2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Aralık 2005 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Unakıtan (AK Parti), 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 500 kelime.
Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, Sayın Ateş "millî gelirin hesaplanmasıyla ilgili prosedürlerde bazı şüphe uyandıracak durumlar var" diyor yahut da stoklarla ilgili olarak ileri sürdüğü bazı hususlar var.
Değerli Ateş, biz, bütçeyi yaparken, gayri safî millî hâsılaya, büyüme oranlarına, diğer makroekonomik hedeflere uygun olarak bütçemizi hazırlıyoruz. Nitekim, bu sene, bildiğiniz gibi, üç yıllık bütçe hazırladık ilk defa ve bu üç yıllık bütçeleri hazırlarken de, yapılan bu hesaplara dayandırılarak yaptık hesaplarımızı. Yalnız, biliyorsunuz, millî gelir hesaplarımızı yapan kurumumuz da, eski adıyla Devlet İstatistik Enstitüsü, bugünkü adıyla Türkiye İstatistik Kurumu.
Şimdi, burada takip edilen usuller, daha önce yapılan ve bir de, son olarak da değiştirilen, artık Avrupa Birliği kriterlerine uygun bir hale getirme çalışmalarıyla diğer ülkeler tarafından da benimsenen usuller; ama, bunlarla ilgili olarak sizin daha detay bilgilere ihtiyacınız olduğunu anlıyorum ben bu sorularınızdan. Onlarla ilgili olarak, ben, ilgili kurumdan da bilgileri alayım, sizlere de yazılı olarak aktarayım bunu.
Sayın Yeni "iç ve dışborç stoku artıyor ve borçlanma faizleri ne durumdaydı; bizim hükümetimizden önce ne durumdaydı, şimdi ne durumda" diye, bunlarla ilgili bir soru sordunuz.
Değerli Yeni, hepinizin bildiği gibi, iç ve dışborç stokları, Türkiye'de, bizim hükümetimizden önce çevrilemez hale gelmişti, fevkalade yüksek hale gelmişti. Bu iç ve dışborç stokları değerlendirilirken, gayri safî millî hâsılaya göre değerlendirilir. Mesela, baktığınız zaman, bir Fransa'nın borçları neredeyse 1 trilyon doları aşmış vaziyette. Bizimkiler ondan daha düşük; fakat, orada iç ve dışborçlar çok önemli bir problem değil; fakat, Türkiye'de önemli bir problem. Niye; gayri safî millî hâsılaya göre çok yükselmişti ve bir de, Türkiye'nin ülke riskinin fazla olmasından dolayı, yani, Türkiye'yi iyi yönetemediklerinden dolayı açıkçası, Türkiye bizden önce iyi yönetilemediği için, ülke riski çok fazla olduğundan dolayı faizler de çok yüksekti. Yani, hatırlarsınız, biz geldiğimiz zamanlarda dahi faizler yüzde 65'ler civarındaydı. Hele bu Körfez krizi sırasında 65-70'lere çıktığını gördük ilk geldiğimiz sıralarda. Bu iç ve dış borçları, kamu net borç stokunu yüzde 90'ların üzerine çıkarmışlardı. Bizim zamanımızda bu kamu net borç stoku 2004 yılında yüzde 63,5'e düştü ve 2005 yılında bu sene de yüzde 60'ın altına düşeceğini tahmin ediyoruz. Kesin rakamlar çıkınca hep beraber göreceğiz. Tabiî, ülkede malî disipline riayet etmenin, daha doğrusu, bütçeye sahip çıkmanın, bütçede bütün yolsuzluklara son vermenin neticesinde bu bütçe açıkları böyle düştü. Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor. Eğer sen her türlü savurganlığa, her türlü israfa son verebilirsen, yolsuzlukların üstüne gidersen bütçe açıkları böyle düşer. Biz bu neticeyi gösterdik. Ve bunun neticesinde de o 60'larda, 70'lerde olan faizler de yüzde 14'lerin altına düştü. Şimdi Hazine yüzde 14'ün de altına borçlanabiliyor. Eskiden 3 ay borçlanabilen Hazine, şimdi 10 sene borçlanabiliyor. Ve o zamanki faizlerle bu devam etseydi, Türkiye, hiç altından kalkılamayacak borçlara sahip olurdu. Hiç altından… Torununun torunu altından kalkamazdı.
Şimdi bütçenin üzerindeki faizler giderek azalıyor; dolayısıyla, bütçe açıkları da azalıyor. Eğer öyle gitseydi, bu borçların faizleri 90 katrilyon liranın, 100 katrilyon liranın üzerinde olurdu -yıllık- ve bunu da kimse kaldıramazdı; ne bu bütçeyle kalkabilirdi bu iş ne de başka şeyle kalkabilirdi. Burada birtakım şeyler söylerken, hesap yaparak konuşsun herkes. Bunu, özellikle belirtmek istiyorum ve bu…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
174 konuşma daha · 26 Aralık 2005