Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302
Eskişehir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 17. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Kasım 2008 · 1.009 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Unakıtan (AK Parti), 13 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 1.009 kelime.
Kemal Unakıtan (AK Parti, Eskişehir). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris-5 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; burada geçen haftadan beri bu kanunu görüşüyoruz ve uzun görüşmelere sahne oldu. Birçok kimse de fikirlerini beyan etti, bu fikirler lehte ve aleyhte olan fikirlerdi.
Şimdi, bu kanunu bir defa biz niye çıkarıyoruz, bu kanun kime hizmet ediyor, bu kanun çıkarılırsa ne olacak, onları ben kısaca sizlere anlatmak istiyorum. Daha önce burada çok değerli arkadaşlarımız bunun hakkında güzel güzel geniş bilgiler de verdiler.
Ancak ben son konuşmalarda da dinledim. Şimdi, bu kanun bir defa her zaman çıkarılan bir kanun değildir. Zaman zaman Türkiye böyle kanunları çıkarmıştır, başka ülkeler de çıkarmıştır. İtalya çıkarmıştır, İrlanda çıkarmıştır, Yunanistan çıkarmıştır, birçok ülke çıkarmıştır. Nedir bu? Türkiye’nin veyahut da ekonomilerin bazı sıkıntılı zamanlarında o toplumun insanları çeşitli saiklerle yurt dışında para tutmaktadırlar. Bu bir gerçek, dünyanın gerçeği bu. Sadece Türkiye’ye has bir şey de değil, başka ülkelerde de böyle oluyor. Çünkü öyle zamanlar yaşadı ki bu Türkiye... Bakınız, adamın parası var, Merkez Bankasına yatırıyor, Merkez Bankası transfer ettiremiyor parayı. Transfer ettiremediği için de mecburen o zamanlarda çeşitli yollarla fabrikalarını çalıştırabilmek, üretimlerini yapabilmek için bu ülkenin insanları çeşitli sıkıntılara düşmüşlerdir, çeşitli yollar bulmaya çalışmışlardır. Hatta ben biliyorum, fabrikalarını bu yüzden kapatanlar olmuştur. Neden? Yurt dışından bir ham maddesini getiremiyor. Yurt dışından makinesinin parçasını getiremiyor; yani parça kırılmış, ufak bir parça, getiremiyor. Bu durumlarda çeşitli saiklerle yurt dışında tutulabiliyor. Bunları ister suçlayın, ister suçlamayın, bu bir gerçek.
Şimdi, Türkiye’nin belli zamanlarda… Hepiniz biliyorsunuz ki dünyada büyük bir kriz var, dünyada büyük bir kiriz var, bunu hepimizin bilmesi lazım. Amerika’daki batan bankalar, Avrupa’da batan bankalar, Türkiye’nin toplam bankacılık büyüklüğünün, bir banka, 3-4 misli. Böyle bankalar batıyor, böyle sigorta şirketleri batıyor, böyle diğer üretim şirketleri sıkıntılara giriyor. Sadece bugün, okuduğum habere göre Britanya’da-İngiltere’de oranın Telekom’u 9 bin kişi çıkaracakmış, “9 bin kişi çıkaracağım.” diyor; şu, bilmem kaç bin kişi çıkaracağım diyor. Bütün dünyada eşi görülmemiş, yüz yılda bir gelen bir kriz var. Ee biz de bu dünya memleketlerinin içinde bir memleketiz. Yapmış olduğumuz yapısal reformlarla da global ekonomiye entegrasyonumuzu giderek artırdık.
Şimdi, daha önceki oturumlarda bir arkadaş diyor ki: “Sayın Bakan söylesin bakalım, kriz var mıdır, yok mudur?” Ya dünyadaki bu krizi görmemenin imkânı var mı? Dünyada bu kriz olduğu zaman elbette biz de etkileneceğiz ama bunu en aza indirgemenin de gayreti içerisinde olacağız. İşte böyle zamanlarda bu kanunları çıkarıyor, ne diyoruz biz: Arkadaş, yurt dışındaki paranı yurt içine getir. İki şeyden söylüyoruz bunu: Yurt dışında güven sarsıldı, yurt dışında güven sarsılmasından dolayı oradaki ekonomiler de sarsılıyor, ekonomiler küçülmeye giriyor.
Bak, orada o sarsıntılar var iken, biz inanın onlardan daha iyiyiz. Yani Londra’ya gidin, New York’a gidin, dünyanın finans merkezlerine gidin, oradan Türkiye’ye bakın, oradaki birçok bankadan bankacılık sistemi, bizim sistem daha iyi. Şu anda biz, kendimizi, mümkün mertebe götürüyoruz işlerimizi.
