İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 72. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bankacılık kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s. 1078)

Kemal Unakıtan

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 72. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Mart 2006 · 697 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Unakıtan (AK Parti), 8 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKACILIK KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S. 1078)); konuşma 697 kelime.

Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Bankacılık kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s. 1078)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 8 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-03-08-bankacilik-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-1078-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Sayın Tütüncü'ye, önce teşekkür ediyorum. Bankalarla ilgili sormuş olduğu, bu dışarıdan aldığı krediler, yıllar itibariyle bunların artış seyri nedir, bunlar şu anda benim elimde yok tabiî, bu rakamlar. Biz, Sayın Tütüncü'ye, onu yazılı olarak, soralım; ama, BDDK'dan da her zaman bunlar alınır; çünkü, yayınlanıyor bunlar, yayın halinde, bankaların kredileri, iç kredileri, dış kredileri, bunların hepsi yayınlanıyor. Onu kendisine biz bildirelim.

İkinci soru, bankacılıkta yoğunluk artıyor meselesini, ben, biraz daha geniş ele almak istiyorum.

Şimdi, bizim, Türkiye'deki bankacılık… Son zamanlarda yaşanan kriz bankacılık krizi oldu bizde, 2000, 2001 krizinde. Bankacılığın yapısı çok zayıf, çok çürüktü ve sonradan, arka arkaya yapılan reformlar, bankacılıkta yaptığımız reformlar, bankacılığı daha kuvvetli hale getirdi. Eskiden Türkiye'de öyle şeyler oldu ki -çok affedersiniz- önüne gelen banka açtı; yani, bu, banka açmaya ehil mi, şartları taşıyor mu taşımıyor mu... Bir ülkede finans sektörü çok önemli. Eğer finans sektörü kuvvetli olmazsa, o ülkenin ekonomisinin önemli bir ayağı kötü demektir, çürük demektir.

Şimdi, onun arkasından, biliyorsunuz, bizden önce BDDK da kuruldu; yani, artık, tamamen bağımsız kuruluşlar, bankacılığı devamlı surette takip ediyor. Bu, Türkiye için fevkalade önemli bir husus. Sonra, bankaların o eski dönemde, mesela, açık pozisyonları fazlaydı. Bunlar takip edilmedi. Hatta, hatta, öyle şey… Bunu açıkça yaşadık, almış, bankayı kurmuş, milletten boyuna mevduat topluyor, bu mevduatı kaydına yazmıyor. İmar Bankasında yaşadık. Topluyor, herkes, banka diye şubelerine akın akın geliyor, tak tak yazıyorlar, bilgisayara giriyorlar falan; meğerse, kayda girmemiş adamlar. Bunlar hiç incelenmedi mi; bunlar hiç bilinmiyor mu; yani, o eski iktidarlar değişip de bizim iktidar gelene kadar buna dokunan bile olmadı. Bu derece kontrolden çıkmış ve yapısı fevkalade kötü, çürük bir finans yapısı vardı. Şimdi, Türkiye, tabiî, öyle değil. Türkiye, bir defa, finans sektörünü kuvvetli bir hale getirdi ve bir de yakından takip edilir hale geldi. Sonra, biz, buradan öyle kanunlar çıkardık ki, dışarıda, piyasalarda söylüyorlar, artık Türkiye'de bankacılara kız verilmez diyorlar. Neden; ondan da sorumlu, bundan da sorumlu, bunu yapmazsa şu kadar ceza var, bunu yapmazsa bu kadar ceza var... Bu konuda oldukça ağır cezalar da, hükümler de getirildi.

Bu, işin bir tarafı; diğer tarafı, bankacılığa baktığınız zaman, Türkiye'de, diğer ülkelerle kıyaslarsak… Diğer ülkelerle, kimlerle mesela; Avrupa Birliği üyesi olmuş ülkelerle -bundan sonra bizim kıyaslamamız öyle olması lazım- kıyasladığımız zaman, Türkiye'deki bankacılık sektörü daha, henüz, çok zayıf. Neden; şimdi, bizim bankaların tamamını topla, aktif büyüklüğünün tamamını topla -geçen gün, bir gazete de yayımlanmıştı- Avrupa'daki bir banka büyüklüğü kadar değil. Türkiye'nin toplam bankacılığının aktif büyüklüğü Avrupa'daki önemli bankaların birisi kadar değil, onun yarısı kadar. Yani, bir banka, Türkiye'nin 2 misli, 3 misli aktif büyüklüğüne sahip. Dolayısıyla, Türkiye'deki, şimdi… Gayri safî millî hâsılaya göre oranına baktığımız zaman, daha, Türkiye'de, gayri safî millî hâsılanın, bankaların aktif büyüklüğü yüzde 75, yeni, yüzde 75'e çıktı. Şimdi, geldiğimiz günden beri, hem mevduatlar artıyor bankalarda hem krediler artıyor hem de aktif büyüklükleri artıyor bankaların ve hızlı bir gelişme var; fakat, her şeye rağmen, daha henüz yüzde 75; yani, 70-75.

Bir yabancı ülkeye baktığımız zaman, oradaki ülkenin bankalarının aktif büyüklüğü, gayri safî millî hâsılasının 2 katı, 3 katı, yüzde 200, yüzde 300 büyüklüğü. Bu, bize bir şey gösteriyor; demek ki, Türkiye'nin bankacılıkta daha çok yol alması gerekiyor; ama, sağlam yapıda, sağlam temellerde yol alması gerekiyor ve bizim bazı bankaların, işte, Akbank olsun, Garanti Bankası olsun, İş Bankası olsun, Ziraat Bankası olsun, büyüklükleri hakikaten bize gurur veriyor; ama, diğer ülkelerle kıyasladığımızda, o kadar değiliz, yani, çok daha düşüklerdeyiz. Bu yoğunlaşmaların bizi fazla da ürkütmemesi lazım. Dediğim gibi, Türkiye'de, şimdi, bazı bankalara ortaklık yapan bankalar var. Mesela Fortis geldi, mesela GE geldi, mesela diğerleri geldi. Onlara bakın; onların, şimdi, bir tanesinin aktif büyüklüğü bizim Türkiye'nin birkaç misli ve böyle olunca ve onlar da girince bu finans sektörüne, bankacılığa girince, burada, artık bu yoğunlaşmaların, bizi çok fazla tereddütlere veya endişelere sürüklememesi icap ediyor. Göreceksiniz; İş Bankası da, Akbank da, diğer bankalarımız da, hem aktif büyüklükleri bakımından hem de diğer büyüklükleri bakımından -kredi olsun, mevduat olsun, diğer özkaynaklar olsun- artışlar çok hızlı olacaktır Türkiye'de, çok fazla olacaktır. Bu, Türkiye'nin, tabiî, tamamen, ekonomisinin istikrarına bağlı bir husustur, ekonomisinin güvenilirliğine bağlı bir husustur. Biz ekonomiyi güvenilir ve istikrarlı kıldığımız müddetçe, bu büyümelere hep birlikte şahit olacağız.

Ben, Sayın Tütüncü'ye, önemli bir noktaya temas ettiği için teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

30 konuşma daha · 8 Mart 2006

30 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook