; çok daha fazla ülkeyle bu anlaşmaları yeniden yapmak ve yürürlüğe koymak zorundayız.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün, tarafı olduğu uluslararası mevzuat, yabancı ülkelerle ilişkiler, bu ülkelerin hava taşıyıcılarının ticarî hak ve uçuş faaliyetlerinin belirlenmesi ve düzenlenmesi, ülkemiz hava taşıyıcılarının ve havacılık şirketlerinin kurulması, izlenmesi, denetlenmesi ve havacılık şartlarına uygun hale getirilmesi, yenilenmesi ve denetlenmesi gibi temel faaliyetlerin sürdürülmesi için ve hepsinden de önce uçuş ve can emniyetinin istenilen gerekli düzeyde sağlanmasını teminen uygun yatırımın gücüne sahip yeni bir yapılanma içine girmesi gerekliliği kesin bir biçimde ortaya çıkmıştır. Nitekim, bunun sonucu olarak da bu konu Sekizinci Beş Yıllık Planımızda yer almıştır.

Değerli milletvekilleri, sizlere şûra kararlarından birkaç satır okumak istiyorum. Havacılığın uluslararası bir karakter taşıması nedeniyle, globalleşen dünyada, uçuş emniyetinin en üst seviyede temini bakımından ülkemiz havacılığının uluslararası uygulamalarla tam bir paralelliğinin sağlanması şarttır. Öyleyse, bizim de bugün getirdiğimiz bir yasayla bunu tam uygun hale getirmiş olmak, çıkan yasayı en kısa zamanda hayata geçirmek zorundayız.

Değerli milletvekillerimiz, sistemi oluştururken o sistemin bir bütününden uzak kalmamalıyız. Türkiye'deki, bugün, sektörlerimizin en büyük sıkıntısının başında taşımacılık ve taşımacılığa bağlı olarak çok pahalı olması gelmektedir. Türkiye'deki tüm illerimizin eşit biçimde kalkınmasını sağlamak için yatırımları eşit biçimde götürmek zorundayız. Biraz önce belirttiğim gibi, bakın, bugün -Isparta diyoruz, Kastamonu diyoruz- birçok ilimize uçak kalkmıyor. Halbuki, bugün, Sayın Başbakanın milletvekili olduğu Siirt'in toplam nüfusu 264 000. Asla, oraya kalkmasın demiyorum, yanlış anlaşılma olmasın; ama, orası kadar benim ilimin de, diğerinin de hakkıdır diyorum; çünkü, orada var. 1 000 000 nüfuslu bir il düşünün…

SALİH KAPUSUZ (Ankara)Kâzım Bey, koyacaklarmış…

KÂZIM TÜRKMEN (Devamla)Samsun yetmiyor tabiî…

Bakın, şimdi, Karadenizde Ordu İli sektörel bazda, sanayi bazında ilerici il olma niteliğine sahip şu anda; ama, takdir edersiniz ki, en büyük sıkıntı, taşımacılık ve nakliye meselesidir. Bunun giderilebilmesi için, o cennet gibi yerlere turizmin gelebilmesi için, mutlak havaalanlarına ihtiyaç vardır. Sadece havaalanlarının, yolculuğun pahalı olmuş olmasının hesabını yaparsak gerçek bir neticeye varamayız; çünkü, diğer yan gelecek katmadeğeri dikkate aldığımızda, belki de çok pahalı gibi görünen uçak seferleri Türkiye'ye getirmiş olduğu katmadeğerlerle çok ucuza da gelebilir diye düşünüyorum. O bakımdan, ülkemizin her yerine, ümit ediyorum ki, bir gün uçaklar kalkar.

Bu dilekle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 23 Haziran 2005

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook