Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 47. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Ocak 2005 · 617 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 5 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 617 kelime.
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-01-05-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
İki nedenle söz aldım. Birincisi, Sayın Zekai Özcan'ı üzmek istemem; çünkü, uzun yıllar beraber çalıştık, son derece saygı duyduğum, dürüst bir bürokrat arkadaş.
Öncelikle şunu söyleyeyim: Eğer Sosyal Sigortalar Kurumunun özerk olmamasından şikâyet ediyorsak, bu şikâyetin sorumlusu, Sayın Özcan, partiniz; çünkü, Sosyal Sigortalar Kurumunun özerkliğini iğdiş eden parti -kusura bakmayın- Adalet ve Kalkınma Partisi ve Sayın Özcan da burada dile getirdi bunun nedenlerini, niçin özerk hale getirilmediğini. Ayrıca, kendisine de teşekkür ediyorum.
Şimdi, bir başka konu; diyoruz ki, SSK hastaneleriyle ilgili bu yapılan düzenlemeyi beğeniyor musun diye SSK'lıya soralım. Elbette soralım; ama, soracağınız soru çok önemli. Örneğin, sinemadan çıkan adama derseniz ki, sen sinemayı seviyor musun; yüzde yüz "evet" çıkar; çünkü, sevmeyen adamın sinemada ne işi var? Demek ki, soracağınız sorunun niteliği önemli.
Şimdi, Sayın Bakan anlatıyor, diyor ki: "30 000 000 küsur kişiye hizmet verdik, şunu yaptık, bunu yaptık." Sanki, hepsini bedava yapıyor. Sayın Bakanım, bunun parasını almadınız mı; aldınız, bedava yapmadınız bunları. Biz diyoruz ki, elbette, devlet hastaneleri de, üniversite hastaneleri de, özel hastaneler de sigortaya açılmalı. Sigortalı buralardan hizmet almalı, önünde hiçbir engel kalmamalı.
Şimdi, bir sayın milletvekili dedi ki: "Biz, 506 sayılı SSK Yasasında değişiklik yaptık. Sigortalı isterse, gidebilecek." Arkadaşlar, o değişiklikte şu var: SSK Yönetim Kurulu karar alırsa sigortalı doğrudan gidebilecek. Biz de diyoruz ki, SSK Yönetim Kurulunun karar alma sürecini de kaldıralım. Devlet memuru, Emekli Sandığı mensubu karar aldıktan sonra mı gidiyor; hayır.
Sigortalı rahatsızsa, istediği yere istediği zaman gidebilmeli. Onu getirin, size oy verelim, beraber yapalım.
ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla)Daha önce niye yapmadınız?
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Ama, onu getirmiyorsunuz...
MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Onu da getireceğiz, onu da değiştireceğiz.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bakın, birinci hata bu; onu getirmiyorsunuz.
Şimdi, Sayın Bakan diyor ki: "Biz, herkesin iyi hizmet almasını istiyoruz. 32 000 000-33 000 000 kişiye hizmet verdik." Biz de diyoruz ki, iyi yaptınız; biz, buna karşı değiliz. "Siz, neye karşısınız" diyor.
Arkadaşlar, dilimizde tüy bitti, biz anlatamıyoruz herhalde. Biz, yurttaşın iyi sağlık hizmeti almasına karşı değiliz. Biz, Sosyal Sigortalar Kurumunun malı olan bir hastaneye devletin elkoymasına karşıyız. Bizim karşı olduğumuz nokta bu.
Şimdi, ben, Sayın Bakanın anlayacağı şekilde anlatayım. Bir vatandaşın evi var, geliyor diyor ki hükümet: "Ey vatandaş, senin evin biraz dar." Evet, evim dar diyor. "Şu evini satın alayım, evini bana ver." Parasını ne zaman ödeyeceksiniz? "Allah kerim, sonra öderiz biz bunu. Sen şu evi tapuda devret." Tapuda devrediyorsunuz. Nerede oturacağım ben? "Yan tarafta daha geniş bir yer var, orada otur" diyor. Mülkiyeti?.. "Mülkiyet olmaz arkadaş." Ama, evim gitti. "Önemli değil, ben aldım." Şimdi, Sayın Bakan, yavuz hırsız örneği, aynen, uygulanan politika bu.
Şimdi, biz buna karşıyız. Biz diyoruz ki, malını alabilirsin. Doğru, al, çıkar yasayı al. Anayasa göre parasını öde; kamulaştırma bedeli peşin ödenir diyor. "Peşin ödemem." Peki, değerli arkadaşlar, o zaman yapılan hata ne olacak?
Şimdi, Sayın Bakan, bir başka açıklama daha yaptı. Orada da diyor ki: "Efendim, 224 sayılı Sosyalizasyon Yasası vardı. O yasada, İşçi Kurumunun hastaneleri de şöyle olacak, böyle olacak diye bir düzenleme vardı." Doğru. Bir arkadaşımız dedi ki: "Çağdaş olmayı düşünmek lazım." Ben de kendisine aynen şu ifadede bulunmuştum: Çağdaş olmak, bu kürsüye gelip, halka doğruları bütün ayrıntılarıyla anlatmak demektir.
Bakın, 224 sayılı Yasa çıktığı zaman, o zaman Türkiye'de hukuk devleti yoktu. 224 sayılı Yasa askerî dönemde çıkmıştır. 224 sayılı Yasa çıktığı zaman bu ülkenin Anayasası yoktu. Yasanın ne zaman yürürlüğe girdiğini de ben size söyleyeyim değerli arkadaşlar; 1961'in ocak ayında, 5.1.1961'de yürürlüğe girdi. Anayasa ne zaman yürürlüğe girdi; Anayasa, 20 Temmuz 1961'de yürürlüğe girdi. Peki, siz, Anayasa olmadan, çıkan bir kanunun Anayasaya aykırılığını nasıl iddia edebilirsiniz?! Demek ki, halka, bu kürsüye gelip, doğruları anlatmıyorsunuz arkadaşlar. Sayın Bakanın birinci görevi, halka bütün ayrıntıları, doğruları anlatmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 5 Ocak 2005