Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 47. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Ocak 2005 · 664 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 5 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 664 kelime.
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-01-05-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, gerek Sayın Bakan gerek Adalet ve Kalkınma Partisinin değerli temsilcileri söz alıp konuşurlarken, sürekli olarak, yurttaşın, bugün, çok kötü koşullarda sağlık hizmeti aldığını ve bunu düzeltmek istediklerini söylediler ve öyle bir atmosfer yarattılar ki, sanki, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, biz de buna karşıyız. Bir sefer, önce, doğruları yerine doğru olarak koyalım.
Şimdi, SSK'lının sorunu ne; isterseniz, bu sorudan başlayalım. Sosyal Sigortalar Kurumuna mensup bir yurttaşımızın iki temel sorunu var. Birincisi, diyor ki: "Siz beni zorla SSK hastanesine göndermeyin; nasıl, devlet memuru, ister devlet hastanesine ister üniversite hastanesine gidebiliyorsa, bana da bu hakkı verin, ben de gideyim." 506 sayılı Yasanın ilgili maddesini getirin, biz de size destek verelim; isteyen istediği yere gitsin; kim engel olabilir? Getirebiliyor musunuz; bu tasarıyla getirmiyorsunuz.
İkincisi, SSK'lının ilaç sorunu; diyor ki: "Ben tedavi oluyorum; ama, gidiyorum, yine dört saat ilaç kuyruğunda bekliyorum. Ben de diğer sigortalılar gibi dışarıdaki eczanelerden ilacımı almalıyım; doktor ilacımı yazsın, ben de almalıyım."
ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla)10 Şubattan itibaren alınacak.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)10 Şubattan itibaren getiriyorsunuz; gayet güzel.
Değerli arkadaşlarım, peki, sağlığın mülkiyetle ne ilgisi var; sizin, SSK hastaneleriyle ne alıp veremediğiniz var? Şimdi, eğer, SSK'lı dilediği hastaneye gidebiliyorsa, SSK'lı dilediği eczaneden ilacını alabiliyorsa, o zaman, mülkiyet sorunu nereden çıkıyor; mülkiyet sorunu şuradan çıkıyor: Siz, bu hastaneleri birilerine peşkeş çekmek istiyorsunuz. Kusura bakmayın arkadaşlar... (CHP sıralarından alkışlar)
Ama, Sayın Bakan diyorsa ki "hayır, biz bunu yapmayacağız, biz, SSK'lının bu iki temel sorununu çözdükten sonra..." Ben öğrenmek istiyorum, peki, ne yapacaksınız?
Sayın Bakan şunu söyleyebilir: "Efendim, biz hastaneleri işletmeye dönüştüreceğiz." Bununla ilgili yasa çıkarırsınız, nasıl devlet hastanesi işletmeye dönerse, SSK hastanesini de işletmeye dönüştürebilirsiniz. Nitekim, Sayın Bakanımız, geldi, burada, bu konudaki bir yasanın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediğini de gerekçe olarak ortaya koydu.
Demek ki, sağlıkta sorun bir mülkiyet sorunu değil arkadaşlar. Sayın Bakanın anlayışına göre, sağlıkta sorun bir mülkiyet sorunu olsaydı, o zaman üniversite hastanelerini de almanız lazımdı, o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesindeki sağlık kuruluşunu da almanız lazımdı. Niye almıyorsunuz onları? Üniversiteleri niye almıyorsunuz? Demek ki, sağlıkta sorun bir mülkiyet sorunu değil. Önce doğruları ortaya koyalım.
Bir ikincisi; bunun Anayasaya aykırı olduğunu söyledik. Niye Anayasaya aykırı arkadaşlar; bu soruyu, acaba, Sayın Bakan kendisine sordu mu; bu muhalefet niye bunun Anayasaya aykırı olduğunu söylüyor?
Değerli arkadaşlar, bakın, her yurttaş vergi verir. Türkiye Cumhuriyetinde yaşayıp vergi ödemeyen tek bir yurttaş yoktur; ama, devlet vergilerle ne yapar; okul yapar, hastane yapar, demiryolu yapar, karayolu yapar. Bunların hepsine kamu malı denilir; çünkü, 70 milyon yurttaşın ödediği vergilerle yapılan her mal kamu malıdır.
Peki, sigortalı ne yapar; sigortalı, verginin dışında, ayrıca, kendi geleceğini garanti altına almak için sigorta primi öder. Verginin dışında öder bunu; Emekli Sandığına tabiyse Emekli Sandığına öder, SSK'lıysa SSK'ya öder, Bağ-Kurluysa Bağ-Kura öder.
Peki, bu primler karşılığında ne yapılır; bu primler karşılığında okul yapılamaz, bu primler karşılığında yol yapılamaz, bu primler karşılığında sinema salonu yapılamaz; çünkü, bunların karşılığında nelerin yapılabileceği ilgili yasada belirlenmiştir. Örneğin, SSK'ya "hastane yapabilirsin" demiştir; ama, Emekli Sandığına bunu söylememiştir.
Şimdi, öyle olunca da, bu paraların bedeli ilgili şahıslara aittir. O nedenledir ki, SSK Yasasının 1 inci maddesinde "Sosyal Sigortalar Kurumu özel hukuk hükümlerine tabidir" cümlesi vardır. Mantığı budur.
Şimdi, az önce Sayın Özcan dedi ki: "SSK özerk bir kuruluş değil. Özerklik SSK Yasasının sadece 1 inci maddesinde geçiyor, başka hiçbir maddede özerk lafı yok."
Değerli arkadaşlarım, bütün özerk kuruluşların yasalarının 1 inci maddesinde özerklik sözcüğü geçer, zaten başka maddelerinde geçmez; çünkü, 1 inci maddeler, ortaya tanımı koyar. Açın OYAK Yasasını, 1 inci maddesinde özerk olduğunu görürsünüz; açın BDDK Yasasını, 1 inci maddesinde özerk olduğunu görürsünüz; açın Bağ-Kur Yasasını, 1 inci maddesinde özerk olduğunu görürsünüz; ama, diğer maddelerinde bu yazmaz. Arkadaşlar, neden yazmaz; çünkü, diğer maddelerin konusu farklıdır da, onun için yazmaz.
Değerli arkadaşlar, şimdi "biz, çokbaşlılığı ortadan kaldırıyoruz" diyorsunuz. Peki, Sayın Bakana sormak istiyorum; madem sağlıkta çokbaşlılığı ortadan kaldırıyorsunuz, özel hastaneleri niye almıyorsunuz? Sayın Bakanım, bir engel mi var? Özel hastaneleri de alın, hepsini Sağlık Bakanlığının çatısı altına alın, böylece çokbaşlılık falan kalkmış olacak. Burada...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 5 Ocak 2005