Şimdi diyoruz ki o zaman bizim ihtiyacımız vardı. Neye? Dövize ihtiyacım var. Kardeşim, oradaki paranı getir buraya koy. Bununla ilgili de ha getirirsen de sana şöyle yaparız, böyle yaparız bilmem ne deyip de adam para mı getirir Allah aşkına, getirir mi öyle bir şey? O zaman diyeceksin ki, getir kardeşim bunu, az bir vergi alıyorum. Nedir? Yüzde 2 gibi böyle küçük bir şey alıyorum ama onun karşısında vergi incelemesi de yapmayacağım diyeceksin. Bunları söyleyeceksin ki getirebilsin. Yoksa hem adama, getir hem de ona sopayı göster; kimse parasını getirmez.
Biz, kendi milletimizin oradaki, dışarıdaki servetlerinin Türkiye’ye getirilmesini istiyoruz. Bundan daha tabii ne var? Yok ona girer mi yok böyle… Hiçbir yere girmez, ne kara paraya girer ne efendime söyleyeyim MASAK’a ne bilmem ne hiçbir yere girmez. Biz bunu açık açık…
Şimdi, partiler, gelip burada tenkit ediyor muhalefet partileri. Ben şunu istiyorum: Yahu bu kanuna taraftar mısınız değil misiniz bir açıklayın şunu da millet bilsin sizi.
NECATİ ÖZENSOY (Bursa)Karşıyız, karşı…
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Ha, karşısınız siz, tamam.
OKTAY VURAL (İzmir)KOBİ’lere karşı mısınız?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Açıkça diyelim ki efendim, MHP Grubu karşıdır. Bilsin, millet bilsin. Yani piyasaların ihtiyacı vardır.
OKTAY VURAL (İzmir)Ne ihtiyacı var, kimin ihtiyacı var?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Şimdi Cumhuriyet Halk Partisine bakıyorum ben, ilgili arkadaşlar “Biz, bu kanuna taraftarız.” diyor, olmaması için de ne lazımsa onu yapıyor. Taraftarsanız söyleyin. Milletin karşısında açık, net olalım. Böyle o vardı da şu vardı… “Arkadaş, biz bu kanunu istemiyoruz.” veya “Arkadaş, biz bu kanunu istiyoruz.” Açık açık söyleyin.
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Bu kanuna herkes muhalefet şerhi koymuş.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)AK PARTİ Grubu olarak biz, bu kanunu istiyoruz, getirdik arkadaş. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Getirdik bunu, milletin ihtiyacı vardır, memleketin ihtiyacı vardır, ekonominin ihtiyacı vardır, onun için getirdik.
OKTAY VURAL (İzmir)Kimin zulası var yaa?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Buna karşı olanlar da “Karşıyız.” desinler, karşı oyu versinler, biz de kabul edelim olsun bitsin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ama millet bilsin, milletin karşısında açık, net olalım.
NECATİ ÖZENSOY (Bursa)Kirli suyla abdest alınmaz. Kirli parayı getirmek marifet değil, onlara muhtaç etmemek marifet.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Buna karşı, bir öyle bir böyle bir şöyle…
Şimdi geliyorsunuz maddenin yürürlük tarihi kardeşim -yürürlük tarihi o mu olsun, bu mu olsun- ona söz alıyorsunuz. Yani anlamıyorum ben yürürlük tarihini konuşuyoruz. “Bakanlar Kurulu yürütsün.”Bunun artık ne konuşması olur ya. İşte, Başbakan “Hamdolsun.” demiş, diyecek tabii ya. Niye hamdolsun demesin ki? Biz hamd eden insanlarız yani. Ne var yani Allah Allah? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Ben de onun yerinde olsam ben de “Hamdolsun.” derim!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Şimdi bakın, ben size bir rakam vereceğim. Şimdi, Türk ekonomisi daha önce hiçbir yabancı sermaye çekemeyen bir ekonomiydi. Yaa bakın 2002 yılına, 2001, 2000, 1900… Bakın, 1 milyar dolar civarında para geliyordu. Kriz kriz dediğiniz zamanda bile şimdi neredeyse 12 milyar dolar para girmiş bu sene, bu sene.
AHMET DURAN BULUT (Balıkesir)En yüksek faizi siz veriyorsunuz.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Daha -Merkez Bankası açıkladı- eylül ayı sonuna kadar giren doğrudan yabancı sermaye 12,3 milyar dolar.
MUHARREM VARLI (Adana)Amerika bir farkına varsa senin Sayın Bakan! Amerika’nın ekonomisini de kurtarırsınız valla, helal olsun size!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)Haa?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 13 Kasım 2008